payday loans Car insurance

Archive for Temmuz, 2009

İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK

Yayın Tarihi: 30 Temmuz 2009 Perşembe Saat: 10:20

İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK

Kahraman değilseniz hayatta; hayat kitabının hep arka sayfalarında yer alırsınız. Kitabı eline alan kimse, genellikle kitabın önsözüne, arka sayfalardaki bitişine ve arka kapağına bakar nedense?

Eğer hayat kitabının arka sayfalarına doğru bir yerlerde yer alıyorsa sizin hikayeniz; çoktan fark edilmemişsinizdir. Şöyle bir göz gezdirilmiştir hayat kitabındaki sizin hikayeniz. Fakat, dikkat çekici bir hikaye ve dikkat çekici bir hayat kitabının kapağına sahip değilseniz. Okunmaktan vazgeçilirsiniz.

Sonra tozlu raflar ardına kaldırılırsınız, diğer okunmamış hayat hikayeleriyle birlikte.

Aslında ne kaybedersiniz hayatta? Belki hiçbir şey! Belki de çok şey!

Eğer hayatınızın iyi bir reklamı yoksa, yüzeysel olarak tanınırsınız etrafta. Belki kimse bilmez içinizdeki kaynayan cevheri.

Sonu gelmeyen, zordan gülümseyen ve zordan merhabalaşan insanların maskeli reklamlarını seyredersiniz.

Olmadık zamanlarda, yol çıkmazlarında karşılaşırsınız bu maskeli insanlarla. Hepsi zordan dudak büküşleriyle bir heykelden farksızdır aslında; sizin nazarınızda. Bilirsiniz!

Fakat hayat kitabında ne yazık ki, sizden önce onlar okunmayı tercih edilir, bunu yaşayarak öğrenirsiniz.

Yapmacık davranışlar, gerçeğin zerre kadar yanından geçmeyen sevgi gösterişleri, binlerce defa takıp çıkarmış oldukları gülümseyiş maskeleri. Onlar taktıkları maskelerin en vefalı dostudur. Gerçek o sanırlar ve bu yalanlara aldanırlar.

Aslına bakarsanız ama ne yazık ki, kazanan bizler değil onlar olurlar.

İki dirhem bir çekirdek giyinerek
Boyunlarının altındaki çubuklarıyla daima başı havada gezerek
Yanından geçerken istediği zaman selam verip keyfine göre hareket edip gülümseyerek
Bal börek yemiş gibi kahkahalarını cümle aleme gösterip boğazına dizerek
Geçip giden zamanla birlikte ölmeyeceğini düşünerek
Sahtekar sahtekar konuşarak
Olmayan bir kişiliğe bürünüp senaryolar keserek
Göstermelik davranış ve giysileriyle iki dirhem bir çekirdek insanlara gülümseriz hayatta.

Arka sayfalarda yer alan insanların yüreği eşit ağırlıkta teraziden oluşur. Bir kefesinde sevgi, bir kefesinde doğruluk vardır.
Bu yüzden arka sayfalarda yer alsalar da; okunmayan hikayelerin kahramanlarının yüreği! Hep sevgiden, hep doğruluktan yana…

Yazan : Melodi AKÇAY

Etiketler:

MEHMET RAUF HAYATI VE ESERLERİ

Yayın Tarihi: 29 Temmuz 2009 Çarşamba Saat: 12:06

MEHMET RAUF HAYATI VE ESERLERİ

Türk Edebiyatımızda roman ve öykü yazarı olan Mehmet Rauf 1875 yılında İstanbul’da doğmuştur. Türk edebiyatında psikolojik roman türünün ilk örneklerinden olan “Eylül” isimli romanıyla edebiyat dünyasında tanınan Mehmet Rauf ilk ve orta öğrenimini İstanbul Balat’taki mahalle mektebinde ve Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’nde yaptı.

Askeri Rüştiye’de Fransızcasını, Mekteb-i Bahriye’de de İngilizcesini geliştiren Mehmet Rauf, Georges Ohnet, Octave Fleuillet, Alphonse Daudet, Emile Zola, Gutsa ve Flaubert gibi dönemin ünlü yazarlarının eserlerini yazdıkları özgün dillerden okudu ve yazınsal düşüncesini geliştirdi. Ancak aklı fikri edebiyattaydı Mehmet Rauf’un; daha on altı yaşında iken yazdığı “Düşmüş” adlı hikâyesi İzmir’de, Halit Ziya’nın çıkardığı “Hizmet” gazetesinde yayınlanmış, gençlik yıllarında önce Mektep dergisinde, Edebiyat-ı Cedide hareketine katılınca da Servet-i Fünun’da küçük hikâyeler, mensur şiirler, edebi makaleler yazmış ve Servet-i Fünun’da tefrika edilen “Eylül” romanıyla dönemin tanınmış yazarları arasına girmiştir.

Servet-i Fünun dergisinin çevresinde toplanarak, Tanzimat yazarlarından çok farklı bir yol izleyen ve yazınımızda da Servet-i Fünun adıyla anılan akımı yaratan yazar ve şairler arasına 1896 yılında katılmıştır.

Servet-i Fünun Edebiyatı yazarları içerisinde en güçlü hikaye ve roman yazarı olan Mehmet Rauf’un “Eylül” adlı romanı 1946 yılında basımıyla bu roman, Türk edebiyatındaki ilk psikolojik romanı olarak yerini aldı.

Eylül adlı romanın konusu karı, koca ve gizli aşık arasında üçlü ilişki olarak geçen bu roman sade ve akıcı bir dille ruhsal çözümlemelere yer verdi. Eylül adlı romanında kazandığı başarıyı diğer eserlerinde yineleyemeyen Mehmet Rauf daha çok hikâye türünde eserler vermiş biri olarak Eylül adlı romanıyla Türk edebiyatında yerini aldı. 23 Aralık 1931 yılında vefat etmiştir.

ESERLERİ:

ROMAN:

- Eylül (1901-1946)
- Genç Kız Kalbi (1914-1946)
- Karanfil ve Yasemin (1924)
- Son Yıldız (1927)
- Kan Damlası (1928)
- Halas (1929)
- Ferda- yı Garam
- Böğürtlen
- Bir Zambak Hikayesi

ÖYKÜ:

- İhtizar (1909)
- Son Emel (1913)
- Bir Aşkın Tarihi (1915)
- İlk Temas, İlk Zevk (1922)
- Eski Aşk Geceleri (1927)

DÜZYAZI-ŞİİR:
- Siyah İnciler

OYUN:
- Ferdi ve Şürekası (1909)
- Cidal (1911)
- Sansar (1920)

Etiketler: