SİSLER BULVARI

AÅžK, DENEME, GENEL, mektup Yorum Yok »

1983 yılındaki şirketin hesaplarını inceliyordum. Margaret’in giderken masanın üzerinde bırakmış olduğu mektuplara bir anda rast geldim. Ağır adımlarla odanın içerisinde bir o yana, bir bu yana gezinirken, mektupları açıp açmamak arasında tereddütteydim.

Margaret’in beni terk edişi, yerine koyulmayacak bir şeydi. İki aşık iken nasıl oldu da bir anda düşman saflarında yer almıştık.

Bir sürü mektup masamın üzerinde okunmayı bekliyordu. Margaret’e karşı hala aşkımda bir azalma yoktu. Gidişinin ardından bilinmeyen gölgeler ve sisler üzerimde adeta dolaşıyordu. Fakat, Margaret aklımdan bir türlü çıkmıyordu.

Mektuplar; sarı beyaz zarfa konulmuş mektuplar!

Hala neden o kadar huzursuzdum; büyük bir yanlışlık mı yapmıştım acaba?

Margaret’le hikayemiz sisler bulvarında başlamıştı. En büyük aşklarımdan biriydi. Onunla karşılaştığım gün, ne yapacağımı bilemez bir halde sisler bulvarında yürüyordum. Bulvarın köşesini dönerken Margaret bana doğru geliyordu. Etkileyici bir güzelliğe sahipti. Sisler arasında onu görebiliyordum. Bir adres sormayla başladı hikayemiz. Sonra, o gün uzun uzun yemekte konuştuk. Oldukça neşeli bir gündü. Sonraki günler ve gecelerde evimizdeki şöminenin başucunda sarmaş dolaş oturup, sisler bulvarını seyrediyorduk.
Şimdi hepsi hayallerde kaldı.

Margaret’in gidiÅŸinden birkaç gün sonra, geri dönecekmiÅŸ gibi hala saçma bir içgüdüyle onun geri dönmesini bekledim. Onunla yan yana olduÄŸumuz zamanlar geliyordu aklıma. Mutlu oluyordum. Ve tam mutluluÄŸun kapısı açılırken, o kapıyı örten beni aldatan bir kadınla karşı karşıya kalıyordum. Gözlerini bana doÄŸru dikmiÅŸ “üzgünüm” diye söyleniyordu ve ondan daha da nefret ediyordum.

Onu o kadar çok sevmiştim ki, bu sevginin nefretle solacağını düşünmüyordum. Şimdi ise bana yaklaşmasına dahi izin vermek istemiyorum.

“Yoksa Margaret burada tam karşımda olsaydı bunları ona söyleyebilir miydim? “Bilmiyorum. Ne kadar kötü bir durumdayım. Bir yanda mektuplar, diÄŸer yanda nefret.

“Ya Margaret’te gerçekten beni seviyorsa?
Ya o mektuplarda benim düşündüğümden farklı bir hikaye uydurursa. Ya ben yanılıyorsam?
Gördüklerim onu çok sevmemin bir yanılgısı, ya kötü bir ÅŸaka olursa?” Bu durma bir çözüm yolu bulmalıyım.

Bu günlerde sevdiğim herkese bir şeyler oluyordu. Yoksa bende mi anlayamadığım bir değişiklik vardı.? Bunu bilemiyordum.

Mektupları görünce aslında neredeyse heyecandan ölecektim. Kendime bile itiraf edemediğim duygularım artık bu kadarına dayanamıyordu. Uzun bir süre Margaret’in mektuplarıyla bakıştım durdum. Kuşkusuz açacaktım. Ama bu süreç Margaret’in gidişinden daha ağır geliyordu bana.

Mektuplar bir anda Margaret’e karşı nefretimi susturmuştu. Onları masada görünce biraz rahatlamıştım. Daha fazla mektuplara bakmaya dayanamayarak bir tanesini elime aldım. Margaret’in gidişinden bir hafta sonra, mektupla sanki Margaret’in elini tutar gibi oldum. Zarfı açtığımda Margaret’in kokusu sanki mektupla bana gelmişti. İçim buram buram Margaret kokuyordu. Onu ne kadar çok sevdiğimi ve özlediğimi anladım. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atışlar yapıyordu.

Oturup mektuplardan bir tanesini açtım. Okumaktan başka çarem yoktu. Margaret, yüreğime çıkarılması zor bir ok gibi saplanmıştı. Kararlı bir şeklide mektubu okumaya başladım.

Merhaba Eathen!

Şimdi nasılsın?

Ellerinin arasından kayan güneşin ara sıra belirgin yüzünü görebiliyor musun?

Konuşamıyorsun değil mi? Kendini bu duruma alıştırmak için biraz zamana ihtiyacın olacak. Ve, güneşi tekrar görmek için yarını beklemelisin değil mi Eathen?

Sana demiştim. Bir gün daha bekle! Beklemedin Eathen? Beklenmeyen bir ziyaretçiydin o an benim için. Dinlemedin beni. Neler oluyor diye bile sormadın. Teker teker aramızdaki her şeyi yıkıp attın. Gördüğün manzaranın beyninde bıraktığı etki, senin hayal ürünündü ona aldandın.

Beni öyle göreceğini düşünemezdim bile. Ama yanılmışım. Bu ilişkinin sonunda doğan gerçeği, sende bende kabul etmek zorundayız Eathen!

O vakit gitmem gerekliydi. Yapabileceğim tek şey seni terk etmekti. İnançsızlık sevgiyi devam ettirmiyordu. Beni öyle görmeni istemezdim. Bu yaşadığımızın bir kabus olmadığına inanmak isterdim. Perişan bir halde hayatından çıktım. Bu ayrılığa hazırlıksızdım. Ama Eathen! Bu ayrılık sürecinde seni gerçekten tanıyamadığımı anladım. Şimdi gitmem gerek. Bu durumla yaşamak zor! Ama yapabileceğim bir tek şey var. Senin gibi bir anlık duygularıma yenilip sisler bulvarında tekrar buluşup, bu aşkı alevlendirmeyi düşünüyorum. Ne dersin?

Yazan : Melodi AKÇAY

DAVETSİZ MİSAFİRDİR AŞK

AÅžK, DUYGULAR, DÜŞÜNCELERİM, GENEL, ÅŸiir Yorum Yok »

En savunmasız zamanda gelir aşk suskun yüreklere. Gözünü kırpmadan, hiç tereddüt etmeden yerleşir kalplere. Artık en zengin kalplerin sahibidir. Adım adım süzülür ve ben geldim demekle yetinir.

Ne kadar inkar etsen de, dirensen de elvedası olmayan uzun soluklu bir yolculukla başlamıştır senin aşk hikayen. Ufak bir kalp kıpırtısıyla heyecanlandığını hissedersin ve aşkı memnuniyetle kabul edersin.

Uzunca bir planın yoktur artık hayatına dair. Planın, aşkın gelişi ile yeniden çizilir. O vakitten sonra onu reddetmeye bile gerek duymadan hayat planına yeni bir şeyler karalarsın. Aşk, bir dürbünle bakar gibi seni yakından izler. Yüreğinin içi ışıklandırılmış lambalarla doludur. Bu lambalar hiç sönmemecesine daima hep yanar.

İtaat edersin aşka, böyle bir sevgiye. Gözlerin aşkın gelişiyle donuk ve soğuk değildir artık; gözbebeklerinin içinde bir fener vardır o vakit; tam önünde durur, yolunu aydınlatır.

Davetsiz bir misafirdir aşk. Ansızın çalar kapını açarsın. Daha farkına varamadan eşyalarını çantasından çıkarmış gönül dolabına çoktan yerleştiriyordur. Bir an duraklarsın. Bu esrarengiz davetsiz misafirin kim olduğunu merak edersin. O sırada aşk yatağına uzanmış şöyle derin bir oh çekiyordur. Onun rahatlığını fark edersin. Kontrolünün altından çıkmıştır bir kere duyguların. İstesen de, beklesen de hiç gelmez eski günlerin.

Tüm düş kırıklıklarına rağmen aşk için o vakitten sonra mükemmel bir ev sahibisindir. Bu ziyaret hem ona, hem sana çok iyi gelir. Hayatının her anını dolu dolu yaşamana neden olur.

Ancak bazı zamanlarda olur ki, her şeyin yolunda gitmediğini görürsün. İyice aptallaşan yüreğinin aşktan nefret ettiği pekte söylenemez o vakit. Aşkın, yüreğindeki misafirliğine ne kadar git desende aldırış ettiğin bile yoktur.

Her gece loş ışıklar altında seni o boğazına kadar boğan sıkıntıdan kurtulmak istersin. Fakat, bunu yine ertesi güne ertelersin. İyi uyuyamazsın belki ama, ne yapacağını yarın sabah ki ruh haline bağlarsın.

Åžu dünyada en güzel ev sahipliÄŸini sen aÅŸk ile yaparsın. AÅŸka kızsan, öfke duysan da aÅŸk ile hayal alemine çoktan dalmış gibisindir. AÅŸktan öte hiçbir ÅŸey zevk vermiyordur sana. AÅŸk senden güçlüdür. Güçlü rakibin karşısında yenileceÄŸini anlasan da; yaÅŸanan mutlu anların izleri vardır geçtiÄŸin aÅŸk yollarında. Bu yüzden tutuldun mu bir kere aÅŸka kurtulmak zordur yaÅŸamda…

Yazan : Melodi AKÇAY

Sitelerim: En Yeni Yemek Tarifleri En Yeni Dantel ornekleri Not Defterim