Reklam :
Zeynep elinde bir sepet taze köy peynirleriyle Sevim Hanımların çiftliğine vardığında Ali’yi simsiyah, iri bir at üzerinde gezinti yaparken gördü. Günlerdir içinde barındırdığı saklı duyguları Ali’yi görünce ortaya çıktı. Kalbi çarpmaya, yutkunmaya başladı. Deli gibi koşup onun kollarına atılıp boynuna sarılmayı geçirdi içinden. Ama imkansızdı. Olduğu yerde öylece kaldı. Yavaş adımlarla Ali’ye bakarak eve doğru ilerlerken, Ali onu fark etti. Simsiyah atıyla yanına doğru bir hışımla geldi. Atından inerek yine merhaba der gibi başı ile selam verdi. – Hoş geldiniz.
Zeynep Alinin yeşil gözlerine dikkatlice bakıyordu. Ali mahçup bir çocuk gibi başı önde göz göze gelmekten kaçınırken, ilk konuşan Zeynep oldu.
Teyzesi, yeğeni Kemal ve çalışanlar birlikte oturmuş çiftliğin verandasında çay içmekteydiler.
Teyzesi içlerinde aşk kıvılcımları başlayan bu iki genci birbirlerine yakınlaştırmış olmanın verdiği bir huzurla
Çiftlikte onuncu gününü yaşıyordu Zeynep. Ali’yi son gördüğünden bu yana bir kez daha onu görmemişti. O gün canı çok sıkılmıştı. Evin içerisinde dört dönüyor, ilgilenebilecek bir şeyler bulamıyordu kendine. Tek ilgisi Ali olmuştu. Ama onu göremiyordu. Odunluktan odun almaya gittiği bir sırada Alinin geldiğini gördü. Elindeki odunlarla birlikte olduğu yerden doğrulup, ona doğru yürümeye başladı. Bu kez ona merhaba demeyecekti. Susma sırası ondaydı. Ali’nin ona yaptığı gibi başını öne eğerek onu selamladı. Heyecanlanmıştı. Ama ona belli etmek istemiyordu. Ali bu selamlaşmanın karşılığını aynı şekilde karşıladı ve
Çiftlikte 17. gününde kasaba halkından iki gencin düğünü vardı. Bütün kasaba halkı gibi Melahat Hanımlarda bu düğüne davetliydiler. O akşam düğüne gitmek üzere hazırlanan Zeynep düğüne gitmek istemiyordu. Ali’nin gelmeyeceğini düşünüyordu. Fakat gitmek zorundaydı. Düğün eğlenceyle geçtiği halde Zeynep huzursuzdu. Teyzesi onun huzursuzluğunu fark etti ve dönmeye karar verdiler. Yol boyunca çiftliğe geri dönerken Melahat Hanım – Duygularını anlayabiliyorum Zeynep. Ama bu telaş niye?
Sarp kayalıklardan aşağıya doğru el ele yürümeye başladılar. Bir an aklına Ali gitmeden önce niçin benim yanıma gelmişti. Acaba bu bir Ali’nin oyunumuydu diye düşünmeden edemedi. Bu düşüncelerle çiftliğe vardıklarında Zeynep teyzesini çiftliğin köşesinde beklerken buldu. Melahat Hanım beraber geldiklerini görmüştü. Fakat Zeynep’in duygularını tamamıyla açığa çıkarmak istercesine – Neredeydin?
Ertesi sabah Zeynep, gözlerinden delicesine akan gözyaşları içerisinde çiftlikten ayrılmak üzereyken, Ali kapıda beliriverdi. Zeynep bir an durakladı. Ağlayarak onun yüzüne baktı. Ali’nin yüzünde hafif bir tebessüm vardı. Bu tebessüm onu gülerken hatırlaması içindi.
MERHABA DEMEDEN ELVEDA DEME 2. Bölüm












