payday loans Car insurance

AÅžK

Çocukta Alt Islatma Davranışı

Yayın Tarihi: 12 Ağustos 2011 Cuma Saat: 0:54

Çocukta Alt Islatma Davranışı

Aileler genellikle ´normal kabul edilen alt ıslatma davranışı´ ile ´çocuk psikolojisinde uyum bozukluğu olarak kabul edilen alt ıslatma davranışı´ arasında ayırım yapmanın zor olduğunu ifade eder.

Genellikle çocuklar, 2-3 yaşlarında gündüz mesane kontrolünü kazanırlar. Gece kontrolü ise 3,5-4,5 yaşları arasında tamamlanmaktadır. Çocuğun normal gelişim içinde idrarını gece ve gündüz kontrol edeceği biyolojik olgunluğa erişmesi gereken 5 yaşından sonra tekrarlayıcı olarak istem dışı alt ıslatması enürezis adını alır.

 

Enürezis tanısı konması için; 4 yaşını dolduran çocuğun, yatağına ya da giysilerine tekrarlayıcı nitelikte idrar kaçırması ve bu davranışın en az üç ay süre ile en az haftada iki kez ortaya çıkması ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntı doğurması ya da önemli işlevsellik alanlarında (okulda, toplumsal, v.b) bozulmaya neden olması gerekir. Ayrıca bu davranışın tıbbi bir duruma bağlı olmaması gerekir.

 

İdrar kaçırma sadece gece uyku sırasında oluyorsa bu durum Nokturnal enürezi, eğer idrar kaçırma çocuğun uyanık olduğu saatlerde gerçekleşiyorsa Diürnal enürezis adını alır. Nokturnal enürezis erkek çocuklarda, diurnal enürezis ise kız çocuklarda daha sık görülür. Yaklaşık %75-80 oranında bulunan bebekliklerinden beri enürektik olma durumuna birincil enürezis denir. Bu durum sinir-kas kontrolündeki gecikmeden veya anne babanın yetersiz tuvalet eğitiminden kaynaklanabilir. Alt ıslatma probleminin %20-25lik bölümünü oluşturan ikincil enürezis ise en az 1 yıl boyunca idrarını kontrol edebildikten sonra bir gerilemenin olduğu durumdur. İkincil enürezis bir kardeşin doğumuna tepki olarak regresyon belirtisi olabilir.

 

 

Sıklık

 

Türkiye´de çocukların yaklaşık %20si ve yetişkinlerin %1i bu sorunu yaşamaktadır. Ankara´daki Çocuk Ruh Sağlığı bölümlerine getirilen çocuklardaki enürezis oranı %18-21 civarındadır. Sosyoekonomik düzeyin ve eğitim düzeyinin düşük olduğu ailelerde, psikososyal açıdan olumsuz durumdaki çocuklarda ve erkek çocuklarda kız çocuklardan

daha sık görülmektedir.

 

 

Nedenleri

 

Enürezisin nedenlerinden biri olarak ailesel bir yatkınlığın bulunduğundan söz edilir.

Enüretik çocukların işlevsel mesane kapasitesinin düşük olduğundan, internal sfinkterin tam olarak işlev görmesinin geciktiği de bildirilmiştir. Ayrıca tuvalet eğitimine gelişimsel açıdan hazır olmadığı bir dönemde başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın uygunsuz tutumları enürezise neden olabilir. Bu durumda enürezis, genellikle titiz bir annenin katı tuvalet eğitimine karşı pasif agresif bir tepki niteliği taşıyabilmektedir. Tuvalet eğitimine çocuğun sfinkterleri üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı 1.5 yaşlarında başlanması daha uygundur. Aile düzenindeki önemli değişiklikler, ailede ölümler, ayrılıklar, boşanma, geçimsizlikler, hastalıklar ya da okulda başarısızlıklar gibi psikososyal etkenler özellikle ikincil enirezisin nedenleri arasında sayılabilir. Ailenin aşırı koruyucu ve hoşgörülü tutumları da çocuğun bebeksi kalmasına neden olarak enürezis belirtisi ortaya çıkabilir.

 

 

Olumsuz Etkileri

 

Enüretik çocukların benlik saygılarının kontrol grubuna göre daha düşük olduğunu, sorun düzelince benlik saygısının normale döndüğünü gösteren birçok çalışma vardır. Çünkü enürezis, özellikle çocukların kişilik gelişiminde etkili olan sosyal faaliyetlere katılımını güçleştirir ve yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Ve bu şekilde çocukta özgüven eksikliğine, benlik saygısının azalmasına ve sosyal kimlikle ilgili sorunlara yol açabilir..

 

 

Ayırıcı Tanı

 

Enürezisin ayırıcı tanısında, organik veya metabolik bir nedene bağlı olan enürezi durumlarına dikkat etmek gerekir. Ürogenital sistem anormalileri, ürogenital sistem enfeksiyonları, poliüri yapan metabolik hastalıklar, şeker hastalığı, epilepsi v.s. olup olmadığı incelenmelidir.

 

 

Tedavi

 

Enürezisin biyolojik bir nedeni olmadığı ve durumun psikolojik olduğu anlaşıldıktan sonra tedavisi başlar. Tedavide uygulanan yöntemler; aileye danışmanlık, davranış tedavisi, psikoterapi ve ilaçlardır. Aileye danışmanlık yaparken, ailenin çocuğun enürezisine karşı duygu, düşünce ve davranışları incelenir. Aileler bu duruma öfke, utanç ve bıkkınlık hissederek cezalandırma, kıyaslama, utandırma gibi tutumlarla olumsuz davranabiliyorlar veya çocuğu bezlerken öpüp severek enürezisi destekleyen tutumlarda bulunabiliyorlar. Her iki tutumun da zararlı olduğu aileye açıklanır. Davranış tedavisinde uygulanabilecek birkaç yöntem vardır. Bunlardan birinde, çocuğun az miktarda idrar yapmasıyla idrar alarmı denilen bir zil çalar ve çocuk uyanarak tuvalete gider. Takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri ise çocuğun motivasyonunu artırır ve ona sorumluluk verir. Bu yöntemde çocuk ıslak veya kuru olduğu geceleri bir takvim üzerinde işaretler. Eğer takvimde işaretlenmiş olan kuru günler çoksa çocuğa ödül verilir. Duygusal içeriği olan ödüller (kucaklamak, başardığını hissettirmek, aferin demek) daha etkili olur. Bir başka davranışçı yöntemde de çocuğa idrarı geldiğinde bir süre tutması öğretilir ve bu süre giderek arttırılarak idrar tonusu ve kapasitesinin arttırılması hedeflenir. Bunlardan yanıt alınamazsa ilaç tedavisi denenebilir. İlaç tedavisi etkilidir, ama tedaviye devam edilmezse enürezis yineleyebilir. Çocuğun tedaviye dirençli olması, birlikte davranış ve duygulanım sorunlarının görülmesi, zorlu yaşam olaylarından sonra başlayan ikincil enürezis olması söz konusu ise bir uzmana başvurarak psikoterapi görmesi gerekir.

Etiketler:

L İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI

Yayın Tarihi: 25 Ekim 2009 Pazar Saat: 7:30

Lades Tutuşmak : İki kişi, tavuğun lades kemiğini birer ucundan tutup çekerek kırmak. (bu işlemle bir dikkat oyunu başlar. Hangisi ötekinin elinden bir şey alırken aklımda demeyi unutursa yenilmiş olur).

Lafa Boğmak: Birinin söz söylemesine fırsat vermeyip meseleyi gereksiz ve boş sözlerle anlaşılmaz kılmak, gürültüye getirip uzatmak.

Laf (lakırdı, söz) Altında Kalmamak: Bir münakaşa sırasında söylenen her dokunaklı söze karşılık vermek, söz altında ezilmemek.

Laf (söz) Aramızda: “SöyleyeceÄŸim sözleri baÅŸka biri duymasın, bilmesin, konuÅŸtuklarımız aramızda kalsın” anlamında kullanılır.

Laf Atmak: Dokunaklı sözlerle sataşmak, uzaktan işittirmek. Karşılıklı söyleşmek, konuşmak. Sözle sarkıntılık etmek

Lafa Tutmak (birini): Birini konuşarak, gereksiz meseleler anlatarak işinden alıkoymak

Laf Dinlemek :Söz dinlemek

Laf Ebesi: Söyleyecek sözü bol olan, her söze karışan, herkese söz yetiştiren, çok konuşan

Laf Etmek: KonuÅŸmak. Bir ÅŸeyi dedikodu konusu yapmak

Lafı (sözü) Ağzına Tıkamak: Birinin sözünü bitirmesine fırsat vermemek, onu susmak zorunda bırakmak, konuşmasını önlemek

Lafı (sözü) Ağzında Gevelemek: Söylemek istediğini açık olarak bir türlü söyleyememek, şundan bundan bahsetmek

Lafı Ağzından Kaçırmak : Söylemek istemediği şeyi bir anda boş bulunupta nasılsa söyleyivermek,

Lafı Ağzında Kalmak: Söyleyeceğini söylemeye zaman bulamamak, konuşmasını bitirememek.

Lafı (sözü) Çevirmek: Konuşmasının sakıncalı bir biçim aldığını fark edince söze başka bir yön vermek, başka konuya geçmek.

Laf (söz) Düşmemek : Başkaları dururken kendisinin söz söylemesine gereklik bulunmamak. Başkalarının konuşmasından kendisine sıra gelememek.

Lafını (sözünü) Etmek: Bir şey üzerinde konuşmak

Lafını (sözünü) Bilmek: Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak

Lafın Gümrüğü Olmaz Ya : Karışan, engel olan yok, istediği gibi konuşuyor

Laf İşitmek: Birisi tarafından paylanmak, azarlanmak

Laf Kaldırmamak : Söz kaldırmamak

Laf Kıtlığında Asmalar Budayayım : Boş , anlamsız sözler söylemek

Laf Ola ( torna dola) : Bu da laf mı? Ne saçma söz

Laf Olsun Diye: Rastgele, belli bir amaç gütmeden

Laf (söz) Taşımak: Aralarını açmak maksadıyla birinin bir kimse hakkında söylediği hoş olmayan sözlerini o kimseye ulaştırmak, söz getirip götürmek

Laf (söz) Yetiştirmek: Bir söze karşılık vermekte gecikmemek, durmadan konuşmak.

Laf (söz) Yok: “Kusursuz, eksiksiz, eleÅŸtirilecek bir yanı dahi yok” anlamında kullanılır

Lâhavle Çekmek: Sıkıntıyı, öfkeyi gidermek, sabır telkin etmek için “Lâhavle” ile baÅŸlayan duayı okumak

Lakırdı Ağzından Dirhemle Çıkmak : Çok az konuşmak

Lakırdı Ağzından Dökülmek : İsteksiz bölük pörçük konuşmak

Lakırdı Altında Kalmamak : Laf altında kalmamak

Lakırdısını Etmek : Bir şeyin, bir konunun sözünü, lafını etmek

Lamı Cimi Yok: “Hiçbir bahane, itiraz, mazeret, duraksama, karşı gelme yok” anlamında kullanılır

Lastikli Söz: Değişik manalara gelen söz.

Leb Demeden Leblebiyi Anlamak : Birinin daha söze başlarken ne demek istediğini anlayıvermek

Leke Sürmek: Suç yüklemek, birinin onurunu sarsacak biçimde iftirada bulunmak

Leşini Çıkarmak: Çok feci dövmek.

Leşini Sermek: Öldürmek

Leyleği Havada Görmek : Mevsiminde bir yere gelen leyleği önce havada gören kişi o yıl kendisinin hep gezeceğine inanmak ya da o yıl içinde hep gezmekte oluşunu, o yıl leyleği havada görüşüne bağlamak

Leyleğin Yuvadan Attığı Yavru: Yakınlarından ilgi görmeyen, çevresinin uzaklaştırdığı kimse.

Lokma Ağzında Büyümek: Herhangi bir sebepten, acı ya da üzüntüden dolayı lokmasını yutamamak, yiyememek

Lokma Gözlü : Patlak fırlak gözlü

Lokmasını Saymak: Birinin ne kadar yediğine bakmak, çok yiyeceğinden korkmak.

Lök Gibi Oturmak: Bir yere bütün ağırlığıyla çökmek, oturup kalmak

Lügat Paralamak: Anlaşılmaz, süslü, parlak, ağdalı, konuşma dilinde geçmeyen kelimelerle konuşmak

Etiketler: