• Home
  • Hakkımda
  • İletiÅŸim
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AÅžK
  • BEÄžENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ÅžAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIÄžI
  • ÅŸiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ÅžAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
Melodi Akçay
  • Home
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AÅžK
  • BEÄžENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ÅžAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIÄžI
  • ÅŸiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ÅžAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
  • Hakkımda
  • İletiÅŸim
  • arama motoru
  • Dantel Örnekleri
  • Melodi Akçay
  • thank you
RSS
twitter
  • Son Yazılar

    • D Harfi İle BaÅŸlayan Atasözleri
    • 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Ağız İçi Epitel Hücresinin İncelenmesi Deneyi
    • Hıçkırık nedir
    • Sinekler Tavanda Nasıl Yürüyor
    • Hayrete düşüren göz yanılgıları!
    • Uçan Balonun YüksekliÄŸi
    • Dâhi mi, deli mi Albert Einstein
    • SEVGİLİYE MEKTUP
    • H Harfi İle BaÅŸlayan Atasözleri
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Ses Nasıl Yayılır
  • Son Yorumlar

    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için BoÅŸver
    • M İLE BAÅžLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • M İLE BAÅžLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için sultan süliman
    • B İLE BAÅžLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için kübra
  • LİNKLER

    • arama motoru
    • Dantel Örnekleri
    • Melodi Akçay
    • thank you
  • Meta

    • GiriÅŸ
    • Yazılar RSS
    • Yorumlar RSS
    • WordPress.org
Reklam :

BARMAİD NOLA JENKINS 1.Bölüm

Ağustos 8th, 2009, Melodi Akçay

BARMAİD NOLA JENKINS 1.Bölüm

Saat 21.30 u gösteriyordu. Nola Jenkıns’ı uykusundan derin bir oh çektirmeden, gürültülü bir şekilde uyandırdı. Dün geceden öylesine yorgundu ki Nola, bu gece saate doğru kolunu uzatıp onu kapatacak halde değildi. Fakat saat çalmakta ısrar ediyor; onu çılgına çeviriyordu. Onun mesleğinde gece işe geç kalmak mümkün değildi. Üstelik gideceği mesafede bir o kadar uzaktaydı.

Nola Jenkıns; Sidney’in arka sokaklarından bir barda sabahın ilk ışıklarına kadar barmaidlik yaparak hayatını kazanmakta olan, yirmili yaşlarının başında hayatın tuzağına düşmüş, kimi zaman aksi, kimi zaman sakin bir kişiliğe sahipti.

Babası o daha bebekken, bir gün ondan bir yaş büyük olan ağabeyiyle ortadan kaybolmuş; çekip gitmişti. Nola annesiyle yaşıyordu. Nola Jenkıns için söylenecek çok söz vardı. Barmaidlik konusunda oldukça başarılıydı. 16 yaşında başladığı barmaidlik mesleğinden bu yaşına kadar yapılan yarışmalardan birçok ödüller , plaketler sığdırmıştı yaşamına. Barmaidlik konusunda başarıları birçok yabancı ülkenin gazete ve dergilerinde boy boy sayfa halinde yayınlanmıştı. Katıldığı yarışmalardan ödül olarak kazandığı paraları biriktirir, pek fazla harcamazdı. Esasında büyük bir amacı vardı Nola’nın.

Nola motosiklet aşığıydı. Kendine ait küçük bir motosikleti ile her gece bara gider gelirdi. Bugüne kadar kazandığı paralarla bir Harley Davidson’a sahip olmanın hayalini kurar; paralarının bir kısmını geçimleri için harcar, kalan kısmını da Harley Davidson alabilmek için biriktirirdi. Pek fazla yemek yemeyi sevmezdi. Makarna düşkünüydü. Bu yüzden biraz topluca bir yapıya sahipti.

Bu akşam yine yatağından ayaklarını sarkıtarak zor uyandı. Ayakları dün geceden hala şişikti. Uykudan uyanmak onun için büyük bir işkenceydi. Saat 22.00 yaklaşıyordu ve şimdiye kadar çoktan barın yolunu tutmuş olması gerekiyordu. Saate baktığında geç kalmak üzere olduğunun farkına vardı. Apar topar hazırlanarak annesi Janet’i sarılıp öptükten sonra motosikletine bindiği gibi Sidney’in kırlık bölgelerinden bara doğru yola çıktı. Bu gecede yine her zamanki gibi motosikletini son hızla sürüyor; bu tutkusundan vazgeçemiyordu. Nola’nın hayatı hep oradan oraya savrulmakla geçti. O yüzden rüzgarla yarışıyordu. Nola’yı anlamak çok zordu. Onun kalbinde hep bir şeyleri başarmanın, en iyisi olabilmenin açlığı vardı. Belki de bu yüzden yemek yemeyi sevmezdi.

Nihayet Nola 22.30 sıralarında barın kapısının önünde oldu. Arkadaşı Paul kapının önünde durmuş onun gelmesini bekliyordu.
Paul yumuÅŸak bir ses tonuyla ona;
- Geç kaldın. Oysaki sen geç kalmazdın dedi şaşkın bir tavırla.

Nola – Sanırım saat yüzünden geç kaldım diyerek karşılık verdi Paul’e.

İkisi bar kapısından içeri girerek, bütün gece yakalarından düşmeyecek olan ayyaşlara servis yapmak için hazırdılar. Nola Jenkıns bara adım attığı andan itibaren bambaşka bir kişiliğe bürünür, dili konuşmaz beyni çalışmazdı. Sadece ondan içki isteyenlere içkilerini hazırlardı. Ona sülük gibi yapışan erkekler olursa kapı dışarı ederdi. O yüzden tanıdık hiç kimse Nola’ya bulaşmazdı. Bara yeni gelen biri olursa Nola’nın bağrışmaları barın uç masalarından duyulur; barmen arkadaşları tarafından ağızları kapatılan yabancı baylar dışarıya çıkarılırdı. Birkaç tane şirket sahibi, doktor, avukat, öğretmen ve diğer meslek gruplarından olan düzgün beyler özellikle Nola’nın yaptığı Shaker’ı içmek için sırf onun masasının önünde otururlardı. Nola her zaman en iyi ve en düzgün müşterileri kapardı. Bardaki yüksek sese artık kulakları alışmıştı. Söylenilenin çoğunu duymuyordu. Onu lafa tutan müşterileri olursa bir bakışı arkadaşı Paul’un yanında bitmesine yeterdi.

Nola hayatı için bir şeyler yapmalıydı. Bu yüzden elindekileri kaybetmemek adına yaşama direniyordu. Bu gecede her zamanki olağan gecelerden biri yaşanıyordu barda. İçkiler su gibi tüketiliyor; servis üstüne servis alıyordu Nola. Bütün gece ayakta fazla kaldığı için her gece eve ayakları şişmiş bir halde dönüyor, yatağından sancıdan kıvranıyordu.

Saat sabahın dördüne yaklaşıyordu. Paul ona eğer bu gece motosiklet kullanabilecek kadar kendini güçlü hissetmiyorsan seni arabamla eve bırakabilirim dedi.
Nola, Paul’e sırıtarak

- Gitme vaktimiz yaklaştı. Teşekkür ederim Paul. Ama biliyorsun ben motosikletsiz olamam dedi kahkahayla.

Tam o sırada anayol üzerinde bulunan barın önünden motor sesleri gelmeye başladı. Nola bar çıkışı evine gitmek üzereyken Harley Davidson tutkunu motorcular bara gelirler; Paul ve Nola’yla sohbet ederlerdi.
Nola uzaklardan ne zaman Harley Davidson’cu arkadaşlarının motorlarının seslerini duysa, kendi küçük motorunun sesini kapatır, Harley Davidson’ların seslerini dinlerdi.

Bu gecede sabaha karşı Harley Davidson’cu arkadaşları bar kapısının önünde Nola ve Paul’le koyu bir sohbete tutuldular. Nola’nın hayran olduğu arkadaşlarıydı motorcular. İçlerinden beş altı kişiyi tanıyordu. Fakat çoğu Nola’nın barda ne amaç için çalıştığını bilirler ve bu yüzden gecenin bir yarısı sabaha karşı barın önünde Harley Davidson’larıyla onunla turlarlardı.

İçlerinden Michael isminde genç bir çocuk Nola’ya tutkundu. Nola’nın eline sayısız fırsat geçtiği halde Michael’in teklifine karşılık vermemişti. Michael fena çocuk değildi. Ama Nola biraz soğukkanlı bir yapıya sahipti.

Her gece gibi bu gecede eve gidip dinlenmesi gerektiği halde Harley Davidson’cularla tur atmıştı. Her şey onun için yolundaydı. Ve eve gitme vakti gelmişti.

Nola küçük motosikletiyle Sidney’in kırlık ara yolarından eve giderken, istediğini elde etmek için daha çok para toplamam gerekiyor diye düşünüyordu. O gece yatağa uzanıp yatarken bütün olumsuz düşünceleri beyninde bir kenara itmeye çalışarak; şişen ayaklarıyla uyumaya çalıştı.

Nola’nın annesi bayan Janet kızının sabahlara kadar barda çalışmasına gönlü razı olmuyor, artık hayatının bir düzene oturması gerektiğini düşünüyordu. Fakat bayan Janet’te gerçeği biliyordu. Nola, bu konuda birçok ödüller almıştı ve onu bardan ayırmak imkansızdı.

Nola’nın gecesi ve gündüzü birbirine karışmıştı. Önceki gecenin yorgunluğunu üzerinden atmak için bütün günü yatakta uyuyarak geçiriyor; hayatını yaşayamıyordu. Nola ise annesinin tam tersine yaşadığını düşünüyordu. Çünkü onu yaşatan sebepleri vardı. Önündeki yıllarını bu uğurda bir kumar gibi oynuyordu.

Ertesi gece yine işe gitme vakti yaklaşmış odasındaki saati onu uyandırmıştı. Yorganını eliyle yüzüne doğru çekip kapadıktan sonra saatin çalmasını durdurdu.
Bayan Janet
- Sanırım ikinizde geç kalmak üzeresiniz diyerek kızını neşelendirmeye çalışıyordu. Nola annesinin yüzüne bakarak;

- Bu sabah her şey çok güzel anne! Pardon! Yani gece. Sende gece ile birlikte çok güzel görünüyorsun diyerek annesinin ruhunu okşuyordu.

Nola hazırlanırken bayan Janet kızına
- Nasıl yaşayacağın konusunda sana karışmak istemiyorum. Fakat zaman zaman düşünüyorum da bütün geceyi nasıl ayakta geçirebiliyorsun? Dedi.

- Sevgi ve aÅŸk anne!

Bayan Janet daha önce duyduğu cevabı ondan yine almıştı. Ama anne yüreği buna dayanamıyordu. Nola annesine
- Öyle sessiz durma! Ben iyiyim ve mutluyum. Sende mutlu ol! Diyerek rahatlamaya çalıştı.

Pek fazla oyalanmadan bu gece erkenden barda oldu. Bir kez daha, yorgun bir gecenin sabahına hazırdı. Her zamanki gibi barın arkasında meşhur Shaker’larını çalkalamaya, sallamaya başladı. Derken masanın önündeki sandalyeye orta yaşlarda gayet çekici ve zarif bir bayan oturdu. Kadına ara sıra yan gözle bakıyordu. Nola pek fazla konuşmayı sevmediği için kadına karşı soğuk duruyordu. Birden gözleri kadınla kesişti. Kadının durgun bir hali vardı. İlgisini çekmişti. Ona bir içki teklif etti. Kadın içkiyi alırken elleri titriyordu. Nola içki bardağını kırıp kendine zarar vereceğinden korktuğu için masaya kendi koydu.

Kadın yüksek ses tonuyla
- Bana yardım mı etmek istiyorsunuz? Etmeyin! Ben kendim hallederim diyerek ona meydan okuyan bir tavırla dikildi.

Nola bayana sert bir bakış attı.
- Ve size bu vakitten sonra kimse yardım edemez. Doğru dürüst konuşmayı bile beceremiyorsunuz diyerek kadına servis yapmaktan vazgeçti.

Keyfini hiçbir şeyin bozmasına izin vermiyordu. Bu yüzden barda çalışmaya başladığı ilk andan itibaren bu yaşına kadar başına gelebilecek bütün tehlikelere karşı gözü açıktı. Sabahın erken saatlerine kadar bara böyle birçok kişi gelir ve Nola için onlarla uğraşmak pek fazla kolay olmazdı. Bu gecede bardan ayrılırken her gece uyduğu kuralını değiştirerek, arkadaşı Paul’un arabasıyla evine gitti. O gece hiç gözünü kırpmadan yatağında sabahın ilk ışıklarını etti.

Bütün gece babası ve abisiyle ilgili hatırladığı kadar anıları düşünüp durdu. Yıllardır aklında onlar hakkında öğrenmek istediği soruların cevaplarını arıyordu.

Birkaç yıl önce Nola’nın babasının New York’ta olduğuna dair bir bilgi geçmişti ellerine. Fakat bunun doğruluğunu hiçbir zaman bulamadılar. Nola daha 4 yaşındayken kaybolan ve hiç hatırlamadığı abisini, annesinin acısından dolayı unutamıyordu. Fakat hiçbir zaman annesinin yanında bu konuları dile getirmiyordu.

Her gece Nola, saat 22.30 civarlarında ve sabahın ilk ışıkları yaklaşıncaya kadar barda olurdu. Nola’nın hayatı sıradan bir hayattı. Seçkin bir hayatı hiçbir zaman tercih etmemişti. O bir hayalinin Harley Davidson’a sahip olmanın peşinden koşmuştu. Hayalleri sınırlıydı. Aşka, sevgiye ayıracak tek bir vakti yoktu.
Hiç gözünü kırpmadan yatağa yattığı gecelerde ne kadar çok para biriktirdiğini ve amacına biraz daha adım adım yaklaştığını düşünüyordu.

Bir gece Nola ona yıllardır arkadaşlık eden küçük motosikletiyle bara doğru yola çıkmış giderken, tali yoldan ani bir şekilde önüne çıkan arabayla çarpıştı. Araba gecenin karanlığında ıssız yolda Nola’yı, otlarla kaplı bir uçurumdan aşağıya fırlatmıştı. Nola’ya çarpan sürücü olay yerinden hızla kaçmıştı. Nola kendinde değildi. Hareketsiz bir şekilde kayalıklarda yatıyordu. O gece Nola, bara gelmeyince arkadaşları ve Paul onu merak içerisinde geçirdiler. Bayan Janet’e Nola hakkında bilgi almak için uğradılar. Bu arada bütün Harley Davidson’cu arkadaşları Nolanın bara gelirken kullandığı güzergah üzerinde onu arıyorlardı. Bayan Janet’i sakinleştirmek o gece kolay olmadı. Kimse onu o gece bulamadı. Bütün geceyi kayalıklar üzerinde hareketsiz bir şekilde geçirdi. Nola sabahın ilk ışıkları yaklaştıkça yavaş yavaş kendine gelmeye , üşümeye başladı. Nefes alıp verişi sıklaşıyordu. Bütün nefesiyle bağırıyordu. Kollarıyla olduğu yerde sürünerek ayağa kalmak istedi; ama yapamadı. Bacakları kıpırdamıyordu. Sabah olduğunda sert ve sivri bir kayanın üzerinde olduğunu fark etti. Aşağısı uçurumdu. Şans eseri uçurumdan aşağıya düşmemiş kurtulmuştu. Bağırışlarını etrafa duyurabilmek adına var gücüyle bağırıyordu. İmdat çığlıkları uçurumda yankılanıyor; er ya da geç sesinin birileri tarafından duyulacağını inanıyordu.

O sırada, bütün geceyi onu arayarak geçiren arkadaşları hala onun izini sürüyorlardı. Bacaklarını hareket ettiremediği için Nola’nın siniri bozulmaya başladı. Onu burada kimselerin bulamayacağından burada öleceğinden dolayı endişeye kapılıyordu. Son ümidi olan imdat çığlıklarını nefessiz kalana kadar havaya yaymaya başladı.

O sırada tarlasına gitmekte olan genç bir çiftçi oradan geçiyordu. Ve Nola’nın sesini duydu. Sesin olduğu yöne doğru gidince Nola’yı bir kayanın üzerinde yatarken gördü.

- Lütfen! Bana yardım edin! İsmin Nola Jenkıns. 45 sokakta oturuyor; Albert barında barmaidlik yapıyorum. Bu gece işe giderken bana araba çarptı. Lütfen! anneme haber verin! Burada ölmek istemiyorum; çok üşüyorum diyordu.

Nicolas ismindeki genç çiftçi Nola’nın yanına ulaşmayacağını anlayınca bayan Janet’in yanına vardı. Ona bu kötü haberi söylediğinde, bütün gece korkudan deliye dönen annesi için onun yaşadığına dair gelen bu haber sevinç yaratmıştı. Bayan Janet, Nola’nında kocası ve oğlu gibi çekip gittiğini düşünüp durmuştu bütün gece. Yanıldığını anlamıştı.

Deliye dönen bayan Janet; kendine gelir gelmez ilkyardımı ve Paul’u aradı. Birkaç dakika içerisinde polisler, ilkyardım, Paul ve Harley Davidson’cu arkadaşları Nola’nın yanına vardırlar.

Nola, baygın bir şekilde kayanın üzerinde yatıyordu. Bir hafta kadar sonra Nola hastane odasında yatakta gözlerini açtı. Yaklaşık bir haftadır komada yatıyordu ve bir ameliyat geçirmişti. Kendini toparladığında ilk olarak bacaklarını hareket ettirmek istedi. Fakat, iki bacağını da alçıda asılı olarak gördü.

Annesine – Seni görmek çok güzel. Seni özledim dedi gözünden akan yaÅŸlarla.

Bayan Janet kızına bu durumunu nasıl açıklayacağını düşünüyordu. Kızının yanağına doğru eğilerek kulağına hoş geldin. Seni seviyorum dedi. Nola annesinin bu sevgi sözleri karşısında iyice gerildi ve göz pınarlarında akmayı bekleyen gözyaşlarına engel olmadı.

Nola’nın geçirdiği kazanın üzerinden altı ay geçti. Bu süre zarfında iki ameliyat daha geçirdi. Ona çarpan sürücünün izine rastlanmadı. Nola hastanedeyken arkadaşları tarafından küçük motosikleti tamir edilmiş; evde onun gelmesini bekliyordu.

Nola için günler geçiyor, bir türlü yataktan kalkıp yürüyemiyordu. Artık, iyice yürüyemeyeceğini anlamaya başladı. Doktorlar annesine bu kötü haberi çoktan vermişlerdi. Nola’nın zamanla yürüyebileceği ihtimalini de önlerine sunmuşlardı. Nola’nın belden aşağısı felç olmuştu. Bayan Janet nasıl olurda kızına bu kötü haberi kendi ağzıyla söyleyebilirdi. Yapamadı. Kızının hayalini yok edemedi. Fakat Nola çoktan gerçekle yüz yüze gelmişti.

Annesini ve doktoru John’u odasının kapısında görünce kaderine razı olmuş gibi, yüzünde onlara karşı bir gülümseme belirdi. Kendini toparlayarak

- Anne bu gece benimle birlikte uyumaya ne dersin? En son sana sarılarak ne zaman uyuduğumu hatırlamıyorum. Bana bu gece yanımda yatarken, o geceyi hatırlatır mısın? dedi ve arkasına yaslandı.

Nola annesine karşı dirayetli olduğunu göstermeye çalışıyordu. Yıllar yılı oğlu ve kocası için hasretlik çeken annesini üzmek, onu hiçbir şekilde korkutmak istemiyordu.O gece Nola ve annesi beraber yattı.

Gecelerce odasında ağlayarak yüreği eridikçe eriyordu Nola’nın.
Artık aklından geçmiyordu Harley Davidson hayali. Hayalini bir ölçüde, kaza geçirdiği gece o kayanın üzerinde bıraktı.

Bir gün hastaneden artık çıkma vakti geldiğini anladı ve annesine burada kalamam beni evimize götür dedi. Geleceğimle ilgili şu an hiçbir şey öğrenmek istemiyorum. Beni bir an önce buradan kurtar dedi.

Nola’nın zamana ihtiyacı vardı. Tekerlekli sandalyeyle hastaneden çıkarken, hayatıyla ilgili verebileceği bütün kararları düşünüyordu.

Nola, evinde geçirdiği uzun günlerde bazen hayatı boyunca yürüyemeyeceğini düşünüyor; bazen de ayaklarının onu bir anda havaya kaldırabilecek kadar güçlü olduğunu düşünüyordu. Fizik tedavi süreci Nola için epey zaman alıyordu ve bu süreçten yorgun düşüyordu. Fakat bu tedavi onun için yararlı olmaya başlamıştı. Chicago’daki bir hastanenin doktoruyla iletişim kurup gönderilen emar sonuçları, Nola’nın iyi bir tedavi sonucu yürüyebileceği cevabını getirmişti onlara. Fakat bu sürecin yıllar alabileceği küçük bir not olarak düşülmüştü.

Nola hayatını bu düşüncelerin alt üst etmesine izin vermek istemiyor; her şeye yeniden başlamalıyım diyordu. Bu düşüncelerinden kaçıp kurtulmak ara ara onun için kolay olmuyordu.
Fakat Paul ve Harley Davidson’cu arkadaşları onu zaman zaman fizik tedaviye ve bara götürüyorlardı. Nola artık barda gözden uzak köşelerde oturuyor; keyfi yerinde olduğu zaman Shaker’ını çalkalar çok sevdiği arkadaşlarına ikram ederdi. Bu arada arkadaşları ona son model bir fotoğraf makinesi aldılar. Fotoğraf makinesi artık onun gözleri ve hayatı olmuştu. Daha çok insan yaşamı üzerine fotoğraf çekerdi. Hayatı monotonluktan biraz olsun çıkmıştı. Nola’nın hayatında birçok değişiklikler oluyordu. Ülkesinde ve ülke dışındaki yabancı ülkelerin gazete ve dergilerine yazdığı yazıları ve çektiği fotoğraflarını gönderiyor; oralardan paralar kazanıyordu. Yavaş yavaş her şey onun için yolunda gidiyordu.

Yazan : Melodi AKÇAY

HİKAYENİN DEVAMI

Posted in GENEL, HİKAYE, Tags: ANNE, arkadaş, bar, bardaçalışmak, barmaid, çalışmak, harleydavidson, hayal, HİKAYE, motosiklet, sidney
« NECİP FAZIL KISAKÜREK HAYATI VE ESERLERİ
BARMAİD NOLA JENKINS 2.Bölüm »

Leave a Reply

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Copyright © 2011 Melodi Akçay. All rights reserved.
Denver Premium Wordpress Themes Designed by Wpthemepremium.com