Reklam :
Reklam :
DEDE KORKUT HİKAYELERİ

Dede Korkut hikayelerinin yaratıcısı. Korkut Ata adıyla da anılan kutsal bir oğuz ozanıdır. Yaşadığı dönem ve yaşantısı hakkında kesin bilgimiz yoktur. Hikayelerinden kerametler gösteren, gaipten haber veren yarı tarih, yarı destan kahramanı, bir Türk ihtiyarı olarak tanınmaktadır. Türk Edebiyatının orta dönemindeki en güzel nesri Dede Korkut hikayeleridir. Bu hikayelere “destani hikaye” demek daha doğru olur. Bunlarda Oğuz halkını inançları, yaşantıları, tutkuları, savaşları, özellikle dil yetenekleri yer alır. Dili 14. yüzyıl Anadolu Türkçesidir.
Dede Korkut hikayeleri hiç şüphesiz Türk Edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Hikayelerin genel karakteri bunların eski bir destandan kopmuş olduğu kanısını uyandırmaktadır. Oğuzların Anadolu’ya gelirken beraberlerinde getirdikleri sözlü destan kaynakları ile yeni olayların birleşmesinden elimizdeki yazılı hikayeler doğmuştur. Bu hikayeler; dil, edebiyat, folklor, etnoloji, tarih ve etnoğrafya bakımlarından eşsiz bir nitelik taşımaktadır. Nazım’la nesir bir aradadır. Şiirli, derin, temiz bir halk Türkçesi, halk felsefesi, töresel inanışlar, çıplak doğa güzellikleri, aile bağlılıkları, çocukların eğitimi, su, ağaç, at ve kuş sevgisi, devlet büyüklerinin yüce adalet duygusu, Türk ulusunun tüm uluslara örnek olabilecek erdemleri, gözleri gönülleri doyuran bir güzellikle anlatılır. Türk kültürünün baş eserlerinden sayılır.
Dede Korkut’tan bir savaş tasviri;
“Gümbür gümbür nekkareler döğüldü; burması altın, tunç borular çalındı. Ol gün, ciğerinde olan er yiğitler belirdi. Ol gün muhannetler sapa yer gözetti. Ol gün bir kıyamet savaş oldu, meydan dolu baş oldu. Başlar kesildi top gibi. Şahbaz atlar yüğürdü, nalı düştü. Ala ala gönderler süsüldü. Kara Polat öz kılıçlar çalındı, yalmanı düştü. Üç yelekli kayın oklar atıldı, temreni düştü. Kıyametten bir gün ol gün oldu”.
“Kitab-ı Dede Korkut”; olarak bilinen bu hikayeler 12 tanedir. Bir de önsöz vardır. Önsözde Dede Korkut’un efsanevi kişiliğinden söz açılır, sonra hikayeler geçilir. Dede Korkut Hikayelerinin her biri başlı başına bir bütündür. Dede Korkut, her hikayenin sonunda ortaya çıkarak Oğuz beyleri ile boyları üzerinde kopuzla söylediği dualı destanlarla hikayeyi sona erdirir. Hikayelerde “ İçOğuz- TaşOğuz ”, “ Dirse han Oğlu Buğaç ” oğuzların iç savaşlarını “Tepegöz” “ Deli Dumrul ” doğa üstü kuvvetlerle savaşı; “ Bamsı Beyrek ”, “Kanturalı” birer aşk macerasını, diğer altı hikaye Oğuz beylerinin kuzey ve batıdaki düşmanlarla savaşlarını anlatır. Olaylar Azerbaycan, Kafkasya, kuzey ve doğu Anadolu bölgesinde, Müslüman Oğuzlarla Hıristiyan komşuları Gürcüler, Trabzon Rumları arasında geçer.
Reklam :