Haz 17

|
Haz 17
Artık bütün tedbirleri, serzeniÅŸleri, sitemleri bir kenara attım. Ve bu dünyayı sana bıraktım. Sen yaÅŸa hayatını, sen yaÅŸa bu dünyayı. Kapattım hayat kepenklerini, vurdum hayata mührümü.Üzgün deÄŸilim artık. İstersen açık denizlerde, istersen okyanuslarda yüzebilir hayatını doya doya yaÅŸayabilirsin. Bir karışanın, bir bekleyenin, bir sevenin olmadan geminin dümenine geçebilirsin.O gün, kapıyı kapadığın gün benim için bittin sen. O nasıl tavırdı, o nasıl beni ve yaÅŸadıklarımızı bir kenara koyuÅŸtu öyle. Cevaplanacak çok sorular var sende. Fakat artık hepsinin cevabını biliyor ve senin beni es geçtiÄŸin gibi, bende seni es geçiyorum.Alışık deÄŸilsin bu sözlerime, benim tarafımdan reddedilmeye. Öyle ilginç geldi deÄŸil mi sana, söyle! Ben, senin eserinim. Hayatın ta ortasına diktiÄŸin yaÅŸayan ölü heykelinim.Ne zaman gidecek diye beklenen bir misafirmiÅŸim senin gönlünde. Åžimdi sende alış bu gitmelere, istememelere, terk ediÅŸlere. Çünkü; ÅŸimdi sıra sende.Korkuyla ve acıyla hareketsiz kalacak, nefes bile alamayacaksın. Gözlerinin önünden kayacak istediklerin bir türlü ulaÅŸamayacaksın. Anlamayacaklar, seni itip kenara koyacak ve rafa kaldıracaklar. Tozlanacaksın. Yalnız bırakacaklar seni, senin beni bıraktığın gibi. Tam bilmiyorum ama, benimkine benzer bir kısır döngü olacak seninki.Bu hayatta senden öğrendiÄŸim iki ÅŸey var bana yadigar kalacak. İlki vefasızlığı, yalanı, bencilliÄŸi ve önemsenmemeyi öğrettin ben istemedikçe. İkincisi iÅŸte! o en önemlisi ve en güçlü olanı yaÅŸarken ölmeyi öğrettin gönlüme.Her an, her saniye avcı pozisyonunda, beni av pozisyonunda beklettin. Alışmıştın, her ÅŸey senin olsun, geri kalan yüreklere ne olursa olsun felsefesini benimsiyordun. Kimi, neyi ve neden aradığını bile bilmiyordun. Sen, sadece bencilliÄŸine yeniliyordun. Ve bunun ne yazı ki, farkında bile olamıyordun.Hayat sadece senin hayatın olmalı, kurduÄŸun dünya senin idarende olmalıydı bunu istiyor ve gerçekleÅŸtiriyordun. Sanıyordun ki, ben güçlüyüm, beni çok seviyor ve benden vazgeçemezler diyordun. Oysaki yanılıyordun. Bak! bende terk ettim diÄŸerleri gibi. Etrafındakileri istediÄŸin gibi yoÄŸurup, istediÄŸin kıvama getirmek istiyordun. Sende hep sen vardı, ben de ve etrafındakilerde biz vardık. Bunu ne yazık ki göremiyordun. Sen kendine aşıktın. Ama gerçekleri görmeyen aptal, kör bir aşıktın.Oysaki sen kendini bile tanımıyordun. Aslında bakarsan kim olduÄŸunu ve hangi dünyaya ait olduÄŸunu bile bilmiyordun. Arayışlar içerisinde geçen bir yaÅŸamın kalıba ve kalıplara sığmadığı bencil bir insandın. Ne aradığını bile bilmiyordun. Aradığını bulduÄŸunu sandığında bile yetinemiyordun. Kaybetme korkusu yoktu sende. Hayatta hiç kaybetmem sanıyor ve bu uÄŸurda gününü gün ederek yaşıyordun. Bak baharda açan çiçekler, aÄŸaçlar gibi bende tutunduÄŸum dalımdan düştüm. Sen, benim ruhum hep ilkbaharda mı kalacak sanıyordun. Sayende; bak! ÅŸimdi sonbahar geldi gönlüme.Gözlerin senden ve senin isteklerinden baÅŸka bir ÅŸey göremeyecek kadar at gözlüğüyle kapalıydı. Önümü gördüm sanıyor, arkanda bıraktığın ve ezip geçtiÄŸin yaralı yürekleri bile görmüyordun. DoÄŸru hep sende, yanlış hep bende ve baÅŸkalarındaydı. Bak! senin doÄŸrularında düz yolunu ÅŸaşırdı. VazgeçemeyeceÄŸin kadar rahat davranışlar içerisinde pis pis sırıtıyordun. Bir gün sana sırıtılacağını ve kaderin bu davranışına kayıtsız kalamayacağını unutarak, aklınca kendi ruhunu okÅŸuyordun.Ve sen, baÅŸka bir hayatın yolcusuydun. Senin bineceÄŸin çok otobüsler, ineceÄŸin çok duraklar vardı. Benim ise bir tek hayatım ve bir tek durağım vardı. O da sendin. Fakat ne yazık ki, o durağımda kaçak çıktı ve yıkıldı. Bu durağı sen inÅŸa ettiÄŸin gibi, sen yıktın. BaÅŸkaları deÄŸil, bunu bil. Åžimdi yeni ve kaçak olmayan duraÄŸa doÄŸru yolculuk yapıyor, oraya demirliyorum hayatımı. Ben bilinçli yolcu, sen ise ÅŸaÅŸkın yolcuydun ve hayata doÄŸru su gibi akıyordun. Bir gün yolunun önüne set çekileceÄŸini bilemeden.Artık boÅŸunaydı bu uÄŸraÅŸ, boÅŸunaydı bu çırpınışlarım, serzeniÅŸlerim ve geri dönüşlerim. Adım sıra peÅŸinden gelen, yapma etme diyen, sıkıştığı yerden seni kurtaran, sana masallar anlatan ve ruhunu okÅŸayan biri yok artık. Yoruldum. Ve, seni hayatımdan çıkardım. Bu dünyayı da sana bıraktım. YaÅŸa yaÅŸabildiÄŸin kadar…..Yazan : Melodi AKÇAYHaz 14
Hayal ve gerçek birbirleriyle üvey kardeş. Tüm insanların hayat süzgeçinden geçtiği kimi zaman can yakıcı, kimi zaman iç gıcıklayıcı duygu ve düşünce seli.Hepimizin hayatında hayal ve gerçeklere yer var. Şöyle bir düşünün hayat ne kadar gerçeklerden ibaret oluşsa da; hayal, gerçeklerin ardından getirdiği acı fırtınaları dindiren, gerçeklerden oluşmayan düşünceleri yüreğinde ve beyninde gerçek yapan mutluluk oyunu, acı gerçeklerden kurtulmanın tek yoludur.Hayal kimi zaman gelir yerini gerçeklere, gerçekler kimi zaman gelir yerini hayallere bırakır. Bir kısır döngü halinde insan ruhunu şekillendirir. Her ne kadar hayal ve gerçeğin umut kıran, inciten hayata küstüren yanları olsa da, bir gün her ikisinin de mutlulukla birbirine sarılıp kardeş olduğu anlar mutlaka vardır.Gerçeklerin bizlere yaşattıklarıyla her zaman başımız dertte ve gönlümüz hüsrandadır. Hayata inanmayı, güven duygusunu yok eder her defasında gerçeklerin bize yaşattıkları. İşte o zaman elimizin altında bulunan sihirli bir değnek gibidir hayallerimiz. Saklandığı yerden çıkarırız bir anda hayallerimizi. Sarıp sarmalarız, hayata inancımızı hayallerde de olsa yaşamaya çalışırız.Düşünüyorum da şöyle bir soruyu paylaşmak istiyorum sizlerle. Hayal mi gerçek mi? Bu soruya vereceğiniz cevapları merak ediyorum. Dilim döndüğünce, bu konuda ilk önce kendi fikrimi ve bu soruya neden hayal cevabını verdiğimi hayattan örnekler vererek açıklamak istiyorum. Gerçeklerin ve hayallerin güzel yanlarını bırakıp, yüreğimizi kasıp kavuran yangın yerine çeviren gerçekleri ve kimi zaman hayal kırıklığına uğrayan hayallerimizle ilgili birkaç düşüncemi soru olarak paylaşmak istiyorum.İlk önce hayal mi gerçek mi sorusunu sormak isterken, sonra bu soruyu günümüz şartlarındaki insanların yaşam standartlarına ve ruh hallerine göre değerlendirerek yanıt vermenizi bekliyorum. Bu bir sınav başarı ve başarısızlık ölçme ya da kişilik, ı@ testi değil. Sadece sizlerin bu soruya karşı farklı bakış açılarınızı merak ediyorum. Ve farz edin ki bu bir anket sorusu. Bu sorumun üstüne hayalsiz ve umutsuz bir insan düşünemiyorum sözünü de eklemek istiyorum.İnsan haklarının çiğnendiği ve yok sayıldığı
|
Son Yorumlar