Reklam :
Reklam :
RÜZGARIN SESİNİ DİNLE

Hayat tasalanmak için değil eğlenmek ve sevinmek içindir. Bütün gerçekliğiyle kabusa dönüşen günlerinde bile yaşamasını bilmek demektir. Hayattan anlaman gereken şeyler var. Geçirdiğin ve gördüğün her şey yanına kar kalandır. Bana kalırsa hayat; her gün yeniden doğmak, kabuk değiştirmek demektir.
Şimdi, kafamda yeni bir hikaye yazmayı tasarlıyorum. Bu gecede yorgunum. Öyle çok yorgunum ki! Bu hikayeye dair aklımda hiçbir şey kalmayacak sanıyorum. Ve o hikayeyi yazmak için sabırsızlanıyorum.
Uzun soluklu yağmurlardan sonra yüzümde rüzgarın soğukluğunu hissediyorum. Bütün her şeye rağmen yarın sabah uyandığımda, ilk olarak hayattan hala öğrenebileceğim bir şeylerin olduğunu biliyorum. Belki de benim bu denli mantıksal oluşumun nedeni hayatı anlayabilmeme bağlıdır. Her gün bir yerlerde saklı bir hazinenin beni, onu bulmam için beklediğini bilmek, içimdeki yaşama sevincini ve öğrenme isteğimin bitmemiş olduğunun bir göstergesidir.
Şu anda dışarıda delicesine esen rüzgarın bana anlattıklarını dinliyorum. Karşı koyamayacak kadar büyülenmiş gibiyim. Büyük bir hayranlıkla rüzgarın sesini dinliyorum.
Aldırmıyorum geçen zamana. Varsın geçip gitsin. Geride bıraktığım her saniye mutluluk girdabına kapılsın. Dönsün, dönsün ve tekrar bana gelsin. Ben şu an mutluyum; gerisi boş.
Ne kadar garip; kim bilir kaç evde benim gibi rüzgarın sesini dinleyen yürekler vardır. Kaçı mutludur? Kaçı huzursuz? Oysa ben, rüzgarın sesiyle derin duygularla besleniyorum bu gece. Doğanın manzarası yağan yağmurla eşlik ediyor bana ve hayattan gittikçe daha çok şey öğreniyorum.
Gündüz uykuda olan sezgilerim, gece açılıveriyor bir anda. İşte! Hayat bu diyorum. Gecelerde hayatın birçok gizli kalmış noktalarını öğreniyorum.
Huzur veriyor rüzgarın sesi. Biliyorum; onu tutamayacağım; ama yavaşça elimi uzatıp onu tutmak istiyorum. Bana verdiği huzuru yanağına bir öpücük kondurarak, teşekkürle son buldurmak istiyorum. Fazla söze gerek; bazı şeyleri susarak ta anlamayı biliyorum.
Hayat, iki kardeş olan rüzgar ve yağmuru birleştirdi yine bu gece. Yapılacak bir şey yoktu ama, aslında çok şey yapıyordum rüzgarın sesiyle birlikte. Duygularımın doruğundayım. Nerede olmam gerektiğim önemli değil. Ha bir park, ha bir tavan arası. Kuşkusuz nerede olsam seyre değer bir manzaraydı şu an yaşadıklarım.
Bu vakitte hayatın seslerini dinleyen insan sayısı kaç kişidir acaba? Rüzgarın sesini ve neler anlattığını fark eden var mıdır?
İşte! bu gece de böyle gelip geçiyor; fakat ne yazık ki çoğu kişi yaşadığının ve duygularının farkında olmadan zamanı tüketiyor. Hayat diyoruz. Hayatı koskocaman bir acı ile tanımlıyoruz. İşte bu tanımlamada hata yapıyoruz. Unutmayın! Hayatı bulduğunuz an tanıyacak ve işte bu hayat diyeceksiniz. Ve ondan hiç vazgeçemeyeceksiniz. Bazen, rüzgarlı bir gecede sesini dinleyeceksiniz.
Yazan : Melodi AKÇAY
Reklam :