You are here: Melodi Akçay » Posts Tagged ‘DENEME’
HASAT MEVSİMİ
Hasat mevsimiydi; güneş gibi açan ayçiçekleri biçiliyordu. Yavaş yavaş sonbahar mevsiminin geldiğini müjdeleyen hafif ürpertili günler gelmeye başladı. Nedenini bilemediğim derin düşünme dönemlerine girerim, ruhsal bir yolculuğa çıkarım böyle zamanlarda. Daha dün gibi gelir tarlaya attığımız ayçiçeği tohumları. Ne zaman yeşerdiler, ne zaman büyüdüler de harman ediliyorlar diye düşünürüm. Bu mevsimde içimi telaşlı bir heyecan [...]
SELİM İLERİ HAYATI ESERLERİ ROMANLARI
Yazar Selim İleri 30 Nisan 1949′da İstanbul’da doğdu. 1968′de Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Öğrenimini yarıda bırakarak kendini tümüyle yazmaya verdi. İlk yazısı 1967 yılında Yeni Ufuklar dergisinde yayınlandı. Papirüs, Yeni Edebiyat, Yeni Dergi, Türk Dili, Türkiye Defteri, Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergilerde yayınlanan yazılarıyla ünlendi. 1979′da Dünya gazetesinin [...]
ÇARESİ OLMAYAN DUYGULAR
Olmuyormuş. İki arada bir derede yaşanmıyormuş. Ya gitmeli, ya kalmalıymış insan. Ya sevmeli, ya da sevgiden mümkün olduğu kadar uzak durmalıymış insan. Gitmeliyim buralardan dedikçe, bir adım bile atamıyormuş insan; kalmalıyım düşünceleriyle. Olmuyormuş. Sevmekle, sevmemek arasında kalınmıyormuş. Seviyorum dedikçe sevilmiyormuş insan. Seviyor muyum bilmiyorum dedikçe, sevginin ufuk çizgisi bile görülmüyormuş. Herkes çekip giderken, ardından yalnızlığın [...]
HİÇ YOKMUŞLAR MASALI
Bir varmış bir yokmuş diye başladı bu güzel masal. Sonra birden hayal kırıklıklarının sessiz sedasız kapıyı çalmaya başladığı zamanlar geldi; sonbaharda düşen yaprakların ardından. Kaç zaman daha dayanır bu yürek! Yara almadan. Yazık oldu bu masalın sonuna. Varmışlar, döndü; hiç yokmuşlar masalına Hiç aklımdan geçmezdi; hırpalanmış bir yürek. Sonbahar mevsiminde güz yapraklarıyla birlikte ayrılırken yuvamdan, [...]
YALNIZLIĞIN DURGUN SESSİZLİĞİ
Sessiz sedası yürüyorum yollarda bu gece. Yaşıyorum geceyi kendi halimde. Titriyor içim, üşüyor bedenim. Varsın olsun! Titresin yüreğim. Bu gece çok güzel. Ay dedenin gözleri bana doğru dönük, göz kırpıyor, yalnız değilim. Hafif bir rüzgar esiyor, yanağımı gıdıklıyor. Belki bir yerlerde benim gibi; başıboş, yollarda yürüyen insanlar vardır. Nedensiz ve niçinsiz. Hiçbir sebep olmadan. Tüketiyorum [...]
UÇURTMANIN DANSI
Bir süre dinlendi küçük uçurtma. Yenilmedi bu kez gri bulutlara. Sonra, tekrar var gücüyle uçuştu mavi havada. Bir oyana bir bu yana dalgalandıkça dalgalandı. Sonra, hafifçe başını eğdi. İçine sığmayan duygularıyla, hafifçe esen meltem rüzgarı arkadaşıyla raksını yaptı. Mavi gökyüzünde, tek başına oradan oraya savrulup durdu küçük uçurtma. Sanki bir an duraklar gibi oldu ve [...]
BEKLENEN ADAM
Soluk soluğa geçen bir ömür. Ümitsizce beklenen adamın gönlümdeki hikayesi. Bulmak istiyordum yüreğimdeki beklenen adamı. Sonsuzluk kadar uzun gelen bekleyişlerim; yüreğimi esir aldı söylenmemiş, yaşanmamış düşüncelerim. Ben hep uzaklardaydım. Gönlüm hep uzaklarda. Kendi mesafelerimde çok yollar kat ettim ona varmak için. Belki onu bulurum, konuşurum ve yıllarca aramaktan vazgeçerim diye çok düşündüm. Ne olurdu sanki; [...]
NECMİYE TEYZE
Sıcak bir yaz akşamıydı. Mahallemizde bulunan apartmanların birinin kapı önüne komşular beraber oturmuş sohbet ediyor; gelen geçene bakıyor ve onlarla ayaküstü kısa konuşmalar yapıyorduk. Koca günün yorgunluğunu ve sıcak havanın etkisini üzerimden atmak için, iş dönüşü onların koyu sohbetlerine bende katılmıştım. Diğer taraftan da eski günleri yeniden yaşamak ve yaşatmak için bende orada bulunmuştum. Akşam [...]
YALNIZLIĞIN CÜMLELERİ
Yazmadığım bir hikaye var. O da yalnızlığın hikayesi. Bazen, yollarda onunla yan yana yürüyoruz. Bazen de evimizde samimi bir şekilde onunla oturuyoruz. Öyle bir an geliyor; bizi bizden alıverip garip duygulara götürüyor. Bir türlü istediğimiz ve beklediğimiz soruların cevapları bir araya gelmiyor. Gecenin karanlığı ya da gündüzün aydınlığı fark etmiyor. Usul usul, yavaşça geliyor ve [...]
BEN Mİ YANLIŞ BİLİYORUM?
Bu akşam üzerimde yine bir durgunluk, bir tuhaflık, yaşanmamışlıklara özlem var. Geçen günün kıymetini, bu akşam gözden kaybolduktan sonra; işin içinde anlamakta var. Sanmayın kıymet bilmeyen biriyim. Düşündüm de nelere, kimlere kıymet verdim. Değer görmedim. Gerektiğinde hiç gözümü kırpmadan efendi kişiliğimle yardıma koşarak ihanet şarabından bir yudum içtim. Buydu güvenmenin, ,inanmanın, sevginin ve insan olmanın [...]











