SİZ KARAR VERİN

DÜŞÜNCELERİM, GENEL, KÖŞE YAZISI Yorum Yok »

Birileri suç işlerken bu suçun bir cezasının olduğunu bilmeli. Ve, bu cezalar caydırıcı olmamalı. Suç işlemeyi değişik yönlerden ele alabiliriz. Başkasının hayatına, malına ve canına kastetme suç olduğu kadar, bir ebeveynin kendi yaşam şartlarını bildiği halde birden fazla çocuk yapması da burada bir suç değil midir? Suç illaki hukuki kurallara göre mi suç olmalıdır? Kendi karınlarını doyuramayacak kadar, yoksul bir ailenin çocuk yapması nasıl bir duygudur ki? Onları bu düşünceye ve eyleme iter.

Çocuğu istemekle veya dünyaya gelmesini sağlamakla, ona gelecekte refah bir yaşam sağlamak arasındaki farkı, ebeveynlerin çok iyi idrak etmesi gerekir. Yokluktan ileride yokluk içerisinde yaşayacak çocukların doğması, çocuklara çektirilebilecek en büyük ceza değil midir? Suçu ve günahı olmayan bu temiz yavruların çektikleri acıların bedelini kimler ödeyecekti? Bir anlık zevk uğruna gelecekte ne hayatların karartıldığının farkında olunmaması ne kadar acı bir duygu idi. Cahillik birçok hayatı yok ediyordu. Zamanla ebeveynler yaptıkları hataların farkına varsalar da, çoğu bölgede ve ailelerde çok çocuk olması bir kuralmış gibi adet haline getirilmişti. Çok çocuğu olmayan ailelerde ve hatta hiç çocuğu olmayan ailelerde çocuksuzluk bir hastalık ve yanlışlık gibi ifade edilir. Ve o ailelere bu davranış biçimi gerekirse, baskı yaparak doğruymuş gibi adapte edilirdi.

Başkalarının hayatına karışan, onların yaşam biçimlerini şekillendiren bu kişiler, düşüncelerinden dolayı suç işlediklerinin farkında değillerdi. Ya onlarda öyle görmüştü ya da başkalarının acı çekecekleri hayattan zevk alacaklardı. Bir ebeveyn çocuk sahibi olmak istemeden önce nasıl geleceğini ve bu gelecek üzerine oturtulacak çocuğu göremez bunu anlayamadım. Allah hepimizin çocuklarına sağlık sıhhat versin. Fakat bu konu da yanlış mı düşünüyorum siz karar verin ?…

Yazan : Melodi AKÇAY

BAYRAM ZİYARETLERİ

ANILAR, DÜŞÜNCELERİM, GENEL, KÖŞE YAZISI Yorum Yok »

Bayram geliyor ve şimdiki çocuklara üzülüyorum. Nerede o eski bayramlar? Nerede o eski komşuluk ilişkileri? Nerede bizlerin çocukluğunda bir elini sevgiyle uzatan, diğer elinde şekerliği ile ikramda bulunan büyükler? Çok az kaldılar değil mi?

Şimdi kapıyı çalıp, “el öpmeye geldik, bayramınız mübarek olsun” diyerek kutlayan çocuk sayısı da çok az. Çocuklar gelse bile kapıyı açan, bayramlaşmak isteyen, çocuklara verilen birkaç kuruş para ve birkaç şekerle gözlerindeki mutluluğu görmek isteyen insan sayısı da neredeyse hiç kalmadı.

Bayramın ilk sabahı yollarda, sokak aralarında eskisi gibi ne insanlar, ne çocuklar var. Tek tük insan, sadece adet yerini bulsun diye bayramlaşmaya gidiyor.

Oysa eskiden öylemiydi. Sokaklar cıvıl cıvıl çocuk sesleri ile geçilmez, konu komşu bile birbirine bayramlaşmaya giderdi. Şimdi ise bunların çoğu tarih oldu.

Yine bir bayram geliyor hayatımıza.
Her bayram biz büyüklere çocukluğunu, küçüklere de çikolata, şeker ve parayı hatırlatır bayram sabahında. Unutmadan söyleyim, bir de “Barış Manço”yu ve “bugün bayram erken kalkın çocuklar, giyelim en güzel giysileri. Elimizde taze kır çiçekleri; üzmeyelim bugün annemizi”. Nur İçinde Yat Barış Abi! Kim unutulabilir ki seni ve bu şarkını; dolayısıyla bayramı.

Bayram sabahı en güzel kıyafetler giyinir, gran tuvalet fiyakalı bir şekilde annelerimiz tarafından süslenen o zamanın biz çocukları, aile eşrafıyla akraba ile bayramlaştıktan sonra mahallede ve hatta mahalle dışında tanımadık insanlara gider ellerini öperdik; birkaç şeker ve birkaç lira uğruna.

Çocuklar hep bayram gelsin diye bekler. Bende beklerdim. Çocukluk aklı işte. Şimdi büyüdük ve o çocukların yüreklerinde neler hissettiklerini çok iyi anlayabiliyorum.

Ailelerimiz bayramlaşmayı, bayram gelenek ve göreneklerini öğrenelim diye bizleri bayram ziyaretlerine götürür, onlardan ayrıldığımız zaman sırf para ve güzel şekerler uğruna el öpmeye giderdik. Oralardan topladığımız paralarla gönlümüzce eğlenirdik lunaparkta.

Beğenmediğimiz şekerler olursa yemez; her çocuğun elinde kocaman içi beğenilmeyen şekerlerle dolu bir plastik torba ile kapı kapı dolaşır, o şekerleri eve getirirdik. Bir öbek bayram şekeri olurdu evlerimiz. Bayram bitince de eve alınan şekerlerde biterdi. Sonra, o beğenmediğimiz şekerlere gelirdi sıra ve oturur biz güzel afiyetle yerdik.

Bazı büyükler her sene aynı şekeri alırlar, bu sene belki şekerlerini değiştirmişlerdir diye onlara yine giderdik el öpmeye. Ama nafile yine aynı manzarayla karşılaşırdık. Bazılarının oturmuş gelenekleri vardı. İnatla değiştirmezlerdi. Bazı büyüklerde durumları iyi olduğu halde para vermezler; durumu müsait olmayan büyüklerimiz gönüllerinden geçen ve bizleri sevindirmeye yetecek olan paraları verirlerdi.

Sırf bu yüzdendir tanıdığım veya tanımadığım çocuklara en iyi şekerleri, çikolataları alırım. Bayram sabahı evimin kapısını çaldıkları an onların telaşlı, utangaç, ama bir o kadar da bakışlarından cinlik akan ve acaba bu bayan bize nasıl şekerler, ne kadar para verecek diye içlerinden geçenleri düşünür ve yüzlerindeki mutluluğu görmek isterim. Onlarla birlikte küçüklüğüme o yıllara geri dönerim.

Hiç unutmuyorum. Bir Ayşe Hanım Teyze vardı komşumuz. Bugün Nur İçinde Yatsın. Ne zaman ailemle bayramlaşmaya ona gitsek, tertemiz ütülü bir beyaz mendilin içinde bir miktar para muhakkak bana verilirdi. Şimdi bayram sabahları eski büyükleri hatırlamam için yeterlidir bana

Oysa şimdi günümüzde bu güzel bayramları yaşamış olan biz büyüklerin çoğunun bayram ziyaretleri için sebebi olmakta. Bunu bir güzellik ve mutluluk olarak görmüyor, bir an önce yapılması gereken, zoraki bir görevmiş ve sıradan çıksın diye bakıyoruz; elimizde bir kutu süslenmiş çikolata ve şekerle birlikte, beş dakika bile olmayan ziyaretlerle.

Bu durum ne kadar acı. Sanırım ki gerçekten yürekten bayramlaşmak isteyen insan sayısı azaldı. Bu gidişle daha da azalacak gibi duruyor.

Herkesin şimdiden Ramazan ve Kurban Bayramını kutlar. İleride bayramlarla ilgili hatırlayabileceğiniz güzel anılarınız olması dileğiyle! İyi Bayramlar Dilerim…

Yazan : Melodi AKÇAY

Sitelerim: En Yeni Yemek Tarifleri En Yeni Dantel ornekleri Not Defterim