You are here: Melodi Akçay » Archive for the ‘AŞK’ Category
SABRET VEFASIZ SEVGİLİM
Hayata yeniden merhaba dedim yine bu sabah Sensiz olmak çok zor geliyordu bana. Gittin gideli çiçekler artık açmıyordu buralarda. Arkanda yaşayan bir ölü bırakmıştın. Senden beni unuttuğunu anlatan mektup gelinceye kadar. Hüzünle dolu dünyamı sabah güneşi gibi aydınlattı gelen mektubun. Bilinmezlik nihayet sona ermişti artık. Keder, ızdırap, hasret içerisinde yanarken bu zavallı yüreğim, gelen mektupla [...]
YEŞİL GÖZLÜ GENÇ ADAM
Karlı bir gecede, uykumun en derininde yeşil gözlü, beyaz kalpli genç bir adam elindeki bir demet beyaz orkide ile odama girip, sehpanın üzerine bu beyaz orkideleri bırakıvermiş. Sabahın erken bir saatinde odamı mis gibi kokutan bembeyaz orkidelerin kokusu ile yeni güne merhaba demek, bir ömre bedel duyguymuş. Odamı saran mis gibi çiçek kokularıyla uyanmak [...]
AŞKIN EN GÜZEL SAF HALİ
Aşkın en güzeli sanırım zararsız olanı, dokunmadan uzaktan sevmekmiş. Hasretle bekleyip, özlemekmiş. Onu, kendi yüreğinde büyütüp, besleyip, koruyup kollayıp, zarar vermeden, incitmeden, incinmeden sevmekmiş. Hasret çektikçe, özlem arttıkça aşk büyür içinde. Suskunluğunla konuşursun, dilinden çıkmaz acı sözler. En güzelini yaşarsın. Ulaşamazsın. Dokunamazsın. Konuşamazsın… Karşılıksızdır belki; ama, dokunduğunda, ulaştığında, konuştuğunda korkarsın. Yıldızlara ulaşmak gibidir aşk. Olduğun [...]
YILLARDAN SONRA İLK DEFA
Bir akşamüstüydü. Yıllardan sonra ilk defa karşılaştım seninle. Bu zamana kadar seni hiç görmemiştim. Bir şeyler engel olmuştu. Sanki karşılaşmamızı istemiyor gibi. O akşam yolda yürürken, karşımdan sen geliyordun. Ters istikametten. Bizim ilişkimizde bir terslik vardı. Kader bile yollarımızı düz yol yapmıyordu. Yıllardan sonra ilk defa seni gördüm. Arada sırada olsa haberler alıyordum sen ve [...]
HİLEKAR SEVGİLİ OYUN BİTTİ
Evliliğimizin ilk günüydü. Davul, zurna eşliğinde gelin olmuştum. Gümüş rengindeki gelin telleri duvağımda, ellerim al kınalı senin olmuştum. Bembeyaz gelinliğim içerisinde, babamın kolunda uzayan yollarla nihayet sana varmıştım. Beyaz, saf ve duru bir aşk hikayesiydi bizimki. Dalgalı, çalkantılı limanlardan uzak, ıssız ve tenha koylarda başbaşaydık sevdamızla. Bütün evren şahitti, bu mutluluğumuza. Yer, gök arasında [...]
DEDİKODULU AŞK
Yakışıklı, kızlar tarafından beğenilen Serkan, mahallenin bütün kızlarını kendine hayran bırakmakla kalmamış, işyerindeki kız arkadaşlarının da hayranlığını kazanmıştır. Bir gün babasının kullanmadığı üstü açık, kırmızı renkli, 1965 model arabasıyla şehri dolaşmaya çıkmıştır. Mahalleden ayrılırken mahallenin bütün kızları pencerelerden ve kapılardan ona bakmaktadırlar. Hepsi sıraya dizilmiş gibi kendilerini Serkan’a gösterip beğendirme çabasındadırlar. İçlerinden daha cesur olanlar, [...]
AŞK YOLCULUKTUR
Aşkı tatmayan var mıdır acaba? Hepimiz tatmışızdır, ucundan azıcıkta olsa mutlaka. Aşk, kendini yaşatırken kişilerin bulunduğu mekanları ve ortamları dar getirdi onlara. Sığdıramadı bir kalıba. Çok çok uzaklara gidip, aratmak istedi kendini. Bulunduğunda da önce kaf dağına oturttu, sonrasında yerlerde süründürdü aşkla çarpan yürekleri. Aşk bir saklambaç oynuyordu gönüllerde. Ara, bul, yaşa ve gör diyordu. [...]
MUTLU EVLİLİĞİN VE AŞKIN SIRLARI
Evlilikte veya beraberlikte mutluluğun ve aşkın ilk günkü gibi devam edebilmesi, çiftlerin bu duyguları ömür boyu sürdürebilmeleri açısından, istemelerinin yanında ne kadar gerçekleştirdikleri de önem taşımalı. Şöyle, eski aşkları ve evlilikleri bir gözden geçirirsek. Bu evlikleri veya aşkları günümüz şartlarında, her ne kadar yaşamasak ta, görmesek te anlatılardan veya şahit olduğumuz aşklardan bunun ne kadar [...]
YALVARMAK ÇOK ACI
Yalvarmak çok zor. Vücudumun yükü, her yalvarışımda daha bir ağırlaşıyor. Yalvarmak öyle zor, öyle acı, öyle yürek yaralıyor ki. Hele de sevdiklerine karşı. Yalvarmak, bir ölçüde dilenmekle aynı kapıya çıkıyor. Ha, bir sevgi dileniyorsun, ya da bir yudum ekmek. Böylece somut ve soyut olan şeylere karşı, dilenci oluyorsun. Her yalvardığımda yüreğimden bir parça, bir ben [...]
BEYAZ GÜLÜN AŞKI
Bir uçurumun kenarında yeni beyaz bir gül yeşermeye, tomurcuk açmaya başlamış. Karşısında olabildiğince geniş bir okyanus varmış. Dünyaya ilk merhaba dediğinde, önce okyanusu görmüş. Bu masmavilik karşısında ona aşık oluvermiş. Her gün bulunduğu uçurumun kenarından okyanusu hayran hayran seyredermiş. Bu hayranlığı büyümeye, serpilmeye başladığı anda tutkulu aşka dönüşmüş. Ara sıra uçurumun bulunduğu tepeden şiddetli rüzgar [...]











