<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Melodi Akçay</title>
	<atom:link href="http://sohbetister.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sohbetister.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Apr 2012 13:30:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Büyük İnsanların da Günleri 24 Saattir</title>
		<link>http://sohbetister.com/buyuk-insanlarin-da-gunleri-24-saattir/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/buyuk-insanlarin-da-gunleri-24-saattir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 13:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[24]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[da]]></category>
		<category><![CDATA[Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanların]]></category>
		<category><![CDATA[Saattir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=5455</guid>
		<description><![CDATA[Büyük İnsanların da Günleri 24 Saattir &#8220;İşlerim &#231;ok. Başka hi&#231;bir şeye bakamıyorum.&#8221; Bu lafı bir kişiden daha duyarsam, b&#252;y&#252;k ihtimalle katil olacağım. Mailime iki satır bile cevap yazmayanlar &#8220;&#231;ok yoğun&#8221;; bir şey anlatmak i&#231;in s&#246;z verip haftalarca sesi &#231;ıkmayanlar &#8220;&#231;ok yoğun&#8221;; benden başka herkes ama herkes &#231;ok yoğun. &#8220;Aaa tabii; onun i&#231;in konuşmak kolay. Evde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük İnsanların da Günleri 24 Saattir
<p>&#8220;İşlerim &ccedil;ok. Başka hi&ccedil;bir şeye bakamıyorum.&#8221;</p>
<p>Bu lafı bir kişiden daha duyarsam, b&uuml;y&uuml;k ihtimalle katil olacağım. Mailime iki satır bile cevap yazmayanlar &#8220;&ccedil;ok yoğun&#8221;; bir şey anlatmak i&ccedil;in s&ouml;z verip haftalarca sesi &ccedil;ıkmayanlar &#8220;&ccedil;ok yoğun&#8221;; benden başka herkes ama herkes &ccedil;ok yoğun.</p>
<p>&#8220;Aaa tabii; onun i&ccedil;in konuşmak kolay. Evde oturup yazıyor sadece. &Ccedil;alışmaktan haberi yok.&#8221; İstesem ben de &#8220;&ccedil;ok yoğun&#8221; olabilirim. &#8220;Bug&uuml;n şunu yetiştirmem lazım; yarın şuraya gidip yazı konusu bulmam lazım, birka&ccedil; ay i&ccedil;inde romanımı bitirme planım var, sarkmaması lazım, o lazım, bu lazım&#8230;&#8221;</p>
<p>Hayatı boş vermek istedikten sonra &#8220;yoğun&#8221; olmaktan kolay mazeret yok ki. Hatta sadece yemek pişirip, alışverişe &ccedil;ıkıp, dizi izleyip yaşayarak da &#8220;yoğun&#8221; olabilirsiniz.</p>
<p>&#8220;Sinemaya gidemem ki, bug&uuml;n temizlik yapacağım.&#8221; E yapma.</p>
<p>&#8220;Ay seni arayacaktım, hep aklımdasın ama işlerden başımı kaldıramıyorum ki&#8230;&#8221;</p>
<p>K&acirc;inatın en sa&ccedil;ma ve zek&acirc; &ouml;z&uuml;rl&uuml; mazereti. Yani &#8220;kafama u&ccedil;an daire d&uuml;şt&uuml;, hastanedeydim&#8221; deseniz daha inandırıcı olur. Normalde hi&ccedil; kimse hayatının 24 saatini &ccedil;alışarak ge&ccedil;irmez. En azından yemek yemek, uyumak ve tuvalete gitmek i&ccedil;in ara vermeniz gerekir. Ve bu aralarda sevdiğiniz insanlarla en azından telefonda konuşabilirsiniz, değil mi? Ben bir insana vakit ayırmamanın mazereti olarak &#8220;&ccedil;ok &ccedil;alışıyorum&#8221;u kesinlikle kabul etmiyorum. Eğer biriyle aylarca g&ouml;r&uuml;şm&uuml;yor ve &#8220;işlerim var, ondan&#8221; diyorsanız, bunun iki anlamı vardır:</p>
<p>a) Ben aynı anda iki işi yapamam. Doğal olarak &ccedil;alışırken araya kimseyi katamam. Merdiven &ccedil;ıkarken &ccedil;iklet de &ccedil;iğneyemem. Hayatım allak bullaktır. Zaman nasıl değerlendirilir bilmiyorum.</p>
<p>b) Seninle g&ouml;r&uuml;şmek istemiyorum.</p>
<p>c) Ciddi anlamda işlerim y&uuml;z&uuml;nden g&ouml;r&uuml;şemediğimizi sanıyorum. Bu mazerete ger&ccedil;ekten inanmışım. Kimi kandırıyorum ki?</p>
<p>(Son şıkkı kabul edecek babayiğit pek bulunmaz.) Ve hi&ccedil; kimse beni birinci şıkka inandıramaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biriyle g&ouml;r&uuml;şmek isterseniz, mutlaka vakit ayırırsınız.</p>
<p>Bu aralar &uuml;st &uuml;ste birka&ccedil; kişiyle bu &#8220;&ccedil;ok &ccedil;alışıyorum da; başka bir şeye bakamıyorum&#8221; muhabbetini yaşadım; konuya o y&uuml;zden taktım. Bir insandan &ouml;rnek vereceğim. Şu an i&ccedil;in kendimi &ouml;rnek veremem &ccedil;&uuml;nk&uuml; &#8220;evde &ccedil;alışan yazar&#8221; olduğum i&ccedil;in kimsenin beni iş konusunda ciddiye aldığı yok. <br /> Neyse canım, bana ne? Ben yazıyor muyum? Yazıyorum. Paramı alıyor muyum? Alıyorum. Gerisi beni hi&ccedil; ilgilendirmiyor. Ama şunu da belirtmem gerek. &Ouml;ğrencilik hayatım boyunca hi&ccedil;bir zaman derslerin, sınavların, &ccedil;alışmaların, zevklerimin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;mesine izin vermedim. Benim i&ccedil;in okul her zaman ikinci plandaydı. Eğer &ccedil;ok sevdiğim bir film oynuyorsa, yarınki sınava &ccedil;alışmayı birka&ccedil; saat sonrasına erteledim ve filmi izledim; canım ertesi g&uuml;n&uuml; &ouml;dev yetiştirmeye oturmadan &ouml;nce gezmek istediyse &ccedil;ıkıp gezdim; ders &ccedil;alışmayı planladığım gece bir arkadaşım &#8220;haydi sinemaya gidelim&#8221; dediyse herşeyi olduğu gibi bırakıp sinemaya gittim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; benim i&ccedil;in &#8220;sevdiğim insanlar&#8221; ve &#8220;kendime vakit ayırdığım hayatım&#8221; herşeyden &ouml;nemliydi. Hayatımda hi&ccedil; kimseyi &#8220;&ccedil;alışmam gerek&#8221; diye geri &ccedil;evirmedim. Bir arkadaşa &#8220;hayır, eve gideceğim&#8221; dediysem, bu o anda eve gitmek istememden başka bir sebebe asla dayanmadı. En &ouml;nemli işin başında da olsam, bir dostum &#8220;seninle konuşmaya ihtiyacım var&#8221; dediğinde ben t&uuml;m işleri bırakırım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil;bir şey, &ccedil;evrenizdeki sevgi ve sahip olduğunuz y&uuml;reklerden daha &ouml;nemli olamaz. Hayat kısacık, acayip bir şey. Hırslarla, kıskan&ccedil;lıklarla ve eşek gibi &ccedil;alışmakla bitirilemeyecek kadar da değerli. <br /> &nbsp; <br /> Elbette boş boş oturun demiyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hayat aynı şekilde, boş boş&nbsp; oturulmayacak kadar da değerli. Ama iş dediğiniz şey, sevdiklerinizle, kendinizle, hobilerinizle ge&ccedil;ireceğiniz zamanın tamamını &ccedil;alıyorsa, inanın bunda b&uuml;y&uuml;k bir terslik vardır. Kendini &ccedil;alışmaya ciddi bir bi&ccedil;imde adayan ve sevdiklerine zaman ayıramayacak kadar işlerine g&ouml;m&uuml;lmeyi kendi &ouml;zg&uuml;r iradesiyle se&ccedil;en kişiler de var tabii. Ben b&ouml;ylelerinin asla evlenmemesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Ve bu, kesinlikle tahamm&uuml;l edebileceğim bir kişilik tarzı değil.</p>
<p>Neyse, ge&ccedil;eyim &ouml;rnek kişime: Ben ortaokul hayatım boyunca Soma&acute;da yaşadım. <br /> (Oradaki hayatım da alemdi aslında. Bir ara onu da yazayım&#8230;) Anlatacağım kişi, bir arkadaşımın babası. (Ailecek de g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yorduk; aynı apartmandaydık.) Adam her sabah en ge&ccedil; altıda işe gitmek zorundaydı. (M&uuml;hendisti galiba. Maden ocaklarına &ccedil;ıkıp oradaki işleri y&uuml;r&uuml;t&uuml;yordu.) Yani haftanın beş g&uuml;n&uuml;, ciddi anlamda &#8220;sabahın k&ouml;r&uuml;&#8221; diyebileceğiniz bir saatte işinin başında olmalıydı. Bu durumda erkenden yattığını ve hafta i&ccedil;i başka hi&ccedil;bir şeye vakit ayıramadığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n&uuml;z, değil mi? En azından benim hayatımdaki &#8220;yoğun insanlar&#8221; i&ccedil;in bu &ccedil;alışma tarzı &#8220;işe git, eve gel, yemek ye, uyu, işe git, eve gel, yemek ye, uyu&#8221; d&uuml;zenini gerektiriyor. Ve hafta sonları da &#8220;hafta i&ccedil;inin yorgunluğunu bir t&uuml;rl&uuml; atamıyorum&#8221; diye evde yatarak ge&ccedil;irilirdi. Aşırı yoğun &ccedil;alışma temposu y&uuml;z&uuml;nden bunlara laf da s&ouml;ylenmezdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &#8220;&ccedil;ok &ccedil;alışıyorum, g&ouml;rm&uuml;yor musun?&#8221; demeleriyle, her t&uuml;rl&uuml; tartışma anında biterdi. <br /> &nbsp; <br /> Peki arkadaşımın babası b&ouml;yle mi yaşıyordu? <br /> B&uuml;y&uuml;k harflerle cevap veriyorum: HAYIR, ASLA&#8230; Akşam eve d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde sosyal hayatı başlardı. Yemek bazen evde, bazen bizim de dahil olduğumuz dost topluluğuyla beraber dışarıda yenirdi. Sonra mutlaka birinin evinde toplanılır; eğlence gırla giderdi. Bu adam işinin dışındaki t&uuml;m vaktini <br /> sevdikleriyle ge&ccedil;irir ve karısına asla yalnızlık hissettirmezdi. Hemen hemen her hafta sonu mutlaka ya Dikili&acute;ye ya da Aliağa&acute;ya yemeğe giderdik. <br /> &nbsp; <br /> Asıl &ccedil;arpıcı &ouml;rneğimi daha vermedim. Haftanın her g&uuml;n&uuml; sabah altıda işte olan ve akşam hava kararınca eve gelen bu adam, (bazen cumartesileri de &ccedil;alışıyordu galiba) evlilik yıld&ouml;n&uuml;m&uuml;nde karısını Soma&acute;ya iki saat uzaklıkta olan İzmir&acute;e g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Hayır, hafta sonu değil. B&Uuml;T&Uuml;N G&Uuml;N &ccedil;alıştığı bir g&uuml;n&uuml;n akşamında eğlenmek i&ccedil;in gittiler ve gece yarısını ge&ccedil;e d&ouml;nd&uuml;ler. Ertesi g&uuml;n de bu adam tekrar sabahın k&ouml;r&uuml;nde işine gitti!!!</p>
<p> Hi&ccedil; kimse bana hi&ccedil;bir şey i&ccedil;in &#8220;&ccedil;ok meşgul&uuml;m, &ccedil;ok yoğunum, vaktim yok da ondan&#8221; gibi bir mazeret sunmasın. Ben inanmıyorum. Eğer biri beni aramıyorsa, aramak istemediği i&ccedil;indir. Eğer benimle g&ouml;r&uuml;şm&uuml;yorsa, g&ouml;r&uuml;şmek istemediği i&ccedil;indir. Ben başka Hİ&Ccedil;BİR mazereti kabul etmiyorum. Son &ouml;rneğimin ardından bu yazıyı bitirebilirdim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;ekten başka hi&ccedil;bir lafa gerek yok. Vakit ayırmak istersen, istediğin herşeye ve herkese vakit ayırabilirsin. Ama m&uuml;saadenizle ben bu konuyla ilgili s&ouml;ylenmiş ve ger&ccedil;ekten &ccedil;ok hoşuma giden s&ouml;zlerden de bir demet sunmak istiyorum. Bunları herkesin &ccedil;er&ccedil;eveleterek duvarına asması gerek. &#8220;İşim var, vaktim yok&#8221; diye sa&ccedil;malamaya ve daha da korkuncu bu sa&ccedil;malığa kendimiz de inanmaya başlarsak acilen okuyup kendimize geliriz:</p>
<p>- İşinizin &ccedil;ok &ouml;nemli olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız, bu sinirlerinizin ciddi bi&ccedil;imde bozulduğunun en a&ccedil;ık g&ouml;stergesidir. (Bertrand Russell)</p>
<p>-İşini her şeyden &ouml;nemli sayarak g&uuml;nde sekiz saat &ccedil;alışan, sonunda &ccedil;alıştığı yerin başına ge&ccedil;er ve g&uuml;nde aynı hızla yirmi d&ouml;rt saat &ccedil;alışmaya mahkum olur (Robert Frost)</p>
<p>-Mutluluğun form&uuml;l&uuml;, gerektiğinde &ouml;nemsiz şeylerle meşgul olabilmektedir. (Edward Newton)</p>
<p>-Bitap bırakan g&uuml;nl&uuml;k yaşam, ancak bir aptalın karşılaşabileceği bir hayat krizidir. (Anton &Ccedil;ehov)</p>
<p>-Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir.(L.P.Smith)</p>
<p>-Kalitenizin &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır. Medeniyetlerin kalitesi de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r. (Irwin Edman)</p>
<p>-Babam bana &ccedil;alışmayı, fakat işin esiri olmamayı &ouml;ğretti. Şimdi okumanın, hikaye anlatmanın, şakalaşmanın, konuşmanın ve g&uuml;lmenin iş kadar; hatta ondan da &ouml;nemli olduğunu biliyorum. (Abraham Lincoln)</p>
<p>-Boş zamanı iyi değerlendirmek, &ccedil;ok ciddi bir sorumluluktur. (William Russell)</p>
<p>VE BENİM FAVORİM:</p>
<p>&#8220;Yeterli zamanım yok deme. B&uuml;y&uuml;k insanların da g&uuml;nleri 24 saattir&#8230;&#8221;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>CAN D&Uuml;NDAR</p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/buyuk-insanlarin-da-gunleri-24-saattir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Yüce Milletim</title>
		<link>http://sohbetister.com/benim-yuce-milletim/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/benim-yuce-milletim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 12:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[Milletim]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=5147</guid>
		<description><![CDATA[Benim Yüce Milletim Şarkıyı İndirmek İ&#231;in BURAYA Tıklayın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Benim Yüce Milletim
<p>
<object classid="clsid:6bf52a52-394a-11d3-b153-00c04f79faa6" width="468" height="60"><param name="src" value="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3" /><param name="url" value="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3" /><embed type="application/x-mplayer2" width="468" height="60" src="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3" url="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3"></embed></object>
</p>
<p>Şarkıyı İndirmek İ&ccedil;in <a href="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3" target="_blank"><strong>BURAYA </strong></a>Tıklayın</p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/benim-yuce-milletim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/sarkilar/benim_yuce_milletim.mp3" length="103" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Vakıf haftası hakkında genel bilgi</title>
		<link>http://sohbetister.com/vakif-haftasi-hakkinda-genel-bilgi/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/vakif-haftasi-hakkinda-genel-bilgi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 11:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Vakıf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=6358</guid>
		<description><![CDATA[Vakıf haftası hakkında genel bilgiBir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere ? Vakıf? denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin geleceğe taşınması ve yaşatılması vakıfların görevi arasındadır. İnsanlar arasında sosyal dayanışmanın sağlanması, yardımlaşmak, birbirine destek olmak, acı ve mutlu günleri paylaşmak, sevgi ve saygı tohumlarını atabilmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vakıf haftası hakkında genel bilgi<br /><span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;">Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere ? Vakıf? denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin geleceğe taşınması ve yaşatılması vakıfların görevi arasındadır. <br /> İnsanlar arasında sosyal dayanışmanın sağlanması, yardımlaşmak, birbirine destek olmak, acı ve mutlu günleri paylaşmak, sevgi ve saygı tohumlarını atabilmek için fertler arasındaki ilişkilerin iyi olması gerekir. <br /> Vakfın tarihçesi çok eskilere dayanır. Dinimiz yardımlaşmayı ve ihtiyacı olanlara destek olmayı dini temeli saymıştır. Vakıflar Osmanlılar zamanında daha da yaygınlaşmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra da etkinliğini aynı ölçüde sürdürmüştür. 5 Haziran 1935?te çıkan bir kanunla ?Vakıflar Genel Müdürlüğü? kuruldu. Ülkemizdeki vakıfların hepsinin yönetimi, bu teşkilata verildi. <br /> Vakıflar eğitime, öğretime, belediyelere, sağlık işlerine, yoksullara hizmet ederler. Vakıf tarafından yardım alan kişilerin adları, kurum tarafından açıklanmaz. <br /> Ülkemizin sosyal, ekonomik, kültürel ve yurt savunmasında vakıfların yardımlar büyüktür. Bu kadar güzel bir hizmetin sürekliliğini sağlamak hepimizin görevidir. Vakıflara yardım ederek gelirlerini çoğaltmak ve çalışmalarını desteklememiz gerekir. <br /> Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. <br /> 1.        Dini hizmetler <br /> 2.        Sağlık hizmetleri <br /> 3.        Eğitim ve öğretim hizmetleri <br /> 4.        Aş evi hizmetleri <br /> 5.        Sosyal hizmetler <br /> 6.        Sanat ve kültür hizmetleri. <br /> 7.        Para yardımı <br /> 8.        Milli savunma hizmetleri <br /> 9.        İktisadi hizmetler. <br /> 10.     Ulaştırma hizmeti <br /> 11.     Spor hizmetleri <br /> İnsanlardaki yardım duygusunu geliştirmek, dayanışmanın önemini anlatmak ve insanların gönül zenginliğine ulaşmasına yardımcı olmak amacı ile 1985 yılından beri 3 ? 9 Aralık tarihleri arasında ?Vakıf Haftası? kutlanmaktadır. </span></p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/vakif-haftasi-hakkinda-genel-bilgi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Yazın Tarihi (HALİD ZİYA UŞAKLIGİL)</title>
		<link>http://sohbetister.com/bir-yazin-tarihi-halid-ziya-usakligil/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/bir-yazin-tarihi-halid-ziya-usakligil/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 09:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[HALİD]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[UŞAKLIGİL)]]></category>
		<category><![CDATA[Yazın]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=5526</guid>
		<description><![CDATA[Bir Yazın Tarihi (HALİD ZİYA UŞAKLIGİL) 1.KİTABIN KONUSU: D&#246;rt&#160; yıldan beri taşrada m&#252;hendislik yapan bir gencin yaz tatilini ge&#231;irmek &#252;zere&#160; İstanbul?a akrabasının yanına gelmesiyle orada bulunan bir&#160; gen&#231; kıza aşık olması. &#160; &#160;2.KİTABIN &#214;ZETİ Hasan , &#252;niversiteden mezun olduktan sonra taşrada g&#246;rev yapmaya gitmiştir . D&#246;rt yıl &#160;taşrada m&#252;hendis olarak &#231;alıştıktan sonra , bu denli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Yazın Tarihi (HALİD ZİYA UŞAKLIGİL)<br />
<h1><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">1.KİTABIN KONUSU:</span></span></strong><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"> D&ouml;rt<span>&nbsp; </span>yıldan beri taşrada m&uuml;hendislik yapan bir gencin yaz tatilini ge&ccedil;irmek &uuml;zere<span>&nbsp; </span>İstanbul?a akrabasının yanına gelmesiyle orada bulunan bir<span>&nbsp; </span>gen&ccedil; kıza aşık olması.</span></h1>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;</span>2.<span style="text-decoration: underline;">KİTABIN &Ouml;ZETİ</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Hasan , &uuml;niversiteden mezun olduktan sonra taşrada g&ouml;rev yapmaya gitmiştir . D&ouml;rt yıl <span style="text-decoration: underline;"><span>&nbsp;</span></span>taşrada m&uuml;hendis olarak &ccedil;alıştıktan sonra , bu denli &ccedil;alışmanın verdiği yorgunlukla İstanbul ?daki<span>&nbsp; </span>uzun zamandır<span>&nbsp; </span>g&ouml;rmediği akrabasının evine gitmeye karar verir .<span>&nbsp; </span>Akrabasının evine gittiğinde karşılaştığı<span>&nbsp; </span>manzara ile bir anlamda şok olur. Evde beş tane gen&ccedil; kızla karşılaşır. Bunların ikisi akrabasının kızı diğerleride uzaktan akrabalarıdı. Onları en son &uuml;niversiteden sonra g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. Sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;klerini hatırlıyordu. Şimdiyse hepsi birer gen&ccedil; kız olmuştu. Bu gen&ccedil; kızların isimleri Nevin, G&uuml;zin,Aliye,Samiye,Meliha?dır. Bu kızların hepsininde huyları ve g&ouml;r&uuml;n&uuml;şleri farklıdır. Hasan eve geldikten sonra hepsi ona karşı yabancılık duymadan odasını hazırlamasına yardımcı olurlar . Hasan ?ın<span>&nbsp; </span>g&ouml;z&uuml;ne evde ilk<span>&nbsp; </span>takılan şey b&uuml;t&uuml;n kızların neşe i&ccedil;inde cıvıl cıvıl olmalarına rağmen Meliha?nın &ccedil;ok sessiz ve suratında s&uuml;rekli bir ağlama ifadesinin bulunmasıydı.Meliha?nın suratı<span>&nbsp; </span>her zaman solgun ve mutsuzdu.Meliha kızların en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; olmasına rağmen sanki onların en k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;ym&uuml;ş<span>&nbsp; </span>gibi duruyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Hasan<span>&nbsp; </span>tatilini uzattık&ccedil;a kızlarla<span>&nbsp; </span>muhabbeti iyice geliştirir<span>&nbsp; </span>ve kendini &ccedil;ok farklı hissetmeye başlar . Kendini aşık hisseder fakat hangisine olduğuna karar veremez. Hasan iyice kendini &ccedil;ok zor durumda hissetmeye başlamıştır, ne yapacağını tam olarak bilememektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Bazen kızların gece eğlencelerene katılmaktadır. Bu gecelerde<span>&nbsp; </span>bazı kızlar &ccedil;almakta bazıları ise s&ouml;ylemektedir. Hasan?ın ilgisini ise Meliha?nın &ccedil;aldığı ud &ccedil;ekmiştir. Ger&ccedil;ekten de Hasan ud m&uuml;ziğinden &ccedil;ok hoşlanıyordu.Meliha?nın da bu eğlencelere katılmasına &ccedil;ok sevinmiştir.Fakat Meliha hi&ccedil; de mutlu g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yordu.Bu durum ise Hasan?ı &ccedil;ok &uuml;z&uuml;yordu. Hasan s&uuml;rekli olarak Meliha ile konuşmaya &ccedil;alışsada Meliha Hasan ?dan s&uuml;rekli ka&ccedil;maktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span style="text-decoration: none;">&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="MsoBodyTextIndent2"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Hasan sonunda bu kızlardan kime aşık olduğunu bulur. Bu kız Meliha?dır. Artık onu s&uuml;rekli olarak g&ouml;z hapsinde bulundurur . Fakat Meliha o sararmış , ağlamaklı suratı ile Hasan?dan s&uuml;rekli olarak ka&ccedil;ar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span style="text-decoration: none;">&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Bir gece kızlar<span>&nbsp; </span>Meliha ?nın hasta olduğunu s&ouml;ylerler. Hasan koşarak Meliha?nın<span>&nbsp; </span>odasına &ccedil;ıkar. Meliha her zaman ki<span>&nbsp; </span>gibi solgun haliyle, yatakta yatmaktadır.Hasan bir an cesaretlenerek ona ?seni seviyorum? der. Meliha bundan hoşnut olmasına rağmen onu mutlu edemem, hastayım d&uuml;ş&uuml;ncesi ile evden bir an &ouml;nce gitmesini rica eder. Hasan<span>&nbsp; </span>da bu ricayı kırmayarak ,</span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"> </span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">kalbinde derin bir yara ile evi terk eder</span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"> .</span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">3.KİTABIN ANA FİKRİ: </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify; text-indent: 18pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Karşımıza<span>&nbsp; </span>&ccedil;ıkan her kişiyi sevgili olarak algılamamalıyız. Ger&ccedil;ek sevgiyi<span>&nbsp; </span>doğru kişide ve doğru zamanda bulmak i&ccedil;in beklemeliyiz.</span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span style="text-decoration: none;">&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">4.KİTABTAKİ OLAYLARIN VE SAHIŞLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">.</span><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Hasan</span></em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp; </span>:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Yirmi beş yaşlarında ,&uuml;niversite mezunu bir m&uuml;hendistir. Duygulu, i&ccedil;ine kapanık<span>&nbsp; </span>fakat gerektiğinde &ccedil;ok iyi ilişkiler kurabilen birisidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp; </span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">G&uuml;zin<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;</span>: </span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Sarı sa&ccedil;lı , ela g&ouml;zl&uuml; , sinirli ve huysuz bir kızdır</span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Nevin</span></em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>:<span>&nbsp; </span></span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Kumral ,ela g&ouml;zl&uuml;<span>&nbsp;&nbsp; </span>ve hır&ccedil;ın birisidir</span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Aliye<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">: </span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">İnce uzun boylu , iyi huylu<span>&nbsp; </span>birisidir</span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Samiye</span></em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>: </span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Kısa , biraz<span>&nbsp; </span>şişman bir kızdır</span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 18pt; text-align: justify;"><em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Meliha<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></em><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"> Uzun boylu ,iyi huylu bir kızdır.</span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ G&Ouml;R&Uuml;ŞLER: </span></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent: 36pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Kitap g&uuml;zel bir aşk hikayesi anlatmaktadır. Aşkı kitaplarda okumak isteyen herkese tavsiye ederim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</span></span><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoBodyText" style="text-indent: 36pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">1867?de İstanbul ?da doğdu. Mahalle<span>&nbsp; </span>mektebinden sonra Fatih R&uuml;ştiyesi?ne gitti. T&uuml;ccar olan babasının işleri bozulması &uuml;zerine ,1879? da İzmir?e yerleştiler.<span>&nbsp; </span>Halid Ziya burada fransızca &ouml;ğrendi . Fransızcadan &ccedil;eviriler yaptı. 1884?te Nevruz dergisini ,1886? da Hizmet dergisini &ccedil;ıkarttı . İlk romanlarını bu dergilerde yayımladı. </span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
<p><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>1896?da Edebiyat-I Cedide topluluğuna katılarak Servet-i<span>&nbsp; </span>F&uuml;nun dergisinde kendine geniş &uuml;n sağlayan romanlarını yayımladı. Halid Ziya Edebiyat-ı Cedide ?nin sanat anlayışı doğrultusunda<span>&nbsp; </span>yeni bir dil<span>&nbsp; </span>&uuml;retmek i&ccedil;in &ccedil;aba g&ouml;stermiştir. Osmanlıca da bile kullanılmayan Fars&ccedil;a ve Arap&ccedil;a kelimeler bularak T&uuml;rk&ccedil;e ?de olmayan kurallarla tamlama yaparak konuşulan<span>&nbsp; </span>dilden &ccedil;ok ayrı , s&uuml;sl&uuml; yapay bir dil oluşturmuştur. Daha sonraki yıllarda<span>&nbsp; </span>dilini yalınlaştırma gereği duymuştur. Uşaklıgil<span>&nbsp; </span>batılı manadaki T&uuml;rk romanının &ouml;nc&uuml;s&uuml; olmuştur.1945?te İstanbul? da &ouml;ld&uuml;.</span></p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/bir-yazin-tarihi-halid-ziya-usakligil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vadideki Nine</title>
		<link>http://sohbetister.com/vadideki-nine/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/vadideki-nine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 08:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[Nine]]></category>
		<category><![CDATA[Vadideki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=5076</guid>
		<description><![CDATA[Vadideki Nine Su akar gider denize kavuşur. Ay g&#252;neşi kovalar gece olur. Masal &#252;lkesinde bir telaştır başlar: Padişah kızının bu geceki masalı hazır mıdır? Aynacık nerede? Hadi acele edin. Uyku krallığı bizden &#246;nce davranırsa g&#252;c&#252;m&#252;z&#252; yitiririz. Ve sevgili aynacık son anda nefes nefese bir masal ile gelir: Kusurumuza bakmayın prensesim. Ceylanları bir araya getirmek zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vadideki Nine
<p>Su akar gider denize kavuşur. Ay g&uuml;neşi kovalar gece olur. Masal &uuml;lkesinde bir telaştır başlar: Padişah kızının bu geceki masalı hazır mıdır? Aynacık nerede? Hadi acele edin. Uyku krallığı bizden &ouml;nce davranırsa g&uuml;c&uuml;m&uuml;z&uuml; yitiririz. Ve sevgili aynacık son anda nefes nefese bir masal ile gelir: Kusurumuza bakmayın prensesim. Ceylanları bir araya getirmek zaman aldı? Adı belki de hi&ccedil; duyulmamış &uuml;lkenin birinde, bir delikanlı annesiyle beraber yaşarmış. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir dağ k&ouml;y&uuml;nde, minicik evlerinde g&uuml;zel g&uuml;nler ve g&uuml;zel geceler ge&ccedil;irirlermiş. Sofralarından bereket, y&uuml;zlerinden tebess&uuml;m hi&ccedil; eksik olmazmış. Babalarını &ccedil;ok &ccedil;ok eskiden, delikanlı hen&uuml;z bir bebekken kaybetmişler. İşte o zaman anne-oğul yalnız kalmışlar. &Uuml;z&uuml;lm&uuml;şler, ağlamışlar; fakat yapabilecekleri bir şey yokmuş. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir bah&ccedil;eleri varmış minik evlerinin &ouml;n&uuml;nde. Onu ekip-dikerle, onun sayesinde karınlarını doyururlarmış. Ne az diye yakınırlarmış, ne de daha &ccedil;ok olsun diye aranırlarmış. Aradan yıllar ge&ccedil;miş. &Ccedil;ocuk, fidan gibi boy atmış, delikanlı olmuş. Fakat yıllar annesinin g&uuml;c&uuml;n&uuml; azaltıyormuş gitgide. Artık eskisi gibi bah&ccedil;eye gidip &ccedil;alışamıyormuş. Sa&ccedil;larına aklar d&uuml;şm&uuml;ş. Dizlerinde derman kalmamış. Delikanlı da zaten onun yorulmasını hi&ccedil; istemiyormuş. Bah&ccedil;enin ekimini tek başına yapmaya başlamış. Dağa da &ccedil;ıkıyormuş arada bir, odun kesmek i&ccedil;in. Bu odunları eve getirir, soğuk g&uuml;nlerden onlarla ısınırlarmış. Artan odunları da şehirde satarlar &uuml;&ccedil;-beş kuruş kazanırlarmış. Delikanlının annesi artık iyice yaşlanmış. G&uuml;zel mi g&uuml;zel, şirin mi şirin bir nine olmuş. Tatlı dilli, hoşsohbet bir ninecik? Komşuları onu pek severlermiş. &Uuml;z&uuml;lmesine hi&ccedil; dayanamazlarmış. Delikanlı da istemezmiş tabi&icirc; annesinin &uuml;z&uuml;lmesini. Ninecik yemek pişiremiyor, evi temizleyemiyormuş artık. Devamlı yalvarıyormuş: &#8211; Bir tek oğlum var. Onun mutlu olmasını isterim. Ne olur, onun gibi iyi bir gelin ver bana. Bu evin neşesi eksilmesin. G&uuml;zel ninecik b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nmeye devam ederken birg&uuml;n oğlunu yanı başına &ccedil;ağırmış. D&uuml;ş&uuml;ncesini s&ouml;ylemiş ona: Ey oğul, ben hi&ccedil;bir iş yapamaz oldum. İhtiya&ccedil;larımızı karşılayamayacak kadar yaşlandım. İsterim ki bir gelin gelsin, evimize &ccedil;eki-d&uuml;zen versin. Sen ne dersin oğul? Delikanlı annesinin s&ouml;ylediklerini bir g&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş, iki g&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş? Sonun da onun da bakıma ihtiyacı olduğuna karar vermiş. Sonra da; &#8211; Anneciğim sen nasıl istersen &ouml;yle olsun, demiş. B&ouml;ylece iyi kalpli, tatlı dilli, g&uuml;ler y&uuml;zl&uuml; bir gelin adayı aramaya başlamışlar. Ninecik hanım hanımcık olsun istiyormuş. &Ccedil;ok ge&ccedil;meden evin i&ccedil;inde &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bir kişi gezinir olmuş bile. Delikanlıyı evlendirmişler. Gelin hanım da artık o evin bir par&ccedil;ası olmuş &ccedil;ıkmış. &Ouml;nce &ouml;yle g&uuml;zel ge&ccedil;iyormuş ki g&uuml;nleri. G&uuml;l&uuml;yor, eğleniyorlarmış hep beraber. Sabah, oğul ile gelin bah&ccedil;eye &ccedil;eki-d&uuml;zen veriyorlarmış. Sonra delikanlı odun kesmeye dağa gidiyormuş. Annesi ile eşi kendisini beklediklerinden işini bitirir bitirmez evin yolunu tutuyormuş. Ne zaman g&uuml;neş kızarmaya başlasa, her şeyini toplayıp d&uuml;ş&uuml;yormuş yollara. G&uuml;nler haftaları, haftalar ayları kovalamış. Mevsimler bir bir değişmiş. O eski g&uuml;zel g&uuml;nler yavaş yavaş kaybolmaya başlamış. Artık bağrışmalar d&ouml;k&uuml;l&uuml;yormuş evin pencerelerinden dışarıya. Zavallı ninecik bu tartışmalara engel olabilecek hi&ccedil;bir şey yapamıyormuş. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tartışmanın sebebi kendisiymiş. Gelin, sabah-akşam s&ouml;ylenir olmuş: &#8211; Annene bakmak zorunda değiliz. Onu bu evden g&ouml;t&uuml;r. Gitsin yanımızdan. Mutluluğumuza engel oluyor. İstemiyorum onu. Delikanlı sabırla; &#8211; Nereye gidecek? Onun benden başka kimsesi yok ki, diyormuş. Hem neden gitsin? O, bizim annemiz. O, bizim en sevdiğimiz olmalı bu d&uuml;nyada. Bir k&ouml;şede oturmaktan başka hi&ccedil;bir şey yapmıyor. Neden onu istemiyorsun? &Ouml;n&uuml;ne yemek koymasan, g&uuml;nlerce a&ccedil; kalabilir. Senden bir lokma istemez. Hi&ccedil; şikayet etmez. Nedir ondan alıp-veremediğin. Zaten yapabilecek g&uuml;c&uuml; olsa ne senden bekler yardım, ne de benden. Ama b&uuml;t&uuml;n bu s&ouml;zlere rağmen gelin hanım, ısrarla ninenin gitmesini istiyormuş. Delikanlı bir gece annesinin yanına varmış. Bir bir s&ouml;ylemiş her şeyi: &#8211; Anneciğim, beni affet. Karım senin bu evden gitmeni istiyor. Benim de artık ona g&uuml;c&uuml;m yetmiyor. Ninecik kısık bir sesle; &#8211; Biliyorum evladım, demiş. Her şey den haberim var. Sen hi&ccedil; &uuml;z&uuml;lme. Beni buradan &ccedil;oook uzaklara g&ouml;t&uuml;r ve bırak. Ben başımın &ccedil;aresine bakarım. Beni bir koruyan &ccedil;ıkar. Delikanlı &ccedil;ok sevdiği annesinden ayrılmayı hi&ccedil; istemiyormuş, fakat karısının s&ouml;zlerini duymaktan da bıkmış. Bu y&uuml;zden bir g&uuml;n sabahın aydınlığı ortaya &ccedil;ıkmadan, horozlar yeni yeni uyanıyorken annesinin koluna girmiş ve birlikte ağır ağır y&uuml;r&uuml;meye başlamışlar. Evden belki on, belki yirmi kilometre, belki de daha fazla uzaklaşmışlar. Bir vadiye gelmişler. Akşam olmak &uuml;zereymiş. Delikanlı annesine; &#8211; Anneciğim, seni getirebileceğim tek yer burası, demiş. Beni affet. Ninecik y&uuml;z&uuml;nde minik bir tebess&uuml;mle oğlunu uğurlamış: &#8211; G&uuml;le g&uuml;le evladım. Dertler sizden uzak olsun. Hep mutlu olun inşallah. Hadi yolun a&ccedil;ık, y&uuml;reğin ferah olsun. Delikanlı, annesini akşam vakti o vadide bırakmış evine d&ouml;nm&uuml;ş. G&uuml;nler ge&ccedil;miş &uuml;zerinden. Fakat i&ccedil;i bir t&uuml;rl&uuml; rahat etmiyormuş. Aklına k&ouml;t&uuml; k&ouml;t&uuml; şeyler geliyormuş, uykularından korkuyla uyanıyormuş: &#8211; Kim bilir orada ne b&uuml;y&uuml;k kurtlar, vahşi hayvanlar vardır. Annemi belki de parampar&ccedil;a etmişlerdir. Karısına da s&ouml;yleniyormuş: &#8211; Yarın annemi bıraktığım yere gittiğimde, onu bulamayacağımdan eminim. İstediğin oldu işte. Bunun i&ccedil;in mutlusundur. Ama ben annemi kendi ellerimle &ouml;ld&uuml;rd&uuml;m. Bunu nasıl yapabildim, nasıl senin s&ouml;zlerinle annemi dağ başına attım! Karısı ise bu s&ouml;zleri hiiii&ccedil; mi hi&ccedil; umursamıyor, duymazlıktan geliyormuş. Onun bu h&acirc;lini g&ouml;ren delikanlı daha bir &ouml;fkeleniyor, daha bir kendisine kızıyormuş. Ertesi sabah, delikanlı koşa koşa vadiye gitmiş. Bir yandan da kendi kendine; &#8211; Hi&ccedil; olmazsa annemin kemiklerini toplayıp toprağa g&ouml;meyim, diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yormuş. Fakat delikanlı vadiye vardığında g&ouml;zlerine inanamamış. O da nesi. Bu vadi sanki o vadi değil. Cennetten bir k&ouml;şe olup &ccedil;ıkmış. Kurtlar yerine her yanda g&uuml;zel g&ouml;zl&uuml; ceylanlar geziniyormuş. Annesinin &ccedil;evresinde dolaşıyorlar, onun dizlerinde uyuyorlarmış. Delikanlı heyecanla annesinin yanına koşmuş: &#8211; Anne! Anne, ş&uuml;k&uuml;rler olsun ki yaşıyorsun. H&acirc;l&acirc; buradasın! G&uuml;zel ninecik g&uuml;ler y&uuml;zle karşılamış oğlunu. Sevgiyle kucaklaşmışlar. Delikanlı merakla sormuş olanları. Ninecik de anlatmış: &#8211; Sen gittikten sonra bol bol dua ettim. Sonra bu g&uuml;zel hayvanlar geldi buraya. Beni hi&ccedil; yalnız bırakmadılar. Bana yiyecek getiriyorlar. Var git yoluna oğul, ben burada rahatım. Merak da etme. Delikanlı, annesi her ağzını a&ccedil;tığında daha &ccedil;ok hayrete d&uuml;ş&uuml;yormuş. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; annesi konuşurken ağzından &ccedil;il &ccedil;il altın sa&ccedil;ılıyormuş yerlere. G&uuml;zel y&uuml;z&uuml;nde g&uuml;ller a&ccedil;mış sanki. Her taraf mis gibi kokuyormuş. G&ouml;zlerine inanamamış. Biraz daha oturmuş annesinin yanında. Sonra d&uuml;ş&uuml;nceli d&uuml;ş&uuml;nceli yola koyulmuş. İ&ccedil;i rahat, sevin&ccedil;le d&ouml;nm&uuml;ş evine. Haberi karısına vermek i&ccedil;in sabırsızlanıyormuş. Nihayet karısı b&uuml;t&uuml;n olanları &ouml;ğrenince &ccedil;ıldırmış: &#8211; Ne! Olamaz! &Ccedil;abuk benim de annemi o vadiye g&ouml;t&uuml;r. Mutlaka o vadinin sihirli g&uuml;&ccedil;leri vardır. Benim de annemin ağzından &ccedil;il &ccedil;il altın d&ouml;k&uuml;l&uuml;r. Ne &ccedil;ok zengin olacağım, d&uuml;ş&uuml;nsene. &Ccedil;abuk ol! Ne duruyorsun daha? Delikanlı annesinin ağzından d&ouml;k&uuml;len altınlara şaşırmaktan vazge&ccedil;ip karısının bu halini hayretle seyretmeye koyulmuş. Ama diyecek s&ouml;z bulamamış. Neler olacağını merak ederek karısının annesini de almış o vadiye g&ouml;t&uuml;rm&uuml;ş. Vadiye bıraktıktan sonra evine d&ouml;nm&uuml;ş. Ertesi sabah sabırsızlıkla karısı onu vadiye g&ouml;ndermiş: &#8211; Şu keseleri de yanına al. Altınları doldur i&ccedil;ine. Hi&ccedil; oyalanmadan geri gel. Altınlarıma bir &acirc;n &ouml;nce kavuşmak istiyorum. Kim bilir ne kadar &ccedil;ok olmuşlardır. K&ouml;şklerde yaşayacağım artık. Muhteşem bir şey bu. Hizmet&ccedil;ilerim olacak. Şu evin i&ccedil;inde yaşlanıp gitmekten kurtulacağım. Zengin olacağım, zengin! Karısı b&ouml;yle hay&acirc;l kura dursun, delikanlı vadiye doğru yola &ccedil;ıkmış. Fakat vadiye vardığında g&ouml;rd&uuml;kleri onu &ccedil;ok korkutmuş. Vadi, o vadi değil sanki. Ceylanlar gitmiş yerine dev kurtlar gelmiş. &Uuml;zg&uuml;n bir şekilde eve d&ouml;nm&uuml;ş delikanlı. Karısına b&uuml;t&uuml;n g&ouml;rd&uuml;klerini anlatmış: &#8211; Annen &ouml;lm&uuml;ş. Kurtlar onu parampar&ccedil;a etmiş. Bulduğum par&ccedil;aları toprağa g&ouml;md&uuml;m. Annemi g&ouml;rmedim. Orada değildi. Ceylanlar onu alıp kim bilir nereye g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Karısı hi&ccedil;bir şey s&ouml;yleyememiş. Susmuş? susmuş? g&uuml;nlerce, aylarca tek kelime etmemiş. Ve bir daha da hiii&ccedil; konuşmamış</p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/vadideki-nine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anı Yaşamanın Önemi</title>
		<link>http://sohbetister.com/ani-yasamanin-onemi/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/ani-yasamanin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 07:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[Anka]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşamanın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=4998</guid>
		<description><![CDATA[Anı Yaşamanın Önemi Bilge bir insan son anlarını yaşadığı hasta yatağında yatarken, &#246;ğrencileri etrafına toplanmış, bir isteğinin olup olmadığını sorduklarında, t&#252;m &#246;ğrencileri hayretler i&#231;inde bırakan şu cevabı vermiş: -Bana bir tabak pasta getirir misiniz? Pasta getirilir, pastayı yer ve &#246;ğrenciler bilge insanın ağzından &#231;ıkacak son mesajı beklerken, o; &#8211; Pastanın tadı &#231;ok nefisti, der ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anı Yaşamanın Önemi
<p><span style="font-size: 8pt; color: #393939; font-family: verdana,geneva;">Bilge bir insan son anlarını yaşadığı hasta yatağında yatarken, &ouml;ğrencileri etrafına toplanmış, bir isteğinin olup olmadığını sorduklarında, t&uuml;m &ouml;ğrencileri hayretler i&ccedil;inde bırakan şu cevabı vermiş: <br /> -Bana bir tabak pasta getirir misiniz? Pasta getirilir, pastayı yer ve &ouml;ğrenciler bilge insanın ağzından &ccedil;ıkacak son mesajı beklerken, o;<br /> &#8211; Pastanın tadı &ccedil;ok nefisti, der ve g&ouml;zlerini yumar. &Ouml;ğrenciler, buna hi&ccedil;bir anlam veremezler&#8230; Durumu bir başka bilge insana aktardıklarında o, şu a&ccedil;ıklamayı yapmış: Aslında hocanız size muhteşem bir mesaj iletmiştir. O da, dikkatinizi yaşadığınız ana &ccedil;ekmek. Ne ge&ccedil;mişin acılarına, ne de geleceğin kaygılarına yoğunlaşmadan yaşadığınız anın tadını &ccedil;ıkarmaya, yediğiniz pastanın zevkini &ccedil;ıkarmaya dikkatinizi &ccedil;ekmiştir, der.<br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir&ccedil;ok insan ge&ccedil;mişte yaşadıklarının veya gelecekte yaşayacaklarının arasında gidip gelmekten bug&uuml;n&uuml; yaşayamazlar. Tedirgindirler, aceleci olurlar, panik halini yaşarlar, bir koltuğa iki karpuzu almaya &ccedil;alışırlar. Zamanlarını verimli kullanamazlar. Bu halleri, beyin h&uuml;crelerini tahrip etmeye kadar g&ouml;t&uuml;r&uuml;r. <br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hatta bu insanlar, &#8220;Bir olayın k&ouml;t&uuml; y&ouml;nlerini d&uuml;ş&uuml;n, iyi olunca sevinirsin&#8221; gibi bir felsefeyi de benimsemiş durumdadırlar. Yaptıkları hatalar, yaşadıkları başarısızlıklar, g&ouml;sterdikleri beceriksizlikler, &uuml;z&uuml;nt&uuml;ler onları &ouml;ylesine meşgul eder ki, &#8220;Ben aslında daha &ouml;nce de pek başarılı olamadım&#8221; gibi ge&ccedil;mişte yaşadıklarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p dururken zaman akıp gider ve bug&uuml;n&uuml; değerlendiremezler. <br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Zamanın verimli bir şekilde kullanılamamasından dolayı da başarısızlık doğal bir sonu&ccedil; olacağından &#8220;Ben biliyordum b&ouml;yle olacağını &#8221; diyerek kehanette bulunurlar. Oysa insan &#8220;Ne ekerse onu bi&ccedil;er.&#8221;<br /> Ancak bunda &ouml;ylesine aşırıya ka&ccedil;mışlardır ki, geleceğin olumsuz sonu&ccedil;larını daha şimdiden yaşamaya başlamışlardır bile. Ama nedense korktukları hep başlarına gelir. Temel?in muz fıkrası &ouml;rneğinde olduğu gibi. Temel bir g&uuml;n yolda y&uuml;r&uuml;rken muz kabuğuna basıp d&uuml;şm&uuml;ş; birka&ccedil; g&uuml;n sonra yine aynı yolda on metre ilerisinde bir muz kabuğunu g&ouml;r&uuml;nce &#8220;Hay Allah, yine d&uuml;şeceğim&#8230;&#8221; demesi gibi. Sınava hazırlanan &ouml;ğrencilerin de &#8220;Başarılı olamazsam&#8230;&#8221; diye olumsuz d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p, bu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerinin ger&ccedil;ekleşmesi gibi.<br /> İşte bu durumdaki &ouml;ğrenciler, sınava hazırlanırken b&uuml;t&uuml;n g&uuml;&ccedil;lerini kullanırlar. Belki &ccedil;ok &ccedil;alışırlar, belki de &ccedil;alışmayı &ccedil;ok isterler. Ancak akıllarından ge&ccedil;en &#8220;Ya kazanamazsam&#8230;&#8221; d&uuml;ş&uuml;ncesi onların t&uuml;m umutlarını kırar.&#8221;Zaten kazanamayacağım&#8221; d&uuml;ş&uuml;ncesine o kadar inanırlar ki &ccedil;alışma konusunda isteksizleşebilir, hatta baştan pes edebilirler.<br /> T&uuml;m bunların sonunda, bu &ouml;ğrenciler ve bu insanlar potansiyellerinin &ccedil;ok altında başarı g&ouml;sterirler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; var olan potansiyellerini kullanma fırsatını bulamazlar.<br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ge&ccedil;mişi yeniden yaşayamayız. Gelecek &ccedil;ok uzakta, onu g&ouml;remeyiz. Eğer geleceği değiştirmek istiyorsanız bug&uuml;n&uuml; değerlendirin ve değişimi hayallerinizde değil &#8220;bug&uuml;nde&#8221; ger&ccedil;ekleştirin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ancak &#8220;bug&uuml;n&#8221; denetimimiz altındadır ve bizler sadece denetimimizde olan şeyleri değiştirebiliriz.<br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ne ge&ccedil;mişin acılarını ne de geleceğin kaygılarını yaşamak&#8230; Bug&uuml;n&uuml;n tadını, yaşadığımız anın zevkini &ccedil;ıkarmak&#8230;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/ani-yasamanin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Medyum (STEHHAN KING)</title>
		<link>http://sohbetister.com/medyum-stehhan-king/</link>
		<comments>http://sohbetister.com/medyum-stehhan-king/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Apr 2012 06:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melodi Akçay</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[(STEHHAN]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[King)]]></category>
		<category><![CDATA[Medyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetister.com//?p=5535</guid>
		<description><![CDATA[Medyum (STEHHAN KING)&#160;&#160; KİTABIN KONUSU:Kitap, Otelde yaşamaya başlayan Danny ve ailesinin başından ge&#231;enolayları konu alıyor. &#160; &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; KİTABIN &#214;ZETİ: &#160; &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; MEDYUM &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; &#160; Jack Torrance arkadaşı Albert Shockley?in yardımıyla Overlook Otel?inde bir iş bulmuştu.Otelde kışlık bakıcı olarak g&#246;rev yapacaktı.Kış mevsiminde otel kapalıydı.Otelde o, karısı ve &#231;ocuğu kalacaktı.Overlook 1907 ile 1909 yılları arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Medyum (STEHHAN KING)<br /><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp; </span>KİTABIN KONUSU:Kitap, Otelde yaşamaya başlayan Danny ve ailesinin başından ge&ccedil;enolayları konu alıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>KİTABIN &Ouml;ZETİ:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;">&nbsp;</span></p>
<h1><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><span>&nbsp;</span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>MEDYUM</span></h1>
<h1><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></h1>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><span>&nbsp; </span></span></p>
<p class="MsoBodyTextIndent" style="text-indent: 35.45pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">Jack Torrance arkadaşı Albert Shockley?in yardımıyla Overlook Otel?inde bir iş bulmuştu.Otelde kışlık bakıcı olarak g&ouml;rev yapacaktı.Kış mevsiminde otel kapalıydı.Otelde o, karısı ve &ccedil;ocuğu kalacaktı.Overlook 1907 ile 1909 yılları arasında yapılmıştı.Ekonomik kriz ve savaş gibi nedenlerden dolayı kapatılmıştı. Sahipleri &ccedil;ok zengindi fakat hi&ccedil; birisi burasını tam anlamıyla işletememişti.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.45pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Overlook?un kapanış g&uuml;n&uuml; Jack ve ailesi geldiler. Otelin son g&uuml;n&uuml; olmasına rağmen oldukca kalabalıktı.Son m&uuml;şterilerde hesaplarını kapatıyorlardı, Jack ve ailesinin geldiğinde. &Ouml;nce m&uuml;şteriler daha sonrada hizmetciler birer birer ayrıldılar otelden.Bay Watson Jack?a neler yapması gerektiğini anlatıyordu.Bu sırada <span style="color: black;">ah&ccedil;ı</span><span style="color: red;"> </span><span style="color: black;">Halloran k&uuml;&ccedil;&uuml;k oğlu Danny?le ilgileniyordu.Danny?deki ışıltının farkına varmıştı. Bu y&uuml;zden ona oldukca sıcak davrandı.Onunla konuşmadan anlaşabiliyorlardı. Danny daha beş yaşında olmasına rağmen ışıltısı &ccedil;ok kuvvetliydi, bundan dolayı zarar g&ouml;rebilirdi. Bay Watson Danny?a Overlook?un acaip şeylerin olduğunu, bundan dolayı kendisine dikkat etmesini<span>&nbsp; </span>s&ouml;yledi.Bah&ccedil;edeki hayvan şeklinde budanmış şimşir ağa&ccedil;larından, 217 numaralı odadan ve &ccedil;ocuk bah&ccedil;esinden uzak durmasını istemişti.Zor durumda kalması halinde kendisini &ccedil;ağırmasını s&ouml;yledi.</span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Danny aslında Overlook?a gitmeyi istemiyordu. Ama geleceklerinin daha iyi olması i&ccedil;in bu şarttı.B&ouml;ylece babası yarım kalan oyununu tamamlayabilecekti. Annesi ve kendisiyle daha fazla ilgilenecek b&ouml;ylece annesiyle arasındaki sorun &ccedil;&ouml;z&uuml;lecekti.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Bay Watson, Jack?a y&uuml;z odalı Overlook Oteli?nin tamamını gezdirdi.En &ccedil;ok kalorifer kazanına dikkat etmesini s&ouml;yledi. Kazan &ccedil;ok eskiydi, yeni olsaydı250?ye kadar dayanabilirdi ama şu haliyle g&ouml;sterge 180?I g&ouml;sterinceye kadar ancak dayanabilirdi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Otelden herkez ayrıldı. Jack ve ailesi otelde tek başlarınaydı. Danny daha sık garip r&uuml;yalar g&ouml;rmeye başlamıştı.R&uuml;yalar eskisi gibi g&uuml;zel şeyleri g&ouml;stermiyordu. Korkutucu bir hal almıştı. Danny annesine Tonny?den bahsetti. Herşeyi ona Tonny g&ouml;steriyordu ama annesi buna inanmak istemiyordu. Bir akşam Danny banyodayken Tonny yine geldi. Tonny aynanın i&ccedil;indeydi. Danny aynaya ipnotize olmuş gibi bakıyordu. Tonny?I izlemeye başladı. Tonny onu &ccedil;ok korkutuyordu ama yine de peşinden gidiyordu. Parmağından kan damlayan &ouml;lm&uuml;ş bir kadını, duvardaki kan lekelerini, duvara yeni sı&ccedil;ramış olan, beyine benzeyen beyaz et par&ccedil;alarını ve ucu kanlı &uuml;zerinde sa&ccedil; olan tokmağı g&ouml;sterdi Danny. Annesi Danny?den ses gelmeyince endişelendi, kapıyı zorladı ancak kilitliydi. Jack kapıyı kırdı ve Danny? ipnotize olmuş bir şekilde buldu.Kucağında yatak odasına g&ouml;t&uuml;rd&uuml;.Danny anlamsız bazı şeyler s&ouml;yl&uuml;yordu. Kendine geldiğinde Tonny?den ve g&ouml;rd&uuml;klerinden bahsetti. Ertesi g&uuml;n 40 mil uzaklıktaki Sidewinder Kasabası?nda bulunan doktora gittiler. Kış yaklaşıyordu Overlook?tan bir yere ayrılamayacaklardı buy&uuml;zden &uuml;&ccedil;&uuml;de kontrol oldular. Doktor Danny?nin tamamen iyi olduğunusadece bazı zihinsel sorunlar yaşadığını s&ouml;yledi. Bunun sebebinin yalnızlık olduğunu s&ouml;yledi. Buna Wenndy inanmamıştı ama biraz tatmin olmuş gibiydi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Eve d&ouml;nd&uuml;klerinde işler bir s&uuml;re yolunda gitmişti. Wenndy yedi yıllık evliliginin en g&uuml;zel yıllarını yaşıyordu. Jack i&ccedil;kiyi bırakalı uzun zaman olmuştu ancak bazen bu durum onun canını sıkıyordu. Eski g&uuml;nlerine d&ouml;nmek i&ccedil;ki i&ccedil;mek istiyordu.Otelin barında bir damla bile i&ccedil;ki yoktu. İ&ccedil;kiyi bıraktığı i&ccedil;in kendiside getirmemişti. Danny babasındaki bu değişmeleri fark edebiliyordu. Bundan annesine bahsetti. Annesi Danny?e inanıyor ve gelecek baharda herşeyin d&uuml;zeleceğini<span>&nbsp; </span>birlikte balık tutacaklarını s&ouml;yledi. Danny daha &ouml;nce annesinin d&uuml;ş&uuml;ncelerini ona s&ouml;ylemişti. Bu annesi Wenndy i&ccedil;in yeterliydi. Wenndy Danny? yaklaşmış b&uuml;t&uuml;n g&ouml;rd&uuml;klerini anlatmasını istemişti. Danny fazla birşey hatırlayamıyordu. Hatırladıklarının tamamını annesine anlattı. İ&ccedil;indeki g&uuml;&ccedil; iyice g&uuml;&ccedil;leniyordu. Tonny?iistedigi gibi kullanabiliyordu artık.Tekrar Tonny?ı &ccedil;agırdı ve ondan gelecekleri hakkında bilgi vermesini istedi. Tonny babasının herşeye neden olacağını, Overlook?un onu ele ge&ccedil;ireceğini s&ouml;yledi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>&Ouml;ğleden sonra Danny annesi ve babası uyuduğu i&ccedil;in yalnız kalmıştı. İ&ccedil;indeki g&uuml;&ccedil; onu 217 numaralı odaya g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Kilitli kapıyı a&ccedil;tı ve i&ccedil;eri girdi. Yask olduğunu biliyordu ama yinede i&ccedil;indeki g&uuml;ce karşı koyamadı. Duvardaki kan lekelerini ve beyin par&ccedil;alarını g&ouml;rd&uuml;. Banyoya doğru ilerledi. Banyonun kapısını a&ccedil;tı. Yaşlı, &ouml;lm&uuml;ş, elinden kan damlayan kadını g&ouml;rd&uuml;. Kadın, ayağa kalktı ve Danny?e doğru ilerledi. Danny ka&ccedil;maya başladı.<span>&nbsp; </span>Kapıya geldiğinde kapı kilitliydi. Bay Hallorann?ın s&ouml;yledikleri aklına geldi. G&ouml;zlerini kapattı ve kapının a&ccedil;ık olduğu aklına geldi. Kapıyı a&ccedil;tı ancak kadın ona yetişti ve boğazını sıktı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Danny?ı annesi ve<span>&nbsp; </span>babası bulduğunda merdivenlerin başında duruyordu. Boğazı berelenmişti. Wenndy koşarak &ccedil;ocuğu aldı. Herşeyi Jack?in yaptığını sanıyordu. O g&uuml;n Jack?I Overlook eline ge&ccedil;irmişti. Babasının ona seslendiğini duyuyordu. Babası karısı ve &ccedil;ocuğunu cezalandırmasını s&ouml;yl&uuml;yordu. Overlook Jack?ten Danny?ı istiyordu. Danny?ı da kendisine katarsa &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml;<span>&nbsp; </span>olacaktı. Danny o sırada Hallorann?ı &ccedil;ağırmıştı. Danny kendisine geldiğinde annesinin kucağında yatak odasındaydı. Kapı kilitliydi. Jack kapıyı d&ouml;v&uuml;yordu. Daha sonra Jack aşağı indi. Bodrumda o eski faturalara daldı. Wenndy kocasına bakmak i&ccedil;in aşağı indi. &Ccedil;ok korkuyordu. Jack barda yatıyordu. Sızmıştı. Biraz ileride kroke tokmağı vardı. Onun bodrumda olması gerekliydi ama Overlook onu buraya getirmişti.O akşam Overlook canlanmış maskeli balo tekrar başlamıştı.Jack g&uuml;zel bir bayanla dans ediyordu. O sırada Grady yanında belirdi. Grady otelin eski kışlık bakıcısıydı. Oteldeyken t&uuml;m ailesini &ouml;ld&uuml;rm&uuml;şt&uuml;.Otelin barmeni i&ccedil;kileri yeniledi. Jack o gece yirmi kadeh i&ccedil;ti ve sızdı.Wenndy yanına gelince Jack birden g&ouml;zlerini a&ccedil;tı. Wenndy?in ayak bileğini tuttu. Gittik&ccedil;e canı yanıyordu Wenndy?in. Jack ayağa kalktı ve karısına tokmakla vurdu. Onu &ouml;ld&uuml;recekti. Wenndy eline ge&ccedil;irdiği bir şişeyi Jack?in kafasına vurdu ve Jack bayıldı Oğluyla onu kilere s&uuml;r&uuml;klediler. Gece Overlook tekrar canlandı veGrady, Jack?in yanında belirdi. Jack kapıyı a&ccedil;ması i&ccedil;in yalvardı. Grady &ccedil;ocuğu onlara getirirse kapıyı a&ccedil;acağını s&ouml;yledi. Jack s&ouml;z verdi. Grady kapıyı a&ccedil;tı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>O gece Wenndy &ccedil;ok korkuyordu. Jack?in sesi hi&ccedil; susmadı. Sabaha karşı ikiside uyudu. Wenndy?nin uyandığında Jack?ın sesi duyulmuyordu.Eline mutfaktan aldığı bı&ccedil;ağı aldı ve aşağı Jack?a bakmaya gitti. Jack birden &ouml;n&uuml;nde belirdi ve elindeki tokmakla Wanndy?e vurdu. Tokmak inip inip kalkıyordu. Wenndy elindeki bı&ccedil;ağı Jack?a sapladı ve elinden kurtulmayı başardı. Ka&ccedil;maya başladı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Hallorann gelirken yolda arabası kaydı. Şanslıydı &ccedil;&uuml;nk&uuml; yanında bir kar arabası vardı. Onu &ccedil;ekti. Kar arabasının şof&ouml;r&uuml;nde de ışıltı vardı. Şof&ouml;r ona bir eldiven verdi. Arkadaşı araba kiralıyordu ismini s&ouml;ylemesi halinde ona bir kar arabası kiralayacağını s&ouml;yledi. Hallorann şanslı olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Sidewinder?e gidip kar arabasını aldı. Overlook?a doğru yola &ccedil;ıktı. Overlook onu engellemeye &ccedil;alışıyordu. Bunu bir defa başarmıştı ama şimdi daha dikkatliydi. Kar arbası hızla ilerliyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Wenndy merdivenlere ulaştığında Jack ayaklanmıştı. Wenndy kaburgası kırıldığı i&ccedil;in nefes alamıyordu.&Ccedil;ok acı &ccedil;ekiyordu. Jack arkasından yetişmeye başladı. Ağızındaki i&ccedil;ki kokusu<span>&nbsp; </span>iyice işitiliyordu. Wenndy i&ccedil;eri girdi ve kapıyı kilitledi. Ama Danny yerinde yoktu. Her tarafı aradı. Jack kapıya tokmakla vuruyordu. Wenndy kendisini banyoya kilitledi. Jack odanın kapısını kırdı. Sıra banyo kapısındaydı. Banyo kapısını kırdığında Wenndy ecza dolabından aldığı jiletle elini kesti. Bir motor sesi duyuldu. Hallorann?dı bu. Overlook s&ouml;ylemişti. Jack karısının bırakıp aşağı Hallorann?I &ouml;ld&uuml;rmeye indi.Hallorann Overlook?a geldiğinde aslşan &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıktı ve saldırdı. Hallorann aslanı yakarak &ouml;ld&uuml;rd&uuml;. İ&ccedil;eri girdiğinde Jack ona tokmakla vurdu. Tokmağın her tarafı kan olmuş &uuml;zerinde sa&ccedil;lar vardı. Jack hemen yukarı &ccedil;ıktı. Danny?i bulmalıydı. Onu &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; katta buldu. Bu sırada Danny, Tonny?i &ccedil;ağırmıştı. Tonny ona babasının<span>&nbsp; </span>hatırlamadığını hatırlayacağını s&ouml;yledi. Danny kendine geldiğinde babası karşısında tokmağı kaldırmış bekliyordu. Danny sen babam değilsin, sen Overlook?sun diye bağırdı. Tokmağı aşağı indirdi. Overlook tekrar tokmağı havaya kaldırdı ve Danny o anda babasının hatırlayamadığını hatırladı. Kalorifer kazanı. Bunu Overlook?a s&ouml;yledi. Overlook, burasının yaşaması i&ccedil;in tokmağı aşağı indirdi ve kalorifer kazanının yanına gitti.Danny koşarak annesinin yanına gitti. Hallorann?da oradaydı. Wenndy y&uuml;r&uuml;yemiyordu. Hallorann ikisini de kucağına alıp dışarı ka&ccedil;maya başladı. Overlook elini kazanın vanasına koydu . Kazanın her tarafından buhar &ccedil;ıkıyordu. Vanayı a&ccedil;tı ama kazanın patlamasına engel olamadı. Hallorann tam dışarı &ccedil;ıktığında sıcak bir dalga geldi ve onları fu-ırlattı. Overlook yanıyordu, t&uuml;m camlardan alev &ccedil;ıkıyordu.<span>&nbsp; </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoBodyText3" style="text-align: left;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Bir sonraki baharda<span>&nbsp; </span>Wenndy bir şezlonga uzanmıştı. Hallorann yanına geldi ve balık tutan Danny?in yanına gittiler.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>KİTABIN ANA FİKRİ:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;">İnsanlar sahip oldukları olağan &uuml;st&uuml; g&uuml;&ccedil;leri kullanarak hayatlarına y&ouml;n verebilirler.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞADISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">Daha &ccedil;ok hayal &uuml;r&uuml;n&uuml; olaylar kullanılmış. Şahıslarda ise Danny?in kabiliyetleri biraz abartılmış ancak kitaba ayrı bir tat katmış.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Jack, kısa boylu kendisiyle barışık fakat bazen kontrol&uuml; elinden ka&ccedil;ıran bir insan.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Danny, b&uuml;t&uuml;n huyları babasına benzeyen insan&uuml;st&uuml; g&uuml;&ccedil;leri olan bir &ccedil;ocuk.</span></p>
<p class="MsoBodyText3" style="text-align: left;"><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana;"><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Wenndy, &ccedil;ok &ccedil;abuk sinirlenen<span>&nbsp; </span>kendisine hakim olamayan birisi.B&uuml;t&uuml;n huyları annesine benziyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">&nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;"><span>&nbsp; </span><span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span><span>&nbsp;&nbsp;</span>KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ G&Ouml;R&Uuml;ŞLER VE KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 8pt; font-family: Verdana; color: black;">Kitap, akıcı bir dille yazılmış ama konulardan birbirine ge&ccedil;işlerde bazen akıcılık bozulmuş. Kitap &ccedil;ok erken sonlandırılmış, biraz daha uzun yazılabilirdi.</span></p>
<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sohbetister.com/medyum-stehhan-king/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

