Eki 09

Sevgi sadece tanışan iki gönlün birbirini sevmesi demek değilmiş; sevgi tanımadan da sevmekmiş.
Sevgi hiç gözünü kırpmadan sevmekmiş.
Herşeyden kaçmaya çalışan bir yüreğin kendine huzurlu bir dünya kurmasının da tek ilacı sevgi imiş.
Evet! Sevgi tanımadanda sevmekmiş. Her ne kadar böyle şeylere inanılmasa da sadece onu yaşayan kalp bilirmiş.
Çünkü diğer kalpler bu tür şeylerle pek zaman kaybetmekten yana değillermiş.
Boş, karşılıksız bir sevgi gibi görülsede, aslında bütün hayata ve insanlara rağmen insanın içinde yinede yaşanması cazip bir fikirmiş.
Niye hep sevgimiz karşılıklı olsun? Ya da niye boş olsun?
Sevgi iki kişiliktir veya çoğuldur; bu kuralı ben değiştirecek değilim ama; tek başına tanımadan yaşanan sevgiyi kimsenin anlamaya ve yönlendirmeye gücü yetmez ki.
Bunu sen yaşıyorsun. İstediğin anda, istediğin davranışdan , istediğin sözünden mutlu oluyor, hayaller kuruyorsun. Varsın olsun yalan olsun. Keşke her yalan böyle olsun!
Kendi kendine zararmış, eriyip bitip solmakmış. Sevginin neresi zarar. Bu sözü söyleyenler hiç bir gün olupta başlarını kaldırıp o umursamaz gözleriyle onlara sevgi ile bakan bakışları görebildiler mi ki? bu sözleri ile kendilerini avuturlar ve yıllardır bizi avuturlar.
Kim sevgi şarabından bir yudum alıp sarhoş oldu ki? Ya da olmak istedi? Yalan! Yalan! Yalan!
Onların sevgileri sadece sözde yaşanan, yürekteki acı talan.
Şimdiye kadar ne sevgiler gördüm bitmeyecek sanılan ve bunun üzerine yeminler vadedilen. Şimdi o sözlerin izlerini arıyorum talan edilmiş kalplerden geriye kalan.
Karşılıksız sevgi ya da boş sevgi ne fark eder; sevgisizlikten daha mı kötü ki?
İnsanları korkutmasına rağmen hiç olmazsa ruhu okşayıcı ve yaşanılası.
Eğer böyle bir sevgi gelirse başınıza emin olun ki; diğer sevgileride peşinize takacaksınız. Üstelik zamanla sadece içinizde değil, bu sevgiyi diğer insanlara da aşılayacaksınız.
Kaç kişi tanıdınız sevgisizlikten şikayet eden? Çok değil mi?
Bölük pörçük parçalanmış sevgiler. İnsanın hayatını bir anda altüst eden tehlikeli sevgiler.
Peki bu kaç kişiden kaçı sevgisizliği sevgi rüzgarlarına çevirip dört mevsim kalplerde gece gündüz estirmek istedi, çaba sarf etti ki? Yine de gerçeklerle karşı karşıya gelmeyi kabul etmek insan için kolay olmuyor değil mi? Dil başka söylüyor; gönül başka Yürek terazisi nedense hep aynı dengede durmuyor ne yazık ki!
Dokunabileceğimiz kadar yakın, dokunduğumuz anda da yanıp küle dönebilecek kadar ince bir çizgide sevgi.
Yalan sevgilerin tuzağına herkes kolaylıkla düşebilir. Sevginin öteki ucunda hafife alınmış duygular olduğunu bilmeden herkes sevebilir. Hayatta niyeti bozuk insanlar olduğu sürece sevgi daima dalında tomurcuk olarak kalacaktır. Ama varsın olsun.
Sen veya ben esas sevginin ne anlama geldiÄŸini biliyoruz ya!
Böyle yürekler olduğu müddetçe sevgisizliği yok etmek için fazla uzun yolumuz kalmadı artık demektir.
Gökyüzüne saldım sevgimi; beyaz martı ile. Şu anda bütün dünyayı dolaşıyordur. Belki Amerika, belki Avustralya, belki Antartika, belki Afrika; belki de şu an ülkemde sevdiklerimin ve onların sevdiklerinin yanı başında diğer yüreklere sevgi aşılıyordur?
Belki de biri ateÅŸ etti; vurdu kanadından sevgi taşıyan martı mı; düşürdü sazlıklara. Kim bilir? Ama her ne olursa olsun insanda umut olduÄŸu sürece sevgi daima dalında tomurcukta olsa yeÅŸerir. Yeter ki o dala tutunmak isteyen yürekler umutla birlikte var olsun!…..
Yazan : Melodi AKÇAY
Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Son Yorumlar