DUYGULAR
« Önceki Örnekler Sonraki Örnekler»
Yayın Tarihi: 18 Şubat 2012 Cumartesi Saat: 15:00
Çocukluğuma dair hatıralarım geldikçe aklıma, Halk Müziği Sanatçısı Soner Özbilen’in yeri benim ve ailemin kalbinde ayrıdır.
Soner Özbilen, 1947 yılında Yozgat Boğazlıyan doğumlu, Kosovalı bir ailenin çocuğudur. Rumeli Türkülerini hem seslendirip, hem de derlemeler yapan Türk Halk Müziği Sanatçıdır.
Soner Özbilen’i anneannemin çok sevdiğini hatırlarım. Ne zaman Soner Özbilen radyo veya televizyonda türkü söylemeye başlasa anneannem oturur, dinler, sanki bir yerlere dalar gibi oturup ağlardı. Belki, Soner Özbilen gibi oda Rumelili bir ailenin çocuğu olduğu için ona bir yakınlık duyardı. Belki, rumelideki çocukluğunu hatırlardı. Belki de onun okuyuş tarzına hayrandı.
Şimdi ne zaman Soner Özbilen türkülerini dinlesek ve kendisini bir yerde görsek o yılları ve anneannemi hatırlarız. Geçmişten silinmeyecek hatıralarım içerisinde yer alır anneannemin Soner Özbilen ve türküleri sevgisi.
Bu sabah Rumeli Tv’de Soner Özbilen’in “Sarı Pabuç Toz Atar” türküsünü dinleyince içime bir garip duygu girdi. Belki özlem, belki anılarımın bir türküde geri çağrılışıydı bilemiyorum. Ama, anneannemin adına bir şeyler yazmak istedim. Anneannemim severek dinlediği Soner Özbilen’in seslendirdiği çok güzel bir türküsü var. “ZİLLİDE MAŞA DARBUKA”
Çocukluğumda bu türküyü anneannem çok severdi. Şimdi bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Anneannemi de böylece anmış, Soner Özbilen ve sevenlerine göndermiş olurum..
Melodi AKÇAY
Etiketler: anı anneannem halk müziği özbilen radyo soner türkü
Yayın Tarihi: 16 Şubat 2012 Perşembe Saat: 15:00

, umuduyla başlar rotasını çizmeye. Uğradığı her istasyonda alır, umutsuz yürekleri umuda çevirmeye. Ona binen bir daha inmek istemez. Elinin altında bulunan sihirli bir değnek gibidir. Hayallerle ve düşlerle dostluk yapar yolculuk boyunca seninle. Senin düşüncelerine, hislerine göre yol alır ve istediğin yere bırakıverir. Gerçek dünyanın dışında başlamıştır seninle yolculuğa. İstersen dumanıyla bulutlara uçuruverir, istersen yağmur olup, bulutlardan istediğin yere yağdırıverir seni.
Bir yağmur damlası olup, gönlündeki çiçeklerin açması için,
Katran karası gecelerde binmek gerek umut trenine. Üstelik bu trenin bileti de yok, nereye gideceksin diyeni de. İstediğin koltuğa oturabilir, istediğin kompartmanda umuda yolculuk yapabilirsin. Herhangi bir rotası da yoktur. Senin belirlediğin rotaya doğru yol alır.
Hayal ettiğin, düşlediğin her şey bir anda gerçek olur. Koltuklarının her birinde farklı farklı umutlar vardır. Bu tren umut taşır. Umutlarının mesafesi sınırsızdır. Bir anda karlı bir dağın zirvesinde kamp kurarsın. Bir anda sıcak güneşli bir günde kumsalda uzanırsın.
Umut treni, umutsuz gönüllere düdüğünü çalarak geldiğini belli eder. Evlerinden koşarcasına çıkan yürekleri umutla bekler. Aldığı her yüreğin kurak topraklara düşürüverir seni. Eğer, uzunca bir zaman hasret çektiysen, esen rüzgarlara katıverir, sevdiklerine kavuşturur seni.
Bir bakmışsın ki, İstanbul da, boğaz içinden geçen gemilere binivermişsindir. Bir bakarsın, Paris’te Şanzelize de sevdiğinle elele dolaşmaktasın. Bir bakarsın, güzelim İzmir’de kordon boyunda bir bankta oturmaktasın. Bir bakarsın, Karadeniz’in o güzelim buram buram içtenlik kokan, yaylalarındasın. Bir bakarsın, Newyork’ta Manhattan’da Central Park’ta bir gezinti yapmaktasın.
Bir bakarsın, İstanbul’da Kadıköy’de kıyıdaki cafelerde oturmuş, tazecik balık ekmek yiyorsundur soğan eşliğinde. Bir bakarsın, Arjantin’de uçsuz bucaksız Patagonya’dasın. Bir bakarsın, yaşlı bir amca ve teyzenin koluna girmiş, onları karşıdan karşıya geçiriveriyorsundur. Bir bakarsın, Londra Hyde Park’ta bir ünlünün konserini dinlemektesin. Yağmurlu bir günde cafelerinden birinde çay içmektesin. Bir bakarsın, geçmişteki çocukluğuna götürmüş seni.
Bir anda, İsviçre’de Alp dağlarında Heidi ve büyükbabasının yanında, arkadaşı Peter’le, severek okuduğun bir kitabın kahramanı olarak bulursun kendini. Evet! Evet! Umut treni, umutlarını yakalaman için, ummadığın yerlere bırakır seni.
Etiketler: mutluluk umut umuttreni
« Previous Entries Next Entries »