| |
Kas 01

İnsanlar çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi severler. İnsanların çıkarları bazen ihtiyaçtan, bazen de aşırı bencilliklerinden doğar. Bana dokunmayan yılan binyıl yaşasın felsefesini, çoğumuz yaşantımızda benimsemişizdir.
Bunun yanında da benim başıma gelmesinde geri kalan canlara ne olursa olsun düşüncesi de benliğimizde yer etmiştir.
İşte bu düşüncelerden doğan davranışlarımızla hareket ederek yaşantımızı sürdürmeye çalışırız. Öyle bir an geldiğinde de yanına yaklaşmadığımız olayların, bizim başımıza geldiğini görünce o suskun olan bizler adeta bülbül gibi şakırız. Kim bilir nedense ?
Kişisel çıkarlarımız uğruna sessiz kaldığımız davranış ve sözlerde aslan kesiliriz. Niye böyle yaparız?
Niye böyle davranırız? Kendimizi sorgulamayız.
Suçlu bellidir. Tek suçlu vardır ; o da bu olaylara sebep olan kişiler. Onlar kaka konumundalardır. Çıkarları doğrultusunda hareket eden insanlar hep sütten çıkmış ak kaşık olarak görürler kendilerini nedense?
Daha önce aman benden uzak olsun da cehenneme direk olsun dediğimiz kişiler ve olaylarla iç içe kaldığımız an, ağa takılan bir balığın kurtulma çabalarından daha fazla çaba gösteririz. Sırf yaşamak için. Başkalarına tanımadığımız yaşama hakkını isteriz.
E hani senin başına böyle bir olay gelmeyecekti. Sen böyle bir olayla karşılaşmayacağına o kadar emindin ki, şimdi başına gelince ne oldu da o koltuk altların birden bire hindi gibi kabardı? Ağzın sonuna kadar açıldı da veryansın edersin. Can derdi değil mi?
Senin canın o an candı da, başına kötü olaylar gelenlerin canı can değil miydi?
Şimdi veryansın ediyor, basıyorsun karşındakine sonuna kadar kalayı.
Eh insanoğlu bir dediğin bir dediğine, bir davranışın bir davranışına uymuyor. Hayattaki diğer sorunları ve anlaşmazlıkları sen yarattığın gibi. Ne yazık ki bunu da yine sen yapıyorsun. Sebebi aslında sensin. Başka hayatlar değil.
İçgüdüsel dürtülerin bencillik ile çakıştığı noktada ve kişisel çıkarların mevzu olduğu zaman da hani derler ya babanı bile tanımayacak konuma geliyorsun. Ve bu olumsuzluğun sebebi yine sensin. Senin bencillik, bana ne ve vurdumduymazlık duyguların.
İnsanoğlu sende bu duygular var olduğu sürece ve sen; bunları üzerinde taşımak istediğin müddetçe ne sırtındaki yüklerin, ne de yüreğindeki acıların hafifler. Unutma ki hayat sırtımızı güvenle ve rahatça dayayabileceğimiz tek yaşamdır. Ve senin hayatı yaşanır kılınmaz hale getirmeye hakkın olmadığı gibi; kendi suçunuda başkalarına yüklemeye hakkın yok! Onu bilesin.
Yazan : Melodi AKÇAY
Eki 27

İnsanları anlamakta zorluk çekiyor musunuz? Hep biz miyiz doğru? Yoksa hep onlar mı yanlış? Ya da tam tersi.
Sizce hangisi? İnsanları anlamak çok zor değil mi?
Bu sorunun cevabını kestirmek ve bu cevabı yürekten vermekte gerçekten çok zor değil mi. Doğru olarak bilinen iki cevap vardır aslında. Biz hep doğruyuz. Karşımızdakiler hep yanlış.
Bu soruların cevaplarını ne düşünme ne de duyularımla tam olarak çözemedim. Eminim sizde çözemeyenlerdensiniz.
Garip! Yoksa ben insan değil miyim, ya da benim gibi düşünenler? İnsanları anlamakta zorluk çekiyorum diyen insanlarda mı problemler var? Bilemiyorum.
Aslında ortada bir gerçeklik var ama; hangimizin doğru olduğu iki kesim insan tarafından da tam olarak belli değil yani. Belirlenmedi ve bu gidişle belirlenmeyecekte.
O diyor ben doğruyum, o diyor ben. Eeeee o zaman bu sonuçla dünyada yanlış insan yok demektir. Yani buradan bu cevap çıkmaktadır.
Peki yanlış insan yoksa, insanlar arasındaki bu iletişim bozukluğu, kavgalar, senli benli savaşlar başka bir yaratık tarafından mı dünyaya salınıveriyor?
Herkes kendine göre doğru. Çünkü doğru bir tane değildir ki! Herkesin kendine göre bir doğrusu vardır. İşte, bu doğru!
Herkes aynı düşünceyi, aynı fikri savunacak diye bir hal yok. Buna katılıyorum. Fakat iş bir insan hayatının önemli olması durumunda vicdani kelimelerden yoksun olarak konuşulmaya başlandığında, işte o zaman insanları anlamakta zorluk çekiyorum.
İnsanların düşünce ve duyguları belki birbirlerinden farklı olabilir. Buna katılıyorum. Fakat vicdan bence sabit olmalıdır. Değişken değil.
Düşünce ve düşüncelerden doğan birçok duygu yaklaşımından farklı olarak vicdan tek değişmeyen gerçek olmalıdır.
Yapı olarak insanlar belki birçok grupta toplanabilir. Her bireyin bir olaya karşı verdiği tepki ve cevap, diğerinden farklı olabilir. Bunun sebebi karakter, yaşam tarzı ve düşünüş biçimidir. Fakat vicdan bir canlı hayatı söz konusu olduğunda bu kavramlarında üstünde olmalıdır. Kimse kusursuz değildir. Fakat vicdan kusursuz olmalıdır.
Yazan : Melodi AKÇAY
|
|
Son Yorumlar