RIHTIM CADDESİ ON NUMARALI EV 2.bölüm

GENEL, HİKAYE Yorum Yap

HİKAYENİN ÖNCESİ

Ramon’u görmek için elindekileri heyecanla bırakan evin diğer üyeleri, merdivenlerden koşarak balkona vardılar.

Kız kardeşleri Alora – Aman Tanrım! Gayet çekici ve kışkırtıcı bir çocuk diyerek ağabeylerinin tepkisine yol açtı.

Martin – Tamam! yirmi yaşındaki bir genç için gayet hoş bir çocuk. Ama, düşüncelerine hakim ol dedi kızgınlıkla kardeşine.

Alora, ilk görüşte hoşlanmıştı ondan. Fakat arkasından kırk, kırk beş yaşlarında esmer, hafif iri yapılı bir adamla, Alora’nın yaşına yakın genç bir kız çıktı. Ve, rıhtım caddesini geçerek yan villanın bahçe kapısından içeri girdiler.

Maria hiç düşünmeden Haydi! Kalkın çocuklar. Kahvaltıya oturalım. Sanırım bayan İsabel bugün işe gelemeyecek. Biraz çabuk olalım. Nasıl olsa akşam iş dönüşü bayan İsabel’e uğrar ve Ramon’a hoş geldin deriz.

Kahvaltı masasında kardeşler, Ramon ve yanındaki genç kız hakkında ilk görüşlerini paylaşıyorlardı.

Pascal - Bir an önce akşam olsun anne. Hemen gitmeliyiz. Bu güzel kızın kim olduğunu öğrenmeliyim derken, Carlos ona

- Sen tanışma konusunda oldukça beceriksizsin diyor ve kardeşler hep birlikte gülüşüyorlardı.

Bütün günün bir an önce geçmesini heyecanla beklediler. Daha önce düzenli ve itinalı olarak yaptıkları çikolata ve pastalardan o gün eser yoktu. Bugün beceriksiz çıkmışlardı. Sonunda pastaneyi kapatıp eve gitme vakti gelmişti. Ellerinde kutulara koydukları çikolata ve pastalarla bayan İsabel’in evinin yolunu tuttular. Evin ışıklarının tümü yanıyordu.
Oysaki Bayan İsabel, sadece iki odanın ışığını açık bırakırdı. Maria ve çocukları bahçe kapısından içeri girerek iç kapıyı çaldılar. Çocuklar kapının açılmasını beklerken, geveze bir şekilde hep bir ağızdan konuşuyorlardı. Kapıya doğru yaklaşan ayak seslerini duyup, hazır ola geçtiler.

Kapıyı, Ramon’un yanında tekneden inen bey açtı. Maria
- İyi akşamlar efendim. Bayan İsabel ve oğlu Ramon’u ziyarete geldik. Kendileri nerede acaba? Derken; Adam:
- Buyurun Ramon benim dedi. Maria ve çocukları bir anlık şaşkınlık yaşadı.
Nasıl yani! Bugün sizinle birlikte gelen genç delikanlı Ramon değil mi?
- Hayır bayan. O benim oğlum Felix. Yanındaki de kızım Eva dedi.

Maria kekeler bir halde – Olamaz. Peki bayan İsabel nerede?
- Nasıl yani, ne demek istiyorsunuz bayan Maria? İsabel annem. O, yirmi beş yıl önce öldü derken; Maria’nın başına bir ağrı saplandı. Başı dönmeye, yüzü sararmaya başladı. Bu söylenilenlere inanamadı.

- Nasıl olur efendim. Sanırım yanılıyorsunuz. Bayan İsabel yaşıyor. Altı aydan bu yana, kendisiyle çok iyi dostuz. Hatta, çikolata ve pasta üzerine kendisine ait pastanede beraber çalışıyoruz dedi şaşkınlıkla.

Pascal – Bayan İsabel’in aklını kaçırmış olabileceğini düşünüyordum. Ama, sanırsam biz kaçırmak üzereyiz diye mırıldandı.

Ramon - Bu kadarı bana yeter. Bir kez daha söylüyorum, annem yirmi beş yıl önce bayan. Siz, nasıl olurda annemle dost olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Burada neler oluyor böyle, ne yapmak istiyorsunuz bayan Maria?

- Hayır bay Ramon. Yaşadığımız her şey gerçek. Hatta bakın çocuklarımda bu olaya şahit. Bayan İsabel’le buraya taşındığımızdan itibaren çok güzel günlerimiz geçti. Nasıl olur anlayamıyorum derken, bu anlaşılmaz tuhaf durumdan omuzlarını silkerek kurulmaya çalıştı.

Fakat, bu durum karşısında dehşete kapılmış, hayal kırıklığına uğramıştı. Ramon, bayan Maria ve çocuklarına Lütfen! Buyurun içeriye gelin. Bu konuyu konuşmamız gerekiyor diyerek şu gerçeği bana baştan anlatın diyordu.

Maria ve çocukları tedirgin, huzursuz davranışlar içerisinde bütün yaşadıklarını Ramon’la paylaştılar.

Ramon - Annemin hala burada olduğuna inanamıyorum. Yıllar öncesinde yirmi yaşındayken, bir gece tekneyle balık tutmaya göle çıkmıştım. O gece teknenim benzini bitmişti. Geri gelemedim. Korkuyla beni çok beklemiş. Arabasıyla her yerde beni aramış. Fakat; korkuya kapıldığı için, beni bulma umuduyla arabasını hızlı sürmüş kaza geçirmişti. Hastanede bir ay yattı. Fakat, sonunda onu kaybettim. Benim annemle son hikayem bu. Nasıl olur anlayamıyorum. Buraya her altı ayda bir gelir ve altı ay boyunca kalırım. Sizlerin anlattıklarınızdan sersem gibi oldu başım derken, Martin İsabel’le çektirmiş oldukları fotoğrafları ona gösterdi.

Ramon, fotoğrafları onun elinden alarak, evinin penceresinden Nahuel Huapi gölüne doğru gözlerinden akan birkaç damla gözyaşıyla bakarken

- Biliyor musunuz bayan Maria? Annemin sevgisini hak edecek hiçbir şey yapmadım. Beni, sürekli olarak yapacağım şeyler konusunda uyarıyordu, ya da ben öyle sanıyordum. Ona kızgınlık hissediyordum. O yüzden hep teknemle uzaklara gidiyordum. Fakat, hiçbir geceyi evimden ve ondan ayrı geçirmedim. İşte! o lanet olası geceden sonra annemin işlettiği pastaneyi ve bu evi kapatıp Buenos Aires’e yerleştim. Annemin acısını içimde sindirebilmek adına Bariloche’den gitmiştim. Birkaç yıl sonra, yanımda beni anlayan kız arkadaşım Lauren’le evlendim. İki çocuğumuz oldu. Fakat, benim yaşadığım acılarım bir müddet sonra ona ağır gelmeye başladı. Ben, zor bir adamdım. Beni anlamak çok güçtür. Belki de o yüzden boşandık. Şimdi iki çocuğumla birlikte altı ay burada, altı ay Buenos Aires’te yaşıyor ve avukatlık yapıyorum. Buralara geldiğimde de serserilik yapıyorum. Bariloche’ye gelir ve teknemle Nahuel Huapi gölünde dolaşıp, o günleri anmak için gezintiye çıkarım.

Maria, Ramon ve çocukları dahil bu esrarengiz olaya kimse bir anlam verememişti. Her iki ailede ummadıkları kadar bir gerçekle karşılaşmışlardı.

Peki! bundan sonrası için neler olacaktı?

Tüm hayal kırıklıklarına rağmen şaşkınlık ve gerçek arasında evlerine döndüler. Bütün gece, sabaha kadar yaşadıklarının bir hayal ürünü olup olmadığına dair konuşup durdular. Ertesi gün pastaneye gidecek kadar güçleri kalmamıştı. Ve, pastane o vakitten sonra artık onlarında değildi. Ramon’un izni olmadan pastaneyi işletemezlerdi. Bu yüzden endişeleri vardı.

Öğlene doğru sersemce uykularından uyandılar. Soru işaretleri kafalarında uçuşuyordu. Kahvaltı yapacak dahi halleri yoktu. Maria, balkonda oturmuş bayan İsabel’in evine doğru bakarken, Ramon’un evden çıktığını ve kendilerine doğru geldiğini görür. İçeri doğru seslenerek

– Çocuklar Bay Ramon geliyor. Lütfen onu karşılar mısınız? Der.

Mutfakta olan Pascal, Bay Ramon’u içeri davet ederek, hep beraber annesinin yanına giderler. Ramon da hala onlar gibi üzerindeki bu sersemliği atamamıştır.

- Günaydın Bayan Maria. Akşam sizden sonra çok düşündüm. Kuşkusuz, sizlere inanmaktan başka çarem yok. Tedirgin edici bir durum gibi görünse de, huzur veren yanları da çok. Nasıl oldu bilmiyorum ama, annemi tanıdığınıza çok sevindim. Biliyor musunuz? Çocuklarımla birlikte bir karar vermiştik. Bariloche’ye, Buenos Aires’ten tamamıyla taşınacaktık. Bu gelişimiz onun içindi. Bu kararı vermemiz ve sizin burada bulunmanız şaşırılacak bir durum değil. Belki de, her şeyin bir sebebi vardır. Sanırım, yıllar öncesinde anneme seni bırakıp bir gün buralardan bir daha hiç dönmemecesine gideceğim demiştim. Annem, bana ihtiyar yaşlı bir kadından vazgeçemezsin, vazgeçmen kolay olmayacak demişti. Bu sözüyle sanki, geleceği biliyormuş gibi vazgeçemedim. Ve sizin anlattığınız bu olayla sanırım ki, hiç vazgeçemeyeceğim.

- Sizden bir ricam var: Annemim hatırına pastaneyi işletmenizi istiyorum. Sık sık olmasa da, ben ve çocuklarımda size bu konuda yardımcı oluruz. Lütfen! Bu ricamı kırmayın dedi.

O konuşmadan sonra haftalar boyunca endişeli düşünceler içerisinde, pastaneyle ev arasında gidip geldiler. Bayan İsabel, o vakitten sonra bir daha ortalarda görünmedi. Maria’nın çocukları bu süreç zarfında Ramon’un çocuklarıyla iyi bir arkadaş olmuşlardı. Hatta Ramon’un oğlu Felix’le, Maria’nın kızı Alora arasında aşk kıvılcımları başlamıştı. Gençler birbirlerini eğlenceli ve neşeli buluyorlardı. Maria, Bayan İsabel’in yokluğuna bir türlü alışamamıştı. Ağzından İsabel ismini eksik etmiyordu. Çocuklarıyla birlikte Ramon’un teknesiyle Nahuel Huapi gölünde ve çevresinde sık sık dolaşıyorlar, bayan İsabel’le geçen günlerini anıyorlardı.

Maria ve Ramon mücadele ettikleri bu esrarengiz olaya karşı, söyleyebilecek hiçbir söz bulamıyorlardı. Yavaş yavaş birbirlerinden etkilenmeye, zevklerinin bir olduklarının farkına varmaya başladılar. Duygularını serbest bırakabilecekleri zamanı bekliyorlardı.

Bir gün Maria oğlu Pascal’ı, Eva ile öpüşürken gördü. Gençler, aralarında aşka çoktan adım atmışlardı. Bu ilişkinin ailece aralarının bozulmasına sebep olabileceğinden korkuyordu Maria. Ramon’a karşı hissetmeye başladığı duygularını bu arada kapatmaya çalışıyordu.

Oğlu Pascal’ın duygularına karşı gelmek istemiyordu fakat, ertesi gün oğlunu Eva konusunda sakın bir hata yapma diye uyardı.
Pascal annesine Ramon’dan hoşlanıyorsun: Bunu fark etmedik değil. Ramon’a ve onunda sana bakışını göremeyecek kadar küçük değiliz. Siz, bizi bırakında birbirinize duygularınızı söyleme fırsatını nasıl yakalayacağınızı düşünün dedi annesine kesin bir tavırla. Maria şaşkına dönmüştü.

Oğlu Pascal’a – Bu kadar belli olacağı ihtimalini vermemiştim. Ama sanırsam, gözlerim bu konuda çok sabırsız ve tecrübesiz çıktı diyerek gülüştüler.

Rıhtım caddesi on numaralı ev, onlara yeni heyecanlar sunmuştu. Bir gece yarısı Ramon, onları Nahuel Huapi gölüne teknesiyle gezintiye davet etti. Gölün çevresini aydınlatan teknenin ışıklarıyla gezinirken Ramon, telaş ve yüzünden akan terler içerisinde, kendinden son derece emin biri olarak çocuklarının gözü önünde Maria’ya evlenme teklif etti. Evlenme teklifi öyle ani ve kısa bir zaman içerisinde olmuştu ki, Maria çocuklarının bir bir yüzlerine bakarak onaylarını aldıktan sonra, şaşkınlık içerisinde donmuş gözlerle Ramon’a baktı ve “evet” dedi. Çocukların hepsi gülümsüyorlardı. Sevinçten çılgına dönen gençler, anne ve babalarını yalnız bırakıp kamaraya geçtiler.

Ramon – Yapabileceğim başka bir yöntem yoktu. Yanı başımdaki oturan bu güzel kadını görmezlikten nasıl gelebilirdim. Belki de, annem buraya senin için çağırmıştı beni. İnanılmayacak kadar sana aşık oldum, seni seviyorum diyor Maria’nın ellerinden tutuyor, her ikisi de bu şaşkınlığı üzerlerinden atmaya çalışıyorlardı.

İki hafta kadar sonra Maria ve Ramon evlendiler. Maria’nın çocuklarıyla, bundan sonra ki yaşamlarını sürdürmek için seçtikleri rıhtım caddesindeki on numaralı ev, onlar için yeni başlangıçların ve sihirli bir dünyanın açılan kapısı olmuştu.

Ramon ve Maria’nın bir yıl sonra Dominic ve İsabel adında ikiz çocukları dünyaya geldi. Dominic ve İsabel hastaneden eve getirildiğinde, hep birlikte neşe içerisinde ailelerine katılan yeni kardeşlerinin sevincini yaşarlarken, Carlos; ürkek bir ses tonuyla – Lütfen! Arkanıza doğru dönüp bakın. Bayan İsabel bize gülümsüyor derken, bütün aile şaşkın bir halde bayan İsabel’i görürler. Bayan İsabel oğlu Ramon’a

– Ben sana bir gün buraya geleceksin, Bariloche’den ve benden vazgeçemezsin dememiş miydim. Bak! Şimdi vazgeçemeyeceğin kadar sevdiğin bir kadın ve kocaman bir ailen var diyerek gözden kaybolur.

Yazan : Melodi AKÇAY

 

 
 
 
 

 

“RIHTIM CADDESİ ON NUMARALI EV 2.bölüm” için 1 Yorum

  1. deniz diyor ki:

    beğendim galiba… :D

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sitelerim: En Yeni Yemek Tarifleri En Yeni Dantel ornekleri Not Defterim