You are here: Melodi Akçay » Archive for the ‘DENEME’ Category
ÇARESİ OLMAYAN DUYGULAR
Olmuyormuş. İki arada bir derede yaşanmıyormuş. Ya gitmeli, ya kalmalıymış insan. Ya sevmeli, ya da sevgiden mümkün olduğu kadar uzak durmalıymış insan. Gitmeliyim buralardan dedikçe, bir adım bile atamıyormuş insan; kalmalıyım düşünceleriyle. Olmuyormuş. Sevmekle, sevmemek arasında kalınmıyormuş. Seviyorum dedikçe sevilmiyormuş insan. Seviyor muyum bilmiyorum dedikçe, sevginin ufuk çizgisi bile görülmüyormuş. Herkes çekip giderken, ardından yalnızlığın [...]
HİÇ YOKMUŞLAR MASALI
Bir varmış bir yokmuş diye başladı bu güzel masal. Sonra birden hayal kırıklıklarının sessiz sedasız kapıyı çalmaya başladığı zamanlar geldi; sonbaharda düşen yaprakların ardından. Kaç zaman daha dayanır bu yürek! Yara almadan. Yazık oldu bu masalın sonuna. Varmışlar, döndü; hiç yokmuşlar masalına Hiç aklımdan geçmezdi; hırpalanmış bir yürek. Sonbahar mevsiminde güz yapraklarıyla birlikte ayrılırken yuvamdan, [...]
BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR HAYATI ESERLERİ ŞİİRLERİ
Türk edebiyatımızın Atatürkçü, memleketçi şairi Behçet Kemal Çağlar, 23 Temmuz 1908 yılında Erzincan’ın Tepecik köyünde doğmuştur. 1929 yılında Zonguldak Yüksek Maden Mühendis Mektebini bitirdi. Staj için Fransa’ya gitti. Fransa’dan dönüşte 1930 il1 1931 yılları arasında İktisat Vekaleti Merkez Maden Mühendisliğine, 1932 ile 1933 yıllarında Türk Dili Kurumu sekreterliğine atandı. 1934 – 1936 yıllarında İngiliz milleti [...]
YALNIZLIĞIN DURGUN SESSİZLİĞİ
Sessiz sedası yürüyorum yollarda bu gece. Yaşıyorum geceyi kendi halimde. Titriyor içim, üşüyor bedenim. Varsın olsun! Titresin yüreğim. Bu gece çok güzel. Ay dedenin gözleri bana doğru dönük, göz kırpıyor, yalnız değilim. Hafif bir rüzgar esiyor, yanağımı gıdıklıyor. Belki bir yerlerde benim gibi; başıboş, yollarda yürüyen insanlar vardır. Nedensiz ve niçinsiz. Hiçbir sebep olmadan. Tüketiyorum [...]
ORHAN KEMAL HAYATI ESERLERİ ROMANLARI
Sosyal gerçekçi hikaye ve roman yazarı Orhan Kemal 1914 yılında Adana’nın Ceyhan İlçesinde doğmuştur. Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü dür. Babası avukat, çiftçi, Birinci Millet Meclisi Kastamonu Milletvekili Adbülkadir Kemal Bey’dir. Ortaokulun son sınıflarında öğrenimini yarım bırakarak Adana’da “Ahali Partisi”ni kuran, gazeteler çıkaran babası ile birlikte sert çıkışlar üzerine 1931 yılında Suriye’ye gitti. Annesi öğretmen [...]
UÇURTMANIN DANSI
Bir süre dinlendi küçük uçurtma. Yenilmedi bu kez gri bulutlara. Sonra, tekrar var gücüyle uçuştu mavi havada. Bir oyana bir bu yana dalgalandıkça dalgalandı. Sonra, hafifçe başını eğdi. İçine sığmayan duygularıyla, hafifçe esen meltem rüzgarı arkadaşıyla raksını yaptı. Mavi gökyüzünde, tek başına oradan oraya savrulup durdu küçük uçurtma. Sanki bir an duraklar gibi oldu ve [...]
BEKLENEN ADAM
Soluk soluğa geçen bir ömür. Ümitsizce beklenen adamın gönlümdeki hikayesi. Bulmak istiyordum yüreğimdeki beklenen adamı. Sonsuzluk kadar uzun gelen bekleyişlerim; yüreğimi esir aldı söylenmemiş, yaşanmamış düşüncelerim. Ben hep uzaklardaydım. Gönlüm hep uzaklarda. Kendi mesafelerimde çok yollar kat ettim ona varmak için. Belki onu bulurum, konuşurum ve yıllarca aramaktan vazgeçerim diye çok düşündüm. Ne olurdu sanki; [...]
NECMİYE TEYZE
Sıcak bir yaz akşamıydı. Mahallemizde bulunan apartmanların birinin kapı önüne komşular beraber oturmuş sohbet ediyor; gelen geçene bakıyor ve onlarla ayaküstü kısa konuşmalar yapıyorduk. Koca günün yorgunluğunu ve sıcak havanın etkisini üzerimden atmak için, iş dönüşü onların koyu sohbetlerine bende katılmıştım. Diğer taraftan da eski günleri yeniden yaşamak ve yaşatmak için bende orada bulunmuştum. Akşam [...]
YALNIZLIĞIN CÜMLELERİ
Yazmadığım bir hikaye var. O da yalnızlığın hikayesi. Bazen, yollarda onunla yan yana yürüyoruz. Bazen de evimizde samimi bir şekilde onunla oturuyoruz. Öyle bir an geliyor; bizi bizden alıverip garip duygulara götürüyor. Bir türlü istediğimiz ve beklediğimiz soruların cevapları bir araya gelmiyor. Gecenin karanlığı ya da gündüzün aydınlığı fark etmiyor. Usul usul, yavaşça geliyor ve [...]
BEN Mİ YANLIŞ BİLİYORUM?
Bu akşam üzerimde yine bir durgunluk, bir tuhaflık, yaşanmamışlıklara özlem var. Geçen günün kıymetini, bu akşam gözden kaybolduktan sonra; işin içinde anlamakta var. Sanmayın kıymet bilmeyen biriyim. Düşündüm de nelere, kimlere kıymet verdim. Değer görmedim. Gerektiğinde hiç gözümü kırpmadan efendi kişiliğimle yardıma koşarak ihanet şarabından bir yudum içtim. Buydu güvenmenin, ,inanmanın, sevginin ve insan olmanın [...]











