Kas 02

HİKAYE, MAKALE, ANI VE DÜŞÜNCE MELODİ AKÇAY SİTESİHALK ŞAİRLERİ - HİKAYE, MAKALE, ANI VE DÜŞÜNCE MELODİ AKÇAY SİTESİ
Kas 02
Halk tekke edebiyatımızın en kudretli ve en büyük ÅŸairi Yunus Emre 1250 yılında EskiÅŸehir’in Sivrihisar İlçesine baÄŸlı Sarıköy’de doÄŸduÄŸu ve yine orada öldüğü ileri sürülmektedir. YaÅŸantısı, ÅŸiirlerinden, efsanelerden, hakkında yazılmış yapıtlardan çıkarılmaktadır. Medrese öğrenimi gördüğü, çiftçilik yaptığı, tasavvufla uÄŸraÅŸtığı, Åžeyh Taptuk Emre’den uzun yıllar feyz aldığı, sonra tarikat uÄŸruna gurbete çıkarak Konya’yı, Åžam’ı, Azerbaycan’ı dolÅŸatığı, Mevlana ile tanıştığı anlaşılmaktadır. Anadolu’nun birçok yerlerinde mezarının bulunması halkın Yunus’a karşı duyduÄŸu sevginin büyüklüğünü anlatır.Anadolu Türklüğünün en büyük ruh mimarlarının başında Yunus Emre gelir. O, Anadolu erenlerinin en büyüğüdür. Ona göre tasavvuf, Tanrı’nın ahlakı ile ahlaklanmaktadır. O, tüm kötülüklerden arınmış, tertemiz, dupduru, eksiksiz, kusursuz örnek insanı arar. CoÅŸkulu bir aÅŸkın tutsağıdır. Tanrısal bir aÅŸktır bu. Kendini aÅŸmaya zorlayan, kendini aÅŸan, kendinden geçen nir aÅŸka tüm insanlığı tutuÅŸturmak ister.Yunus Emre; halk tekke edebiyatımızın en büyük ÅŸairidir. Åžiirlerinin özünde derin bir insan sevgisi, içli bir Tanrı aÅŸkı, Tasavvufa baÄŸlılık görülür. Halk dilini coskun bir lirizmle özentisiz bir söyleyiÅŸle, genellikle hece, bazen aruz ölçüleri içerisinde kullanır. Türk diline dinamik bir anlatım yeteneÄŸi, tinsel bir iç musiki kudreti verenlerin başında Yunus Emre gelir. Yunus’un ÅŸiir dili harikulada güzel, temiz ve içtenlik taşıyan bir halk Türkçesidir. Anadolu Türk dili ve edebiyatımızın deÄŸer biçilmez örnekleri, Türkiye Türkçemizin ÅŸiir dehası Yunus’tadır.Yunus Emre; Ulusal edebiyatımızın en saÄŸlam temelidir. Yunus’ta hoÅŸ görü, ileri ve insancıl bir dünya görüşü vardır. Ahmet Hamdı Tanpınar’a göre ” Yunus Türkçenin kapısıdır ve bugün ÅŸiirimize ve edebiyatımıza bakarsanız aruz tecrübesini inkar eder etmez, hemen hemen seçilen ve beÄŸenilen taraflarıyla dilde Yunus’a dönmek demektri”.Yunus her sınıf, her din, her ırk insanını bir hoÅŸgçrüyle engin bir sevgiyle kucaklar. AÅŸk temasını halk ÅŸiirimize, insanın iliklerine iÅŸletecek kudrette uygularken, insanlık sevgisiyle buranm buram tüter. İnsanlra arasında sürüp giden kine, saldırganlığa savaÅŸ açar; savaşın karşısına sevgiyi çıkarır. İnsanlığı sevginin kurtaracağına inanır.Yunus Emre; tasavvuf edebiyatımızın en büyük halk ÅŸairidir. Orta Asya’da Ahmet yasevi ile baÅŸlayan halk tasavvvuf ÅŸiirimiz, en ölümsüz mısraları Yunus’un ÅŸiirlerinde bulur. İnsanı insanla dost kılan, insanı kendini bilmeye zorlayan, insanı insanlaÅŸtırmayı ülkü edinen mısralardır bunlar. Åžiiri sevgiyle mayalanır. İnsan ruhunu köklerinden kavrıyarak bireyi hareketli bir toprak olarak yarınlara hazırla. Onun ÅŸiirlerinde evrenin sonsuzluÄŸu, insan yüreÄŸinin ışıklı sıcaklığını duyar gibi oluruz. Orta Asya’da Ahmet Yasevi’nin baÅŸlattığı halk tekke edebiyatımızı Anadolu’da Yunus Emre’nin sihirli diliyle en yüce anlatım yeteneÄŸi bulmuÅŸ. Bugüne deÄŸin Yunus’un açtığı çığırda binlerce ÅŸair yetiÅŸtiÄŸi halde, Yunus’u aÅŸan olmamıştır. O bizim tekke ÅŸiirimizin en nefesli, en büyük rekortmenidir. Sanatı halkın görevinde , hoÅŸ görülü, ileri dünya görüşlü, halkçı hümanistir.Türkçemizin yalın kıvraklığını buluruz onda. Türkçeyi en iyi kullanan, sayısız yaÅŸantı deneylei ile dövüle dövüle Tanrı’yı humalı arayışlar sonu içinde bulan eÅŸsiz bir halk ÅŸairidir. Yunus Emre Anmadolu Türk ÅŸii dilini olduÄŸu kadar, Türk Kültürünü de yaratan, halka yayan insandır. O ulusal kültürümüzün en yüce doruÄŸudur. İnsanı hayrette bırakan yanı, yedi yüz yıllık ötelerden seslenmesine raÄŸmen, en modern insan anlayışı, en ileri insan görüşü içerisindedir.Yunus Emre; yaÅŸadığı dönemin ekin kaynaklarını, halkımızın yüzyıllar boyu yaÅŸattığı gür duygu ırmaklarını, Anadolu insanının ölümsüz diliyle mısralaÅŸtırır. Duru söyler, yobazlığı kınar. Tanrı’ya inancı, insan sevgisi sonsuzdur. Ölümsüzlüğü sevgiyi, inancı halkımızın öz dilinin renkli diriliÄŸi, cablı kıvraklığı, derin lirizmle anlatışından, Türk ÅŸiir dilinin altın damarını buluÅŸundan doÄŸmaktadır.Anadolu ÅŸiirinin ilk pınarlarından sayılan Yunus Emre, gerçek almin dışına çıkmak ister. İnsan, tanrı, ölüm, varlık, yokluk kavramlarını ulusal tasavvuf anlayışında eriterek, halka hayata baÄŸlı kalarak yazdığı ilahilerle nefeslerinin toplandığı ” Divan-ı” vardır. Yunus Emre’nin bugün elimizde “Risalatün Nushiye” mesnevisi ile pek çok basımı yapılan Yunus Emre Divanı bulunmaktadır. Yunus Emre’nin mezar taşındaki ÅŸu iki sözcük çok anlamlıdır. ” Sevelim, sevilelim”.
|
Son Yorumlar