Anı Yaşamanın Önemi
Yayın Tarihi: 23 Nisan 2012 Pazartesi Saat: 9:15Anı Yaşamanın Önemi
Bilge bir insan son anlarını yaÅŸadığı hasta yatağında yatarken, öÄŸrencileri etrafına toplanmış, bir isteÄŸinin olup olmadığını sorduklarında, tüm öÄŸrencileri hayretler içinde bırakan ÅŸu cevabı vermiÅŸ:
-Bana bir tabak pasta getirir misiniz? Pasta getirilir, pastayı yer ve öÄŸrenciler bilge insanın aÄŸzından çıkacak son mesajı beklerken, o;
– Pastanın tadı çok nefisti, der ve gözlerini yumar. ÖÄŸrenciler, buna hiçbir anlam veremezler… Durumu bir baÅŸka bilge insana aktardıklarında o, ÅŸu açıklamayı yapmış: Aslında hocanız size muhteÅŸem bir mesaj iletmiÅŸtir. O da, dikkatinizi yaÅŸadığınız ana çekmek. Ne geçmiÅŸin acılarına, ne de geleceÄŸin kaygılarına yoÄŸunlaÅŸmadan yaÅŸadığınız anın tadını çıkarmaya, yediÄŸiniz pastanın zevkini çıkarmaya dikkatinizi çekmiÅŸtir, der.
Birçok insan geçmiÅŸte yaÅŸadıklarının veya gelecekte yaÅŸayacaklarının arasında gidip gelmekten bugünü yaÅŸayamazlar. Tedirgindirler, aceleci olurlar, panik halini yaÅŸarlar, bir koltuÄŸa iki karpuzu almaya çalışırlar. Zamanlarını verimli kullanamazlar. Bu halleri, beyin hücrelerini tahrip etmeye kadar götürür.
Hatta bu insanlar, “Bir olayın kötü yönlerini düÅŸün, iyi olunca sevinirsin” gibi bir felsefeyi de benimsemiÅŸ durumdadırlar. Yaptıkları hatalar, yaÅŸadıkları baÅŸarısızlıklar, gösterdikleri beceriksizlikler, üzüntüler onları öylesine meÅŸgul eder ki, “Ben aslında daha önce de pek baÅŸarılı olamadım” gibi geçmiÅŸte yaÅŸadıklarını düÅŸünüp dururken zaman akıp gider ve bugünü deÄŸerlendiremezler.
Zamanın verimli bir ÅŸekilde kullanılamamasından dolayı da baÅŸarısızlık doÄŸal bir sonuç olacağından “Ben biliyordum böyle olacağını ” diyerek kehanette bulunurlar. Oysa insan “Ne ekerse onu biçer.”
Ancak bunda öylesine aşırıya kaçmışlardır ki, geleceÄŸin olumsuz sonuçlarını daha ÅŸimdiden yaÅŸamaya baÅŸlamışlardır bile. Ama nedense korktukları hep baÅŸlarına gelir. Temel?in muz fıkrası örneÄŸinde olduÄŸu gibi. Temel bir gün yolda yürürken muz kabuÄŸuna basıp düÅŸmüÅŸ; birkaç gün sonra yine aynı yolda on metre ilerisinde bir muz kabuÄŸunu görünce “Hay Allah, yine düÅŸeceÄŸim…” demesi gibi. Sınava hazırlanan öÄŸrencilerin de “BaÅŸarılı olamazsam…” diye olumsuz düÅŸünüp, bu düÅŸündüklerinin gerçekleÅŸmesi gibi.
İşte bu durumdaki öÄŸrenciler, sınava hazırlanırken bütün güçlerini kullanırlar. Belki çok çalışırlar, belki de çalışmayı çok isterler. Ancak akıllarından geçen “Ya kazanamazsam…” düÅŸüncesi onların tüm umutlarını kırar.”Zaten kazanamayacağım” düÅŸüncesine o kadar inanırlar ki çalışma konusunda isteksizleÅŸebilir, hatta baÅŸtan pes edebilirler.
Tüm bunların sonunda, bu öÄŸrenciler ve bu insanlar potansiyellerinin çok altında baÅŸarı gösterirler. Çünkü var olan potansiyellerini kullanma fırsatını bulamazlar.
GeçmiÅŸi yeniden yaÅŸayamayız. Gelecek çok uzakta, onu göremeyiz. EÄŸer geleceÄŸi deÄŸiÅŸtirmek istiyorsanız bugünü deÄŸerlendirin ve deÄŸiÅŸimi hayallerinizde deÄŸil “bugünde” gerçekleÅŸtirin. Çünkü ancak “bugün” denetimimiz altındadır ve bizler sadece denetimimizde olan ÅŸeyleri deÄŸiÅŸtirebiliriz.
Ne geçmiÅŸin acılarını ne de geleceÄŸin kaygılarını yaÅŸamak… Bugünün tadını, yaÅŸadığımız anın zevkini çıkarmak…
ANILARLA EUROVİSİON ŞARKI YARIŞMASI
Yayın Tarihi: 21 Şubat 2012 Salı Saat: 21:00

Eski günlerimi, anılarımı andıkça Eurovision şarkı yarışmasının hayatımdaki yerini nasıl unutabilirim ki. TRT’de yayınlanan Eurovision şarkı yarışması benim hayatımda bir tarihtir. Bugün hala varlığını kanıtlayan.
Çok çok ufaktım. O zamanlar herkesin ayrı ayrı seyredebileceği televizyonlar ve kanallar yok iken, ailemle birlikte oturur. O gece, ülkemizin şarkısını ve diğer ülkelerin şarkılarını dinlemek ve izlemek için bir panayır yeri gibi olurdu evimiz.
Bugün bazı yerlerde Eurovision şarkı yarışması hakkında, bazı olumsuz yazılar yazılsa ve düşünceler söylense de benim ve benim gibi Eurovision şarkı yarışması tutkunu olanlar için, hiçbir anlam ifade etmez. Çünkü; onların yüreklerinde geçmişten güzel anılar bıraktığını sanmıyorum. Bu yarışmanın fazla önemsendiği gibi cümleler duyuyorum. Bu sözü söyleyenlere soruyorum. Hayatta onu önemseme, bunu önemseme. Peki! neyi önemseyeceğiz? Benim ve benim gibilerin yüreğinde güzel anılar ve duygular bıraktıysa benim için önemlidir. Hayatımda güzel izler bırakan şeyleri görmemezlikten gelemem.
Eurovision şarkı yarışmasını TRT, ülkelerin şarkılarını, şarkıcılarını ve kısada olsa ülkelerin tanımını yaparak, yıllarca değerli Bülent Özveren’in yorumuyla farklı bir biçimde sunmuştur bizlere.
Bu yıllardan yaşamıma damgasını vuran İrlandalı şarkıcı Johnny Logan, Belçikalı şarkıcı Sandra Kim, Almanyalı şarkıcılar Modern Talkıng grubu ve Ülkemizden MFÖ grubunu nasıl unutabilirim ki. Çocukluğuma ait bu şarkıcıların söylediği şarkıları her ne kadar tam olarak hatırlayamasam da, o yılları izlemek ve dinlemek istediğim an yüreğimde bir şeyler düğümleniyor. Bugün hala Modern Talkıng ve MFÖ dinliyorsam Eurovision şarkı yarışmasının ve TRT’nin bunda çok büyük payı vardır.
Kim ne derse desin, bir Eurovision şarkı yarışması hayranı olarak, benim gibilere izlemeye devam derim. Her ne kadar politik ya da başka cümlelerle anlatılmaya çalışılsa da ben; Eurovision şarkı yarışmasının kısada olsa, benim hayatımdaki farklı bir yönünü anlatmak istedim. Ve, bu sene ülkemizi temsil edecek olan Hadiseye, gönül dolusu başarılar dilerim.
« Previous Entries