You are here: Melodi Akçay » Posts Tagged ‘DENEME’
BURUK TEBESSÜM
Herşeyin bitip geçmişe karıştığı zamandayım. O zamanki; ben dünyanın dışındayım. Hiçbir zaman hayatın ve dostlarımın beni gerçekten tanıdığını sanmıyorum. Hiçbir şeyden haberleri yok. Neler oluyor diye bile sormuyorlar. Çevremdeki herkes bu adamın söyledikleri doğru olabilir mi acaba? diye hiç düşünmüyorlar. Fakat ne yazık ki, gerçeği kabul etmek zorundayım. Ben zannetmiştim ki; çiçeklerle donatılan bir dünya [...]
SİSLER BULVARI
1983 yılındaki şirketin hesaplarını inceliyordum. Margaret’in giderken masanın üzerinde bırakmış olduğu mektuplara bir anda rast geldim. Ağır adımlarla odanın içerisinde bir o yana, bir bu yana gezinirken, mektupları açıp açmamak arasında tereddütteydim. Margaret’in beni terk edişi, yerine koyulmayacak bir şeydi. İki aşık iken nasıl oldu da bir anda düşman saflarında yer almıştık. Bir sürü mektup [...]
CEYHUN ATUF KANSU HAYATI ESERLERİ ŞİİRLERİ
Toplumculukla lirizmi bağdaştıran günümüz şairlerinden Ceyhun Atuf Kansu 1919 İstanbul’da doğmuştur. Eğitimci Nafi Atuf Kansu’nun oğludur. Orta öğrenimini Ankara’da; yüksek öğrenimini İstanbul Tıp Fakültesinde bitirdi (1938-1944). Turhal Şeker Fabrikasında çocuk hastalıkları uzmanı olarak çalıştıktan sonra (1954-1960); Şeker Fabrikaları Sağlık Müfettişliğine getirildi. Etimesgut Şeker Fabrikasında çocuk doktoru olarak bulunduğu sırada 17 Mart 1978 yılında vefat etmiştir. [...]
NECATİ CUMALI HAYATI ESERLERİ ŞİİRLERİ
Günümüz şair ve yazarı Necati Cumalı 1921 yılında Filorina’da doğmuştur. İlkokulu Urfa’da okudu; öğrenimini İzmir Lisesinde yaptıktan sonra 1941 yılında Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Çeşitli devlet işlerinde görev aldı. Urfa ve İzmir’de avukatlık yaptı (1950-1957). Bir buçuk yıl kadar Paris’te Basın Ateşeliğinde çalıştı. Dönüşünde İstanbul radyosuna redaktör oldu (1959). İlk şiirleri 1939’da Urla Halkevi [...]
SERSERİ RUHLAR
Vakit gecikmişti. Çoktan gitmeliydim. Bu kezde son defa iyi geceler diledim eski dostlara. Belki baharda yine gelirim. Ve, valizimi alıp koyuldum yollara. Rastgele dedim hayata yine bir sonbaharda. Üşümüştüm. Hem de çok üşümüştüm. Şiddetli esen rüzgarın yakıcı etkisi tenimde dolaşıyor, vücudumu kaşındırıyordu. Yarım saat kadar yürüdüm yollarda. Kimsecikler görünmüyordu etrafta. Bu, dostlarımı kimbilir kaçıncı terk [...]
HER YERDE BİR HİKAYE VAR
Bazen hayatıma dair bütün yaşanmışlıkları ve ihtimalleride unutarak önüme açılan kapıların ardında yani her gittiğim yerde bir hikayenin var olduğunu görüyorum. Zaman zaman hayata kızgınlığımdan hırçınlanır, kızgınlıktan kararan gözlerimi sadece kendi hikayeme odaklardım. Sonra yılları takiben hayat sadece benim kapı çalmadığımı, benimde kapımın çalındığını ve iki tarafında ayrı bir hikayesi olduğunu öğretti zamanla. Her gittiğim [...]
AVARE DÜŞÜNCELERİM
Zihnime yayılan düşüncelerimin hiçbiri birbirini takip etmiyor. Düşünceden düşünceye atlıyorum. Hiçbiri birbirine bağlı değil. Özgürce uçuşuyorlar beynimin içinde durduramıyorum. Bir manzara var karşımda düşüncelerimde koyunlar, çimenler, ağaçlar, çiçekler ve elinde sepeti olan küçük bir kız zıplayarak gidiyor çiftliğine. Gülümsüyorum ona, uzun uzadıya arkasından bakıyorum. Tam mutlu oldum derken yitiriyorum bu manzarayı düşüncelerimde. Sonra şimşekler çakıyor, [...]
ALACAKARANLIK KUŞLARI
Alacakaranlık bütün sokağa yayılmıştı. Yalnız sokağın değil, tüm insanların sesi susmuştu. İşin garibi; içim huzur doluydu. Aydınlıkla karanlık arasında gecenin geldiğini müjdeleyen alacakaranlık kuşları, bu gecede hazırlanıyorlardı gündüzü terk etmeye. Karanlık siyah bir gölge, alacakaranlık kuşları siyahlığın umuduydu. Haydi! bu gecede yeşertin içimdeki umutları alacakaranlık kuşları! Susmayın! Çığlık çığlığa ötüşün! Cıvıldaşın! Göremiyorum sizi ama; biliyorum [...]
SUSKUN VE HIRÇIN DALGALAR
Yemyeşil çimenler üzerinde oturuyorlardı Mehmet Amca ve Ali. Koyu bir sohbete dalmışlardı. Her ikisi de hayattan bahsediyorlardı. Mehmet amca diyordu Ali’ye “her köşeyi dönüşte; hayatın tuzağıyla karşılaşmaktan yoruldum” diye. Ali haklısın der gibi kafa sallıyordu. Hırçınlığı dinmişti bir an Mehmet amcanın sözleriyle. Mehmet Amca 72; Ali 18 yaşındaydı. Biri suskun, durgun; diğeri hırçın dalgalar gibi [...]











