MAKALELER
« Önceki Örnekler Sonraki Örnekler»
Yayın Tarihi: 06 Aralık 2009 Pazar Saat: 15:27

Bir günü daha geride bırakmak üzereyiz. Kimimizin hayalleri gerçekleşti, kimimizin hala askıda.
Şöyle bir düşünüyorumda koskoca gün boyunca yoldan geçen, bir yerlere giden insanları. Hepsinin ortak bir noktası var. Oda sağlıklı yaşamak ve karnını doyurabilecek kadar parası olması.
En büyük amacımız galiba bu. Bütün kederler, sıkıntılar hep bunlar için.
Bunların yanında ya yapamadığımız, gerçekleştiremdiğimiz amaçlarımız varsa. O zaman işte elde bunlarda yoksa o düşlediğimiz hayallerin hepsi bir anda uçup gidiveriyor. Geriye koskaca bir yürek yarası kalıyor.
Cadde boyunca sağlı sollu, aşağı yukarı insanlar yağmur suları gibi oluk oluk akıp gidiyor. Bir yere ulaşmak, gitmek isterken akıllarında hangi düşüncelerle yol alıyorlar, hangi hayalleri kuruyorlar acaba?
Yürürlerken yaşamın ve yaşadıklarının farkına varıyorlar mı acaba? Ya da yanından geçtikleri insanların veya hayvanların ne kadar farkına varabiliyorlar. Hayatlarında geçirdikleri bir günün kendileri için ne kadar önemli olduğunu içlerinde korkusuzca, yarını düşünmeden hissedebiliyorlar mı? Ne umutlarla yol boyunca yürüyorlar, ya da ne çaresizce. Kiminin belki kafasında kurduğu hayali, kiminde ödeyeceği borç var kağıdı var cebinde düşünceleriyle birlikte.
Hayat ne kadar garip değil mi?İnsanlara yaşarken aslında bazı ipuçları veriyor. Bu ipuçlarını değerlendirmek yine biz insanlara kalıyor.
Sorular sorular. Cevabı tam olarak bilinmeyen ve bilinmeyecek sorular. Bugünde hayattaki gördüğüm insan manzaralarından bir konu anlatmak istedim. Sadece o kadar….
Yazan : Melodi AKÇAY
Etiketler: düş hayal hayat insan insanlar insanmanzarası ipucu umut yaşamak
Yayın Tarihi: 01 Kasım 2009 Pazar Saat: 7:35

İnsanlar çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi severler. İnsanların çıkarları bazen ihtiyaçtan, bazen de aşırı bencilliklerinden doğar. Bana dokunmayan yılan binyıl yaşasın felsefesini, çoğumuz yaşantımızda benimsemişizdir.
Bunun yanında da benim başıma gelmesinde geri kalan canlara ne olursa olsun düşüncesi de benliğimizde yer etmiştir.
İşte bu düşüncelerden doğan davranışlarımızla hareket ederek yaşantımızı sürdürmeye çalışırız. Öyle bir an geldiğinde de yanına yaklaşmadığımız olayların, bizim başımıza geldiğini görünce o suskun olan bizler adeta bülbül gibi şakırız. Kim bilir nedense ?
Kişisel çıkarlarımız uğruna sessiz kaldığımız davranış ve sözlerde aslan kesiliriz. Niye böyle yaparız?
Niye böyle davranırız? Kendimizi sorgulamayız.
Suçlu bellidir. Tek suçlu vardır ; o da bu olaylara sebep olan kişiler. Onlar kaka konumundalardır. Çıkarları doğrultusunda hareket eden insanlar hep sütten çıkmış ak kaşık olarak görürler kendilerini nedense?
Daha önce aman benden uzak olsun da cehenneme direk olsun dediğimiz kişiler ve olaylarla iç içe kaldığımız an, ağa takılan bir balığın kurtulma çabalarından daha fazla çaba gösteririz. Sırf yaşamak için. Başkalarına tanımadığımız yaşama hakkını isteriz.
E hani senin başına böyle bir olay gelmeyecekti. Sen böyle bir olayla karşılaşmayacağına o kadar emindin ki, şimdi başına gelince ne oldu da o koltuk altların birden bire hindi gibi kabardı? Ağzın sonuna kadar açıldı da veryansın edersin. Can derdi değil mi?
Senin canın o an candı da, başına kötü olaylar gelenlerin canı can değil miydi?
Şimdi veryansın ediyor, basıyorsun karşındakine sonuna kadar kalayı.
Eh insanoğlu bir dediğin bir dediğine, bir davranışın bir davranışına uymuyor. Hayattaki diğer sorunları ve anlaşmazlıkları sen yarattığın gibi. Ne yazık ki bunu da yine sen yapıyorsun. Sebebi aslında sensin. Başka hayatlar değil.
İçgüdüsel dürtülerin bencillik ile çakıştığı noktada ve kişisel çıkarların mevzu olduğu zaman da hani derler ya babanı bile tanımayacak konuma geliyorsun. Ve bu olumsuzluğun sebebi yine sensin. Senin bencillik, bana ne ve vurdumduymazlık duyguların.
İnsanoğlu sende bu duygular var olduğu sürece ve sen; bunları üzerinde taşımak istediğin müddetçe ne sırtındaki yüklerin, ne de yüreğindeki acıların hafifler. Unutma ki hayat sırtımızı güvenle ve rahatça dayayabileceğimiz tek yaşamdır. Ve senin hayatı yaşanır kılınmaz hale getirmeye hakkın olmadığı gibi; kendi suçunuda başkalarına yüklemeye hakkın yok! Onu bilesin.
Yazan : Melodi AKÇAY
Etiketler: çıkar çıkarcıinsanlar düşünce duygu hayat insan insanlarınçıkarları kişiselçıkarlar köşeyazısı
« Previous Entries Next Entries »