You are here: Melodi Akçay » Archive for Haziran, 2009
GEL DESEM DE GELEMEZSİN Kİ
Sana gel desem de gelemezsin ki. Bunu senden istemem her ne kadar cazip bir fikir gibi görünse de kaderimizi zorlamak olurdu bu. Yazılmış bir kaderi nasıl değiştirebilirdik ki? Hiç, sen bana bakma. Benimkisi öyle bir düşünceydi işte. Sanırım anlıyorum seni. Her ne kadar anlamıyor gibi görünsem de, sana mektuplarımda sitem dolu sözler etsem de, aslında [...]
UNUTULAN YEMİNLER
Bir gün bekle geri döneceğim, yarım kalan yerden yeniden başlayacağız diyordu Fikret. Bilmiyordu Mualla bu sözlerle geleceğine gölgeler düşeceğini. Onu gitmekten vazgeçirmek için çok çabaladı. Ama gitmeliydi Fikret. Bu gidişin daha iyi olacağına inanıyordu. Döndüğünde bu ayrılığı mümkün olduğu kadar kaldığı yerden telafi etmek istiyor ve bunun için Mualla’ya ne yeminler, ne vaatler, ne aşk [...]
YANLIŞ BATIL İNANÇLARIMIZ ALIŞKANLIKLARIMIZ
Toplumumuzda insanların yaşayış ve adetlerine göre değişen, toplum arasında genel olarak birçok kişinin kullandığı, fakat bilinçsizce kullanılan, sarf edilen ve benimsenmiş o kadar çok bir anlam ifade etmeyen sözcüklerden oluşan anlamsız cümleler var ki. Bu sözcükleri günlük hayatımızda, arkadaş toplantılarında ya da bir olayda karşı karşıya kaldığımızda duyuyor ve bazen de söyleyebiliyoruz. O kadar çok [...]
KUMRULARIN SERENATI
Bugünlerde karşıki apartmanın çatı katında yeni ziyaretçiler var. Bir çift kumru, çatı katını kendilerine mesken edindi. Her gün hemen hemen aynı saatlerde, sabah ve akşam olmak üzere buluşup, hasret giderir gibi birbirlerine öpücükler veriyorlar. Başlıyorlar sonra birbirlerine serenat yapmaya. Her sabah onların sesleriyle uyanıyorum. Onların aşk şarkılarını dinlemek keyif veriyor. Biri daha işveli ve daha [...]
SEVMEYİ O GÜN ÖĞRENECEKSİN
Şimdi ikimizde yalnızız Gidişine hiç aldırmıyorum Fark edince varlığın gerçeği Bir acı sevgi dünyaya getireceksin Yabancılaşacaksın kendine Sevmek neymiş o zaman göreceksin İliklerine kadar girecek aşk rüzgarı Ayrılık rüzgarlarıyla Ürperecek, üşüyeceksin Bir gün sevmenin nasıl bir şey olduğunu O gün öğreneceksin Ummadığın bir anda ağır ağır girecek kalbine Bunca zaman neden geç kaldın diyeceksin Başını [...]
YAMALI YÜREK
Hayat Derya’yı pek fazla öneme almamıştı. Onu pek önemli bulduğu söylenemezdi. Büyük bir sessizlik kaplamıştı her yanını. Yüzündeki gülümseme, artık bir siluet gibi karşıdan bakıyordu. Çok incitmişti hayat Derya’yı. Bu sefer yine çok incineceğinden korkuyordu. Onunla kavga etmekten, her seferinde tekrar tekrar düşüp ayağa kalkıp doğrulmaktan yorgun düşmüştü bedeni. Ufak tefek istekleri olmuştu hayattan. Hayat, [...]
GECE KUŞU RADYOCU JACK
New York Manhattan’ın arka sokaklarından birinde kendine ait yerel bir radyoyu işleten Jack, her zamanki gibi bu gecede Brooklyn’deki evinden radyosuna program yapmak üzere yola çıktı. Brooklyn’den metroyla Manhattan’a gidene kadar rahat bir yolculuk yaptıktan sonra, her zamanki gibi programına hazırdı. Yıllardır bu mesleği severek ve isteyerek sürdürüyordu. Yıllar önce bir gün, oynadığı şans oyunlarından [...]
YÜREĞİM
Yüreğim Hayatın söylediklerine bakma sen Hayat yarın fikrini değiştirir Sen yapacağını yap Hiç düşünme Yeter düşündüğün Aldırma söylediklerine Onun aradığı boş bir kalp O ne anlar ki masal ülkesinden O ne anlar ki umut gezgininden Korkmana gerek yok Bu akşam onunla dünyalarımız ayrı Ona inanmamam için birçok neden var Düşünmeye ihtiyacın yok senin Çünkü sen [...]
TAŞ BEBEK MATİLDA
Fırtınaların ve şiddetli yağmurların dinmediği uzunca bir kış mevsimi sonunda, nihayet bahar gelmişti. Bahar ayları İstanbul daki anılarımı geri getiren mevsimdir. 1990 Nisan başıydı. Doğum günümü kutlamaya hazırlanıyordum. Doğum günüme davet ettiğim en yakın arkadaşım Eleni işlerinden dolayı gelememişti. Onun gelmesini çok arzu ettiğim halde gelememiş, yerine Teyzesi Matilda’yı göndermişti. Ben, bayan Matilda’yı hiç tanımıyordum. [...]











