You are here: Melodi Akçay » Posts Tagged ‘deniz’
MUTLULUK DENİZİ
Kendimiz için en iyi olanı biz biliyor ve biz istiyoruz. Uzun ve çıkmazları olan bu hayat yolunda mutluluğa bir adım varken; eeeee o zaman niye duruyoruz? Korkularımız mı engel mutluluk denizinde yüzmeye? Boş verin gitsin. Bu öyle deniz değil, dalgaları ile yutmuyor adamı. O dalgalar ki, hale hale yayılıyor mutsuz kıyılara. Haydi sende eline al [...]
BALIKLARDA TERK ETTİ BİZİ
Üç tarafı açık deniz ve bir tarafı iç denizle çevrili ; birçok nehir, akarsu ve ayrıca birçok göllerin olduğu , bol bol balık satın alıp yiyebileceğimiz halde şimdi balığı tezgahlarda değil, denizlerde bile görme imkanı olmuyor güzel ülkem! Ah! Nerede? O eskiden bol bol yediğimiz balıklar! Nerede istavrit? Nerede Palamut? Nerede Hamsi? Nerede Sardalya? Nerede [...]
SU KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ
Ülkemizde ve dünyada zaman içerisinde hızla artan teknoloji ve sanayileşme vasıtasıyla, dünya üzerinde bulunan birçok tüketilebilir su kaynakları bu ve buna benzer etkenler sonucu kirlenmektedir. Gün be gün! hızla artan insan nüfusunun çoğalması, ihtiyaçlarının hızla artması sonucu dünya üzerinde yer alan, birçok kullanılabilir tarım arazilerin yanlış kullanılarak bozulması, yine tarım arazilerinin sanayi bölgesi olarak çeşitli [...]
CÜCELER VE PERİLER ADASI
Rengarenk çiçeklerle benzenmiş Cüceler ve Periler Adası yeni bir davetsiz misafiri karşılamaya hazırlanıyordu. Yıldızlı bir gecede, yaz mevsimini denizde geçirmek üzere mavi ufuklara yelken açan Doroti; küçük teknesiyle çıktığı yolculukta dümenin başındayken çok uzaklardan bir ışık fark etti. Bu ışık kıyıya doğru yaklaştıkça uzanıp gidiyordu. Ayın şavkı, denizin mavi rengini yakamozla ışıldatıyordu. Kıyıya yaklaştıkça arkasından [...]
BACASIZ SANAYİ TURİZM
Bu hafta sonu iş yerindeki arkadaşlarla birlikte felekten bir gün çalmak için, plajın yolunu tuttuk. Tuttuk! Ama, ne tutmak…. Bir kuzuyu ateşte çevirebilecek kadar kavurucu olan sıcak güneş; daha plaja ayak basar basmaz bardaktan boşalırcasına değil, sanki tankerle su dökülüyormuşçasına yerini yağmura teslim etti. Ve, yağmur hafta sonu tatilimi mahvetti. Jose Feliciano’nun “listen to the [...]
SÜREYYA PLAJINDA BİR KIZ
1970 yılının güneşli sıcak bir yaz günüydü. O sabah iş arkadaşlarıyla birlikte Süreyya Plajında güzel bir gün geçirmeye hazırlanıyordu Nihal. Korkuyordu denize girmekten. O günün gecesinde tümüyle kendini bu eğlenceye hazırlamaya çalışıyordu. Yastığa başını koyar koymaz içini, çocukluğundaki deniz korkusu tekrar sardı. Nihal çocukken ailesiyle gittiği deniz kenarında suda boğulma tehlikesi, atlatmıştı. Boğulma korkusu onu [...]
DUYGU FIRTINALARI
Genç adam azgın sulara atlamak üzereyken birden durdu. İki olasılık vardı şu an hayatında. Ya suya atlayacaktı ya da her şeyi olduğu gibi kabul edecek verdiği bu amansız hayat mücadelesine devam edecekti. Yüzünde düşünceli bir ifade vardı. Atlayıp atlamamak arasında bocalıyordu. Karar veremediği belliydi. Son bir kez arkasına doğru dönüp baktıktan sonra atlamaya karar verdi. [...]
FIRTINADAN ÖNCEKİ SESSİZLİK
Hayallerin hayal, umutların umut olmadığı bir sahil kenarındaki büyüklü, küçüklü kayaların üzerine oturdum. Hırçın esen, yüzüme çarpan rüzgarla savaşıyorum. Sırılsıklam olmuşum yükselip alçalan dalgalarla boğuşuyorum. Fırtınadan önceki sessizliği yaşıyorum. Film şeridi gibi dizildi anılarım gözümün önüne. İçimdeki bu sessizlik, bu suskunluk hiç hayra alamet değil, korkuyorum. Birden ellibeş yıllık hayatımdaki ilk hüsran sahnesiyle karşılaşıyorum. Ve [...]
SEVDA KÖRFEZİ
Uzaklarda yemyeşil çiçeklerle bezenmiş olan hayal adasında bir sevda körfezi vardı. Orada bütün aşıklar mesut ve bahtiyar yaşarlardı. Sabahları uyanınca okyanusa, yemyeşil adaya ve sevdiklerine günaydın derlerdi. Arkadaşları adada yaşayan kediler, köpekler, atlardı ve tüm canlılardı. Sandallarına binip hadi vira deyip açılırlardı yosun rengi denize doğru Sevda körfezinin denizi o kadar durgun, o kadar berraktı [...]











