• Home
  • Hakkımda
  • İletiÅŸim
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AÅžK
  • BEÄžENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ÅžAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIÄžI
  • ÅŸiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ÅžAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
Melodi Akçay
  • Home
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AÅžK
  • BEÄžENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ÅžAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIÄžI
  • ÅŸiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ÅžAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
  • Hakkımda
  • İletiÅŸim
  • arama motoru
  • Dantel Örnekleri
  • Melodi Akçay
  • thank you
RSS
twitter
  • Son Yazılar

    • D Harfi İle BaÅŸlayan Atasözleri
    • 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Ağız İçi Epitel Hücresinin İncelenmesi Deneyi
    • Hıçkırık nedir
    • Sinekler Tavanda Nasıl Yürüyor
    • Hayrete düşüren göz yanılgıları!
    • Uçan Balonun YüksekliÄŸi
    • Dâhi mi, deli mi Albert Einstein
    • SEVGİLİYE MEKTUP
    • H Harfi İle BaÅŸlayan Atasözleri
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Ses Nasıl Yayılır
  • Son Yorumlar

    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için BoÅŸver
    • M İLE BAÅžLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • M İLE BAÅžLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için sultan süliman
    • B İLE BAÅžLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için kübra
  • LİNKLER

    • arama motoru
    • Dantel Örnekleri
    • Melodi Akçay
    • thank you
  • Meta

    • GiriÅŸ
    • Yazılar RSS
    • Yorumlar RSS
    • WordPress.org
Reklam :

GECİKMİŞ ZAMANLAR EVİ

Eylül 13th, 2009, Melodi Akçay

GECİKMİŞ ZAMANLAR EVİ

Her şey değişmiş gibiydi. Ormanın kenarındaki sık ağaçlarla kaplı evime nihayet geri dönmüştüm. Çocukluk ve gençlik duygularımızın bizi delicesine çılgına çeviren zamanlarında, derin ve sessiz bir sükunet içerisinde teker teker terk etmiştik kardeşler olarak evimizi.

Gitgide uzaklaşan duygularımız korkulu bir rüyaya dönüşmek üzereyken, dörtnala uzaklaşmıştık gecikmiş zamanlar evinden. Kızgınlıklar, dargınlıklar boy göstermeye başlamıştı. Evimizi terk etmeye nasıl cesaret edebilmiştik; yıllardır bu sorunun cevabıyla yaşıyordum.

Şimdi buradayım. Ve, evime bakınca hiçbir zaman gerçekleşmeyen genç kızlık hayallerimi görebiliyorum. Meral ablam ikinci katta, rüzgarın uğultusunun bol olduğu sevimli bir odada yatıyordu. Yanı başındaki yerleri oymalı mermerden kaplı bir odada Zeral ablam yatıyordu. Meral ablam gibi değildi Zeral ablam. Hani bazı şeyler insanın kanında vardır derler ya! Zeral ablam babama benziyordu. Kızdığı zaman öfkesi yükselir, sesinin tonu dayanılmaz bir hal alırdı. Kuralları ile yaşar, bizimde o kurallara uymamız için hızlı hareket etmemizi isterdi ve buna uymamızı beklerdi. Hiçbir zaman duygusal ilişkiler kurmaz, sadece homurdanırdı. Meral ablamla işimiz ne zaman biterse geri kalan işlerden sıyrılmak için kaçış yolları arardık kendimize. Fakat Zeral ablamın peşimizi bırakmaya hiç niyeti yoktu.

Oysa Meral ablam, hayallerinde bile yaşayamayacağı kadar büyük mutluluklar peşindeydi. Tam tepede oturduğumuz için bahçemiz bol rüzgar alırdı. Meral ablam bahçede gezinirken altın sarısı saçları buğday başakları gibi rüzgarda savrulup durur; pencereden saçlarının savruluşunu izlerdim. Arkasından seslendim mi geriye doğru dönüp bakmasıyla, gülümsemesi ile yüreğime sevgi dağıtırdı.

Ne güzel günlerdi o günler. Her biri hayatımı etkileyerek geçti. Ne olduysa bir arara evimizde soğuk rüzgarlar esmeye başladı.

Yağmurlu bir günde bu evde bastırmaya çalıştığı duygularını daha fazla frenleyemeyeceğini anlayan Zeral ablam, evi terk etti. Oysa onu hiç evi terk etmez sanıyordum. Uzun yıllar ondan hiç haber alamadık. Yatağının başucundaki etajerde en son okuduğu kitap 7 yıl boyunca gelip okunmayı bekledi. Ama gelmedi. Tıpkı bizim hikayemiz gibi bu hikayede yarım kaldı.

Günün birinde bu evde mutlu olduğunu sandığım Meral ablam, daha bir aydır tanıdığı kendinden on yaş büyük olan birinin evlilik teklifini aptallık edip geri çevirmemeye karar verdi. Babam daha kim olduğunu bilmediği biriyle ablamı evlendirmek istemiyordu.

Dışarıda şimşeklerin çaktığı bir sırada, evimizin içindede korkunç sesler duyulmaya başlandı. O suskun ablam babamın hayır cevabı karşısında deliye dönmüş, eline aldığı bir makasla kendini öldüreceğini söyleyerek ortalığa tehditler savuruyordu. Kızının kararından vazgeçmeyeceğini anlayan babam sırtını duvara yaslayarak yana çekildi ve ablam evin kapısına doğru yönelerek koşarak, arkasında dahi bakmadan evden çıktı gitti. Koridorda öylece kalakaldık annem ve babamla.

O günden sonra kulaklarımın içerisinde ablamın bağırışlarına dahil başka bir şey duymuyordum. Kim olduğumu unutmak üzereydim. Bedenimi saran terk edilme korkusu ile yaşamak zorunda kalışım, ablalarımın evi terk edişlerinden sonra, bu evde yaşamak için dengemi sağlayabilmekte güçlük çekiyordum.

Bedenimi tanımadığım duygular sarmaya başlamıştı. Ablalarımla çok iyi geçinemiyordum fakat; onların varlığı benim bu evde güvenliğim için yeterliydi. Onların gidişiyle hareket yeteneğimi kaybetmiştim. Yüreğimde bir şeyler inim inim inliyordu. Karşılık veremiyordum artık bu iniltiye. Canım yanıyordu. Yapayalnız kalmıştım.

Ve bir gün, yılbaşı tatilinde geçirdiğim onca sıkıntılı günlerden sonra anne ve babamı geride bırakıp o kızgınlıkla evden ayrıldım. Oysa anne ve babamı ne çok seviyordum. Bunu nasıl yapabildiğimi anlayamıyorum. Birbirimize sağlam bir sevgi ile bağlıydık. O vakitten sonra bilinmeyen yerlere doğru ablamlar gibi bende yol aldım. Bu evde bulmadığım mutluluğu başka yerlerde aramaya kalktım. Hiçbir zaman başım bulutların üzerinde olmamıştı fakat, ablalarımın bu apansız terk edişlerinin ardından yaşadığım acıların terk ediş hikayesiydi benim hikayem.

Şiddetli bir tipi vardı dışarıda evimi terk ederken. Kar, bütün yolları kapatmıştı. Hayatımın acı günlerinden, mutlu günlerime varış sanıyordum o anı Fakat yıllar; o gün evi terk ederken, aslında bana mesajlarını sunmuştu. Şiddetli yağan kar ile birlikte, hayatımdan hiç karakışlar eksik olmadı.

Bu arada ablamlar ile evi terk ediş özelliğimizin dışında bir benzerlik yoktu hayatlarımızda. Fakat Meral ablamın şansı yaver gitmişti. Yıllar sonra bir gün iki oğlunun olduğu haberini öğrendim. Bir aylık tanıdığı adamla mutlu olmuştu. Zeral ablamın haberini yıllarca alamadım. Meral ablamla bundan birkaç ay önce telefonla konuşurken, nasıl olduğunu ilk defa o zaman öğrendim. Zeral ablamın hikayesini telefonda dinlerken dehşete düşer gibi oldum. Canı çok yanmıştı yıllar içerisinde. Onu görmek istiyordum. O homurdanan havasından hiç eser kalmadığını söylüyordu Meral ablam.

O konuşmadan sonra, sabırsızlıkla onlarla buluşmayı hayal ettim. Şimdi buradayım. Üç kız kardeş, eski günleri anmak adına burada buluşacağız.

Evimin ışığı yanıyor. Fakat benim eski halinden ne de evimin eski içten havasından bir eser yok karşımda. Onlarla anlatacak o kadar çok şey var ki. Gençliğimizin vermiş olduğu hataları telafi etmek, yeniden yaşamadığımız yarım kalan duygularımızı yaşamak için buradayız.

Her şey değişmiş gibiydi. Ablalarım acaba geldiler mi?

Annem merdivenden göründü. Hala başı dimdikti. Yıllarca babama ve bizlerin yokluğuna nasıl katlandı acaba? Evlatlarından darbe yemiş olmak, onda bir takım düzensiz duygular sağlamış mıydı?

Yaşlanmıştı. Oysa yıllarca onunla konuşmayı, görüşmeyi çok istedim; fakat beceremedim.

Ne yazık ki zaman ve yaşanılan duygular insanın içinde her şeyi alıp götürüyor, bir anda değiştiriyormuş. O zamanlar her şey başkaydı içimde. Giderken ne bulmayı merak etmiştim, bu soruyu yıllarca sorup durdum kendime. Buraya tekrar gelmeye hakkım var mıydı? Bilemiyorum ama, gecikmiş zamanlar evinde yarım kalan hikayemi tamamlamak istiyorum.

Yazan: Melodi AKÇAY

Posted in GENEL, HİKAYE, Tags: aile, ANNE, baba, duygu, ev, evdenkaçmak, gecikmişzamanlar, gecikmişzamanlarevi, gençlik, geridönmek, hayaller, HİKAYE, kaçış, karakış, kızkardeş, mutsuzluk, pişmanlık, soğukrüzgarlar, üçkızkardeş, yenidenbaşlamak, yıllar
« CEYHUN ATUF KANSU HAYATI ESERLERİ ŞİİRLERİ
AHMET KUTSİ TECER HAYATI ESERLERİ ŞİİRLERİ »

Leave a Reply

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Copyright © 2011 Melodi Akçay. All rights reserved.
Denver Premium Wordpress Themes Designed by Wpthemepremium.com