• Home
  • Hakkımda
  • İletişim
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AŞK
  • BEĞENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ŞAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIĞI
  • şiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ŞAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
Melodi Akçay
  • Home
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AŞK
  • BEĞENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ŞAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIĞI
  • şiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ŞAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
  • Hakkımda
  • İletişim
  • arama motoru
  • Dantel Örnekleri
  • Melodi Akçay
  • thank you
RSS
twitter
  • Son Yazılar

    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Tel Kalınlığı ile Frekans Arasındaki İlişkinin incelenmesi Deneyi
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Kütleleri Farklı Olan Aynı Tür Maddelerde Isı ve Sıcaklık Artışının Gözlenmesi Deneyi
    • 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Akan Suyun Enerjisi Deneyi
    • Canlıların Görebildikleri
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Işığın Yansıması Deneyi
    • Çok İlginç Bilgiler
    • G Harfi ile Başlayan Deyimlerin Anlamları
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Yamuk Kesitli Prizmada Işığın Kırılması Deneyi
    • U Ü Harfi ile Başlayan Deyimlerin Anlamları
    • G Harfi İle Başlayan Atasözleri
  • Son Yorumlar

    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için Boşver
    • M İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • M İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için sultan süliman
    • B İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için kübra
  • LİNKLER

    • arama motoru
    • Dantel Örnekleri
    • Melodi Akçay
    • thank you
  • Meta

    • Giriş
    • Yazılar RSS
    • Yorumlar RSS
    • WordPress.org
Reklam :

MERHABA DEMEDEN ELVEDA DEME 2. Bölüm

Mayıs 1st, 2009, Melodi Akçay

hikayenin öncesi

MERHABA DEMEDEN ELVEDA DEME 2. Bölüm

Çiftlikte geçirdiği 7. gününde merakı iyice artmıştı. Ali’yi görmeliydi. Teyzesi yan çiftlikteki Sevim hanımlara yaptıkları peynirlerden götürmesi için ona ricada bulundu. Aslında teyzesinin yapmak istediği onu bu meraklı durumundan bir önce kurtarmak ve Ali’yi görmesini sağlamaktı.

Zeynep elinde bir sepet taze köy peynirleriyle Sevim Hanımların çiftliğine vardığında Ali’yi simsiyah, iri bir at üzerinde gezinti yaparken gördü. Günlerdir içinde barındırdığı saklı duyguları Ali’yi görünce ortaya çıktı. Kalbi çarpmaya, yutkunmaya başladı. Deli gibi koşup onun kollarına atılıp boynuna sarılmayı geçirdi içinden. Ama imkansızdı. Olduğu yerde öylece kaldı. Yavaş adımlarla Ali’ye bakarak eve doğru ilerlerken, Ali onu fark etti. Simsiyah atıyla yanına doğru bir hışımla geldi. Atından inerek yine merhaba der gibi başı ile selam verdi. – Hoş geldiniz.
- Hoş bulduk. Teyzem peynir göndermişti annenize onları getirdim.
- Öylemi! Annem kasabaya kadar indi. Eğer çalışanlara bırakırsan memnun olurum.

Zeynep Alinin yeşil gözlerine dikkatlice bakıyordu. Ali mahçup bir çocuk gibi başı önde göz göze gelmekten kaçınırken, ilk konuşan Zeynep oldu.
- Sanırım atları çok seviyormuşsunuz? At binişinizden belli oluyor.
- Demek beğendin. Memnun oldum buna. Bütün hayatım atlar. Buralarda boş araziler çok olduğu için rüzgar gibi atı koştururum dedi.

Birden mahçup davranışları olan Ali, Zeynep’le göz göze geldiklerinde Zeynep’in su gibi berrak yüzünü ve mavi gözlerini fark etti. “Aman Allah’ım bu ne güzel gözler” diye geçirdi içinden. Bir aşkın habercisi gibiydi bu bakışlar ve sözler. Etkilenmişti ondan. Fakat bir anda mahçup tavrına geri dönüverdiği gibi çalışanlar mutfakta bırakırsın ve onlara bir merhaba dersin dedi.

Zeynep peynirleri mutfağa bırakmak üzere giderken bana ilk karşılaşmamızda da bir merhaba demeyen bu genç adamın, çalışanlara bir merhaba dersin sözü karşısında, kendisine niçin merhaba demediğini düşündü. Yüzündeki düşünceli ifadeyle peynirleri bıraktıktan sonra çiftliğe geri döndü.

Teyzesi, yeğeni Kemal ve çalışanlar birlikte oturmuş çiftliğin verandasında çay içmekteydiler.
- Bıraktın mı Zeynep? Sevim Hanımlar nasıllarmış?
- O kasabaya gitmiş teyzeciğim. Ben Ali’yi gördüm ve çalışanlara bırakmamı söyledi. Mutfağa bıraktım.
- İyi, güzel. Teşekkür ederim

Teyzesi içlerinde aşk kıvılcımları başlayan bu iki genci birbirlerine yakınlaştırmış olmanın verdiği bir huzurla
- Gel otur şöyle, bir sıcak çay iç. İçin ısınsın dedi.
Zeynep’in aklı hala Ali de takılı kalmıştı. Gözlerinin önünden gitmiyordu o yeşil gözler ve ince kıvrımlı dudaklar.

Çiftlikte onuncu gününü yaşıyordu Zeynep. Ali’yi son gördüğünden bu yana bir kez daha onu görmemişti. O gün canı çok sıkılmıştı. Evin içerisinde dört dönüyor, ilgilenebilecek bir şeyler bulamıyordu kendine. Tek ilgisi Ali olmuştu. Ama onu göremiyordu. Odunluktan odun almaya gittiği bir sırada Alinin geldiğini gördü. Elindeki odunlarla birlikte olduğu yerden doğrulup, ona doğru yürümeye başladı. Bu kez ona merhaba demeyecekti. Susma sırası ondaydı. Ali’nin ona yaptığı gibi başını öne eğerek onu selamladı. Heyecanlanmıştı. Ama ona belli etmek istemiyordu. Ali bu selamlaşmanın karşılığını aynı şekilde karşıladı ve
- Kemal burada mı Zeynep? Diye sordu.
- Hayır, kasabaya sütleri satmaya götürdü.
- Peki öyleyse ona geldiğimi söylersin dedi.
Zeynep beni görmeye gelmemiş diye düşündü içinden. Oysaki Ali’de onun gibi ondan hoşlanmıştı. Buraya gelişi bahaneydi. Aslında Zeynep’i görmek için gelmişti. Fakat birbirlerinin duygularından emin olmadıkları için açılamıyorlardı. Küçük bir cesaret yeterdi onları birleştirmeye.
Ali arkasını döndü ve çiftlikten ayrıldı. Zeynep gittikçe Ali’ye bağlanmaya başladı. Etkileniyordu bu mahçup bakışlı adamdan.

Çiftlikte 17. gününde kasaba halkından iki gencin düğünü vardı. Bütün kasaba halkı gibi Melahat Hanımlarda bu düğüne davetliydiler. O akşam düğüne gitmek üzere hazırlanan Zeynep düğüne gitmek istemiyordu. Ali’nin gelmeyeceğini düşünüyordu. Fakat gitmek zorundaydı. Düğün eğlenceyle geçtiği halde Zeynep huzursuzdu. Teyzesi onun huzursuzluğunu fark etti ve dönmeye karar verdiler. Yol boyunca çiftliğe geri dönerken Melahat Hanım – Duygularını anlayabiliyorum Zeynep. Ama bu telaş niye?
- Ne demek istiyorsun teyzeciğim?
- Olayın farkındayım
- Neyin farkındasın?
- Yapma Zeynep. Alinin dediğinde Zeynep’in yanakları kızarıverdi.
- O kadar mı çok belli oluyor.
- Evet. Neden saklamaya çalışıyorsun. Eğer onunda sana ilgisi varsa neden olmasın.
- Bilmiyorum teyzeciğim diye cevap verdi. Konuşulması gereken konu nihayet konuşuldu. Bu kısa konuşmadan sonra eve vardıklarında Zeynep duygularını içinde bastırmak istedi. Ne kadar bastırmak istese de bu duyguları ona acı veriyordu.

Tatilinin bitmesine çok az kalmıştı. Ali’ye duygularını söylemeden gitmek istemiyordu. Çiftlikten ayrılmadan önceki son gününde Kemalin onu buraya geldiği ilk gün götürdüğü yankı vadisine gitti. Hava yumuşamaya, karlar erimeye başlamıştı. Kardelenler karlar içerisinde yüzlerini gösteriyordu. Birden arkasından gelen ayak seslerini fark etti. Arkasına dönüp baktığında Ali, elinde bir adet kardelen çiçeği ile birlikte ona doğru gelmekteydi. Heyecanlandı. Kalbi ummadığı kadar hızlı atıyordu. Bir an ona ne diyeceğini düşündü. Ali, ona hiçbir şey söylemeden elindeki kardeleni uzatırken Zeynep’in yanağını okşadı. Zeynep bu mahçup delikanlının cesaretli davranışı karşısında, bir anda ne yaptığını bilemeden onun kollarında buldu kendini. Ve titrek bir sesle – Teşekkür ederim diyerek gözlerini kapadı ve ateşli, arzulu bir şekilde öpüşmeye başladılar. Ali uzunca bir zamandır beklediği hareketle karşılaşmıştı. Sevdalarının başlangıcı olacak bu öpücük karşısında mutlu oldu.

Sarp kayalıklardan aşağıya doğru el ele yürümeye başladılar. Bir an aklına Ali gitmeden önce niçin benim yanıma gelmişti. Acaba bu bir Ali’nin oyunumuydu diye düşünmeden edemedi. Bu düşüncelerle çiftliğe vardıklarında Zeynep teyzesini çiftliğin köşesinde beklerken buldu. Melahat Hanım beraber geldiklerini görmüştü. Fakat Zeynep’in duygularını tamamıyla açığa çıkarmak istercesine – Neredeydin?
Zeynep? Diye sordu.
Teyzesinin gözlerinin içine bakınca birden korkuya kapıldı.
- Günlerce canımı yakan olayı aydınlattım teyzeciğim dedi.
- Peki sonu istediğin gibi oldu mu?
- Bunu zaman gösterecek. Bir hafta daha tatilimi uzatmak istiyorum: Ne dersin teyzeciğim? Diye sorusunu yanıtladı.
- Yanlış yollara girip oradaki yaban güllerinin dikenleri sana sonradan batmayıp, canını acıtmayacaksa neden olmasın diye cevap verdi teyzesi.

Teyze ve yeğen açık bir dille konuşmadıkları halde, neyi ifade etmek istediklerini her ikiside çok iyi biliyorlardı. Eve giren Zeynep bu şoku atlattıktan, iyice dinlendikten bir süre sonra, onunla tekrar karşılaşıp karşılamayacağını düşünüyordu.

Bir hafta daha Ali için kalacaktı. Birbirini tanımaya çalışacak olan bu iki gencin, bundan sonraki buluşma yeri yankı vadisi olacaktı. Bir hafta boyunca her gün buluşuyor, yeni başlayan aşklarını yaşıyorlardı. Artık Zeynep’in buradan ayrılma vakti gelmişti. Son bir kez buluşmak üzere yankı vadisine geldiler. Ali Zeynep’in saçlarını sevgiyle okşuyor, gözlerinin içerisine bakarak mavi derinliklerde kaybolmaya çalışıyordu. Mutluydular. Zeynep Ali’nin omzuna yaslanıp, dilinin ucunda bugüne kadar söylenmeyi bekleyen seni seviyorum kelimesini bir anda haykırdı. Vadi “Seni Seviyorum, Seni seviyorum” diye yankılanıyordu ki, Ali birden bende “Seni Seviyorum” dedi.

Ayrılmak çok zor gelecekti onlara, ama ayrılmak zorundaydılar. Ayrılık vakti gelip çattığında geri dönerken son bir kez bakıştılar.

Ertesi sabah Zeynep, gözlerinden delicesine akan gözyaşları içerisinde çiftlikten ayrılmak üzereyken, Ali kapıda beliriverdi. Zeynep bir an durakladı. Ağlayarak onun yüzüne baktı. Ali’nin yüzünde hafif bir tebessüm vardı. Bu tebessüm onu gülerken hatırlaması içindi.
- Sana elveda demeye geldim Zeynep dedi.
- Zeynep şaşırmıştı. Ali ona gelmeyeceğini söylemişti. Birden elini Ali’nin dudaklarına götürerek
– Lütfen! Sus.. Bana merhaba demeden elveda deme dedi…

Yazan : Melodi AKÇAY

Posted in GENEL, HİKAYE, Tags: AŞK, at, çiftlik, elveda, HİKAYE, merhaba, peynir, sevda, sevgili, vadi
« MERHABA DEMEDEN ELVEDA DEME 1. Bölüm
KADER DEFTERİ »

Leave a Reply

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Copyright © 2011 Melodi Akçay. All rights reserved.
Denver Premium Wordpress Themes Designed by Wpthemepremium.com