payday loans Car insurance

Altı Düşünce Şapkası

Yayın Tarihi: 21 Mart 2012 Çarşamba Saat: 2:30

Altı Düşünce Şapkası

Belli bir konuyu görüÅŸmek, bir problemi çözmek yada bir konuda karara varmanın gerektiÄŸi toplantılarda, toplantıya katılanlar genellikle daldan dala atlamakta, herkes konuya farklı açıdan yaklaÅŸmaktadır. Bu da çok fazla zaman kaybına ve sonuçların ortaya çıkmasında güçlüklere neden olur.

<!–[if gte vml 1]> <!–[if !vml]–><!–[endif]–><!–[if gte vml 1]>
 

ALTI DÜÅžÜNCE ÅžAPKASI

 

ALTI DÜÅžÜNCE ÅžAPKASI YÖNTEMİ NEDİR?

Belli bir konuyu görüÅŸmek, bir problemi çözmek yada bir konuda karara varmanın gerektiÄŸi toplantılarda, toplantıya katılanlar genellikle daldan dala atlamakta, herkes konuya farklı açıdan yaklaÅŸmaktadır. Bu da çok fazla zaman kaybına ve sonuçların ortaya çıkmasında güçlüklere neden olur.

Altı DüÅŸünce Åžapkası Yöntemi, düÅŸünce ve önerilerin belirli bir düzen içinde sunulması ve sistematikleÅŸtirilmesi için kullanılan bir yöntemdir. ?Åžapkalar? düÅŸüncelerin ayrıştırılması için kullanılan bir semboldür. Åžapkaların rengi deÄŸiÅŸtikçe, rengin simgelediÄŸi düÅŸüncelerin belirli bir düzen içinde sırasıyla aktarılması beklenir.

 

ALTI DÜÅžÜNCE ÅžAPKASI YÖNTEMİ NASIL UYGULANIR?

Katılımcılara üzerinde görüÅŸme yapacakları konu verilir. Tüm katılımcıların konuya yaklaşırken aynı ÅŸapkayı giymeleri yani konuya aynı ÅŸekilde yaklaÅŸmaları istenir. Åžapkaların renkleri aÅŸağıda verilen düÅŸünme yaklaşımlarını simgelemektedir.

 

BEYAZ ÅžAPKA:

§Net bilgileri içerir (Tarafsız Åžapka)

         §GörüÅŸülen konu ile ilgili net bilgiler, sayılar, araÅŸtırmalar, kanıtlanmış veriler ortaya konur.

         §Hangi bilgilere sahibiz?

         §Hangi bilgiler eksik?

         §Ä°htiyacımız olan bilgiyi nasıl elde ederiz?

        

         KIRMIZI ÅžAPKA:

§Duygular bu ÅŸapkada hesaba katılır. (Duygusal, KiÅŸisel Åžapka)

§GörüÅŸülen konu ile ilgili olarak, kiÅŸilere hiçbir dayanağı olmadan hislerini söyleme ÅŸansı verilir.

§Bu olay, durum, öneri, sorun vb. hakkında neler hissediyorum?

SİYAH ŞAPKA:

§Tehlikelerle alakalı olan ÅŸapkadır. (Kötümser ÅŸapka, tedbir ÅŸapkası)

§Konunun riskleri, gelecekte doÄŸurabileceÄŸi problemler, eleÅŸtiriler ortaya çıkarılır.

§Bu önerinin bize zararları neler olabilir?

 

SARI ÅžAPKA:

§Avantajların ortaya konduÄŸu ÅŸapkadır.(İyimser ÅŸapka,yararlar ÅŸapkası)

§O iÅŸin avantajları ortaya konulur. Getirileri gözönüne alınır.

§Bu olayın bize saÄŸlayacağı çıkarlar(yararlar) neler olabilir?

 

YEŞİL ŞAPKA:

§Yaratıcılıkla ilgili ÅŸapkadır. (Yenilikçi, üretken, alternatifler ÅŸapkası)

§Konu ile ilgili alternatifler nelerdir?

§Yaratıcılık ön planda tutulur ve toplantıya katılanların yaratıcı olmaları teÅŸvik edilir.

§Önemli olan fikrin saçma olup olmadığı deÄŸil; orijinal, yeni, üretken olmasıdır.

§Bu konudaki deÄŸiÅŸik önerilerimiz neler olabilir?

 

MAVİ ŞAPKA:

§Sonuçların ortaya konduÄŸu ÅŸapkadır. (Serinkanlı durum analizi, kontrol Åžapkası.)

§DüÅŸünce sistemleÅŸtirilir. Toplantının sonuçları ortaya çıkarılır ve özetlenir.

§Ne oldu? (geçmiÅŸ)

§Ne oluyor? (ÅŸimdi)

§Sonra neler olmalı? (gelecek)

 

Katılımcılar ÅŸapkaların tümünü belirli bir düzen içerisinde takarak düÅŸünce ve önerilerini sırayla aktarırlar ve böylece toplantı hedefe ulaşır.

Etiketler:

Düşünce Şemaları

Yayın Tarihi: 19 Mart 2012 Pazartesi Saat: 9:15

Düşünce Şemaları

Gündelik hayatımızda sorunlara yol açabilen endiÅŸe,sıkıntı, çökkünlük ve öfke patlamaları gibi rahatsızlık verici duygusal durumların oluÅŸmasına düÅŸünce ÅŸemalarımızdaki bazı kusurlar katkıda bulunmaktadır. Çevremizden etkilenerek ya da oluÅŸan olaylarla aynı zamanda bizi o an için rahatlatsın diye kullandığımız bazı düÅŸünceler alışkanlık haline gelerek, otomatik olarak kullanılmaya baÅŸlanır. Bu tarz düÅŸünce ÅŸemalarının ortak özelliÄŸi, gerçeklik ilkesinden ve akılcılık temelinden ayrılmış olmalarıdır. Bunlar:

1-Filtre oluÅŸturma:

KarşılaÅŸtığınız durumlar ya da olayların tek bir yönü sizin için önem ifade ediyor, diÄŸer alanları anlam taşımıyorsa, o kısımları hesaba katmıyorsanız filtre oluÅŸturmaktasınız. Bazı kiÅŸiler yaÅŸadıkları bir olay baÅŸkaları için ne kadar güzel olursa olsun, onun içinden olumsuz bir durumu adeta cımbızla çıkartırlar. EÄŸer kiÅŸinin duygusal yapısı çökkünlüÄŸe eÄŸilimli ise kendilerinin küçümsendiÄŸi ya da kayıp yaÅŸantılarını öne çıkarabilirken; öfkeye eÄŸilimliler kendilerine haksızlıkta bulunulduÄŸunu; endiÅŸeli,evhamlı kiÅŸilerde kendileri ya da çevrelerindekilerle ilgili tehdit olarak algıladıkları ÅŸeyleri ön plana çıkarabilirler. Bu durumda bizi rahatsız edebilecek olaylar adeta mikroskoptan bakar gibi büyür, diÄŸer güzel taraflar küçülür.

Bu durum kendi geçmiÅŸimizi düÅŸündüÄŸümüz anlarda da kendini göstermektedir. Eskileri düÅŸündüÄŸümüzde sadece üzücü, kaygı verici, sinirlendirici ya da kararsız kaldığımız durumları daha çok hatırlıyor ve diÄŸer anılar çok kolay bir ÅŸekilde aklımıza gelmiyorsa, gene bilinçaltımız aynı iÅŸlemi otomatik olarak yapıyor demektir.

2- Ya hep ya hiç tarzında kutuplarda düÅŸünmek:

Aslında her ÅŸeyin iyi ya da kötü özellikleri vardır. Hiçbir ÅŸey sadece beyaz ya da sadece siyah olmayıp , gri ya da lila renk tonlarındadır. Ying-yang durumu gibi (her siyahın içinde bir beyaz; her beyazın içinde de siyah bir bölüm olduÄŸu ÅŸeklinde uzak doÄŸu felsefesine ait bir model).

Yani olaylar, insanlar, durumlar ya iyidir ya kötü ÅŸeklinde sadece masallarda görülebilen iki durumda bulunur.

Bu tür bir düÅŸünce temelinde eÄŸer bir ÅŸey yeterince mükemmel deÄŸilse, o yetersizdir ve kötüdür. Bu ÅŸekilde mükemmeliyetçi bir düÅŸünce yapısı, kiÅŸinin kendisi için belirlediÄŸi yüksek hedefler ve niteliklere ulaÅŸamadığı zaman, kendini baÅŸarısız ve yetersiz hissetmesine yol açar. Bu da beraberinde depresif ve kiÅŸinin kendisi ve çevresine eleÅŸtirel yaklaÅŸtığı bir duygulanımı getirir.

Bu düÅŸünce yapısında hataya ve olaÄŸan olmak kabul edilir bir durum deÄŸildir. Bir tek hata kiÅŸinin dünyanın en mantıksız kiÅŸisi olduÄŸu düÅŸüncesini oluÅŸturabilir. Bir kiÅŸinin kendine ait bir sıkıntısı nedeniyle, size yönelik bir unutkanlığı ya da hatası o kiÅŸiyi silmenize ve yok saymanıza neden oluyorsa bu ÅŸekilde düÅŸünüyorsunuz demektir.

3- Aşırı genellemeler yapmak:

KarşılaÅŸtığınız bir olay nedeniyle, hemen olayın sonucunu bütün hayatınıza yönelik yargı haline getirip, yetersiz verilerle genelleme yapıyorsanız bu düÅŸünce ÅŸemasını kullanıyorsunuz demektir. Belli bir durumda yaÅŸadığınız bir olumsuz olay, daha sonra yaÅŸayabileceÄŸiniz benzeri olaylarda da yaÅŸanacak ÅŸeklinde bir düÅŸüncenin oluÅŸmasına yol açabilmektedir. Bunun eseri olarak bir kiÅŸi sizi görmeden yanınızdan geçtiÄŸinde, ?bak iÅŸte bana selam vermedi, yeterince bana deÄŸer vermiyor, sevmiyor? ÅŸeklinde gerçek olmayan bir düÅŸünceyi oluÅŸturabilmektedir. Sabah karşılaÅŸtığınız bir aksilik ? kötü baÅŸladı her ÅŸey ve her ÅŸey kötü gidecek ÅŸeklinde genellemelere yol açabilmektedir. KiÅŸinin konuÅŸma içeriÄŸi sık sık herkes, hiç kimse,her ÅŸey, her zaman, hiçbir zaman gibi ifadelerle doludur. Bu tür düÅŸünce yapısı ile, kiÅŸinin hayatı sınırlanır ve çok küçük çaplı bir iliÅŸki ağı oluÅŸur.

4-İnsan sarrafı olma ( karşısındakinin ruhunu okuma):

BaÅŸkaları hakkında kolayca fikirler ileri sürerek onların davranışlarının temeli, amacı ve sonraki hareket tarzları ile kendinizi baÄŸlayıcı kararlar alıyorsanız bu tarz bir düÅŸünce ÅŸemanız var demektir. Bu ÅŸekilde baÅŸkalarının hissettikleri, olaylardan etkileniÅŸleri yönünde hipotezler üretirsiniz. DoÄŸal olarak, bu tarz bir düÅŸünce yapısı kiÅŸinin olaylar ya da kiÅŸilere karşı bakışından etkilenmektedir. Yani kendinizde olan bir takım davranış ÅŸekillerini karşınızdakine yansıtırsınız. Karşınızdakinin düÅŸündüÄŸünü sandığınız ÅŸey , aslında sizin düÅŸündükleriniz ve hissettiklerinizin bir yansımasıdır. BaÅŸkalarının yapacağını düÅŸündüÄŸünüz davranışlar ya da hisler, doÄŸal olarak o kiÅŸilerin genel hareket ya da hissediÅŸ tarzı olmayacaktır. Ancak siz onların farklı davranacağını düÅŸünerek, gereksiz ya da olumsuz tavırlar alabilirsiniz. ? bu durumda muhakkak kızmış olmalı, benden bunun acısını çıkarır? ÅŸeklindeki yaklaşımlar gibi.

5- Olası en olumsuz temayı senaryolaştırma:

Çok ufak bir durumun sonucunda kiÅŸinin o olayın bir felaketle sonlanıp, olası bir facia haline getirmesidir. KiÅŸi bu nedenle yakınlarından birinin başına gelen bir sorunun, kendisi ile benzerliÄŸi olmasa da kendi başına geleceÄŸini düÅŸünebilir. Normal vücutsal belirtiler bile bir kanser habercisi olarak düÅŸünülebilir. Ekonomik olarak sıkıntıya düÅŸen birisi, eÅŸi ve çocuklarının kendisini terk edeceÄŸi ve kimsesiz olarak bir köprü altında yaÅŸayacağını umutsuzluk içinde hayal edebilir. Bir kaza geçirebileceÄŸi korkusu ile hayatını kısıtlayabilir. Bu kiÅŸilerin konuÅŸma içerikleri ?eÄŸer , ya…?gibi sözcüklerle doludur.

6-KiÅŸiselleÅŸtirme- sorumluluk sahibi hissetme:

Çevrenizdekilerin söylediklerinden ya da yaptıklarından kendinize yönelik uygunsuz anlamlar çıkarmanız söz konusudur. Bu yapıyı kullanan kiÅŸiler sürekli olarak, kendilerini çevrelerindekilerle kıyaslarlar. ?ben arkadaÅŸlarım kadar para kazanmadığım için eÅŸim bana böyle davranıyor? ÅŸeklinde düÅŸünüp huzursuz hissedebilirler. Bu kiÅŸilerin kendilerine güvenleri yeterince kuvvetli olmadığından, devamlı olarak kendilerini olumsuz anlamda baÅŸkaları ile kıyaslayıp, olaylardan sorumlu hissederler. Çevreden gelen her bir uyaranı ( bakış, söz, davranış vb) kendinize verdiÄŸiniz deÄŸerin bir ölçütü olarak görürsünüz.

7-Kontrol odağınızın durumu:

Kendinizi eÄŸer çevresel ÅŸartların, etrafınızdakilerin kontrolüne, olayların akışına bırakıyorsanız, etrafınızdakilerin yörüngesine ,onların dümen suyuna giriyorsanız kendiniz güçsüz hissedeceksinizdir. Bu durumda hayatınızda herhangi bir deÄŸiÅŸim yapamayacağınızı düÅŸünebilecek ve aciz hissedeceksiniz. Etrafınızdakileri ve dışınızdaki dünyayı da bu durumda göreceksiniz. Sonuçta olumsuz durumlara düÅŸtüÄŸünüzde , bundan baÅŸkalarını sorumlu addedip, onları suçlayacaksınız. Aşırı bir kadercilik düÅŸüncesi ile bu durumlarla karşılaÅŸtığınız için her ÅŸeyi sineye çekip, çözüm yolları aramaya da çalışmayacaksınız. Dolayısı ile kendinizi kurban olarak algılayacaksınız ve ?ilahlar kurban istedi? ÅŸeklinde düÅŸünüp, hayal kırıklığına uÄŸrayacaksınız. Oysa ki hayatınızın dümeninizi elinize alarak, yaÅŸamınızın tek sorumlusu siz olduÄŸunuzu idrak ederek, kendi kararlarınızı almakta aktif olsanız hayattan daha çok keyif alabilirsiniz. Yanlış da yapsanız, deneme yanılma en iyi öÄŸrenme yolu olduÄŸundan, bu deneyim size çok ÅŸeyler öÄŸretecektir.

Bu durumun tam tersinin olması, kontrol odağınızın aşırı derecede sizde toplanması halidir. Kendiniz aşırı güçlerle donanmış hissedebileceÄŸiniz için etrafınızdakilerin eylemlerinden kendinizi sorumlu tutar hale gelebileceksiniz. Kendinizi mitolojideki tüm dünyayı omuzları üzerinde taşıyan ?Atlas? gibi hissedeceksiniz. Bu tarz bir hissediÅŸ, etrafınızdakilerin gereksinimlerine aşırı duyarlı olma ÅŸeklinde bir sınırsızlık hali, her türlü gereksinimleri giderebilecek kadar kendini adeta tanrı gibi hissetme durumu ve bu ihtiyaçların karşılanması sorumluluÄŸunun baÅŸkasına deÄŸil de kendinize ait hissetmenizden kaynaklanmaktadır. Bu ÅŸekilde etrafınızdakileri size muhtaç ve korunması, desteklenmesi, beslenmesi gereken kiÅŸiler olarak algılayacak, onların yapmaları gereken sorumlulukları üstlenecek, adeta ağır iÅŸçilik yapar hale geleceksiniz. Dolayısı ile etrafınızdakilerin mutluluk, dert ve sorunlarından kendinizi sorumlu tutacaksınız. Bunların hepsini yapmaya çalıştığınızda çok yorulup kendi hayatınızı yaÅŸayamayacaksınız. Asıl yapmanız gerekenleri yapamayıp, ulaÅŸabileceÄŸiniz baÅŸarıları göremeyeceksiniz. Bu kadar bölündüÄŸünüz için, yakınlarınızdan kiÅŸi başına ayırdığınız vakit de azaldığından, yaptıklarınızın yeterli görülmediÄŸini anlayıp, boÅŸa kürek çekmiÅŸ hissedebileceksiniz. Bu kadar koÅŸuÅŸturma içinde bunları elinizden gelebildiÄŸi kadar yaptığınızda mutlu olabilecek , sıklıkla da doÄŸal olarak yetiÅŸemediÄŸinizde kendinizi suçlu ve mutsuz hissedebileceksiniz. Bir arkeolojik kazı bölgesinde ÅŸöyle bir yazı ile karşılaşılmış ?kendini bil, kendini tanı, sen sadece bir insansın?.

8-Bireysel adalet algısı :

Bireysel iliÅŸkilerinizde size özel, sizin baÅŸkalarına ya da baÅŸkalarının size yönelik yapılması gerektiÄŸinizi düÅŸündüÄŸünüz, çok da objektif olamayabilecek bir takım kural ve yönetmelikleriniz vardır. EÄŸer sevgiliniz sizi sevseydi, hep yanınızda olurdu; arkadaşınız gerçek bir dost olsaydı, size istediÄŸiniz miktarda borç verir hatta hibe ederdi; benim bu iÅŸ yerimde çalışmamı gerçekten isteseler ve bana deÄŸer verselerdi, en yüksek zammı bana verirlerdi, hayat ve insanlar yeterince adil olsalardı… gibi düÅŸünceler kiÅŸinin etrafına yönelik hipotezler üretmesi, kiÅŸiyi mutsuzluÄŸa sürükler. Mutlaka sizin bakış açınız baÅŸkalarının bakış açısından farklıdır. Suyun üzerinden suya bakacak olursanız dibi çok yakın görürsünüz, oysa gerçek çok farklıdır, suya daldığınızda yakın gibi gözüken dibi bulamayabilirsiniz. Bu ÅŸekilde düÅŸünerek hareket etmek, kendinizi mutsuz hissettireceÄŸi gibi,kiÅŸiler arası sorunlar yaÅŸamanıza da yol açabilir.

9-Duygularınızın doğruluğundan taviz vermemek:

Burada sözü edilen ÅŸey, duygularınız neyi söylüyorsa ona körü körüne inanmanızdır. EÄŸer kendinizi suçlu, baÅŸarısız, deÄŸersiz hissediyorsanız mutlaka öylesinizdir, o tür bir davranış yapmışsınızdır ÅŸeklindeki düÅŸünüÅŸ tarzı sizi çökkün hissettirecektir. Kendinizi kızgın hissediyorsanız muhakkak çevrenizdekiler sizi kızdıracak bir ÅŸey yapmıştır ÅŸeklindeki gene bu tarz bir düÅŸünce de etrafınızdakilerle daha da olumsuz ÅŸeyler yaÅŸamanıza yol açabilir. duygularımız düÅŸüncelerimizle el ele dolaÅŸmaktadır. EÄŸer herhangi bir ÅŸekilde düÅŸünceleriniz mantık çerçevesinden, gerçeklik ve objektiflikten uzaklaşıyor ise, buna uygun ÅŸekilde hissedersiniz. Sadece mantık ya da sadece duygulara dayanan iliÅŸki ve evliliklerin yürümeyeceÄŸi gibi mantık ve duygular bir arada yaÅŸamalıdır.

10- Kendinizi deÄŸil, çevrenizdekileri deÄŸiÅŸtirme düÅŸüncesi:

Etrafınızdakilerin hareket ya da düÅŸüncelerini deÄŸiÅŸtirebilirseniz, insanlar sizin mutluluÄŸunuza hizmet edebilir hale gelirler ÅŸeklinde komik olacak ama biraz emperyalist bir bakış açısı insanlarla aranıza aşılması güç Berlin duvarları örebilir. Benzer bir ÅŸekilde bulunduÄŸunuz yeri deÄŸiÅŸtirirseniz sorunlardan kurtulabileceÄŸiniz düÅŸüncesidir. Aslında deÄŸiÅŸtirmeniz gereken ve deÄŸiÅŸtirebileceÄŸiniz ÅŸey sadece sizin kendi düÅŸünüÅŸ ve davranış ÅŸekillerinizdir. ?İğneyi kendine, çuvaldızı baÅŸkasına batır? diyen atasözünde olduÄŸu gibi, önce biz kendimizi düzeltmeliyiz. BaÅŸkalarını kendi kafamızdaki ÅŸekle uydurmak için baskı, ÅŸiddet, tehdit, ısrar, duygu sömürüsü elbette ki geri tepecektir. Bu davranışları gören kiÅŸi yeterince kuvvetli olmasa bile, Gandi gibi pasif direniÅŸle kendi haklılığını gösterecektir. Tüm ilgi odağınız bu tarz bir düÅŸünüÅŸ yapısı ile, çevrenizdekilere yönelecek dolayısı ile kendi kiÅŸiliÄŸinizi geliÅŸtiremeyecek ve bilgeliÄŸe giden yolda kazalar yapmanıza yol açacaktır. Unutmayın mutluluÄŸunuz sadece size baÄŸlıdır, baÅŸkalarının davranışlarına deÄŸil.

11-Önyargı ile çevrenizdekileri sınıflamak:

İnsanların sizi rahatsız eden bir özelliÄŸi nedeniyle onları yaftalamak onlarla iliÅŸkileriniz bozacaktır. Sizinle tanışmamış bir kimsenin sizinle konuÅŸmaması onu soÄŸuk bir kiÅŸi yapmaz. Aynı ÅŸekilde iÅŸ yerinizdeki bir üstünüz iÅŸinde titiz bir insansa, bu onun insafsız, acımasız bir insan olduÄŸunu da göstermez. İnsanları yeterince tanımadan, kendinizi onların yerine koyarak empati yapamadan davranırsanız, hatalı sonuçlara ulaşırsınız. Elbette ki, bu görüÅŸlerinizin bir bölümünde haklı olabilirsiniz ancak her insanın olumlu yönleri olabildiÄŸi gibi olumsuz yönleri de vardır. Bunları göremezseniz onları sevebilme ve yakın hissedebilme olanaklarınızı harcamış olursunuz. Bu da sonuçta iliÅŸki çemberinizin daralıp, yalnız kalmanıza ve bir takım güzel ÅŸeyleri paylaÅŸarak mutlu olmanıza engel olacaktır. Bir patron ? bana çalışırken kahkaha atacak adam bulun? demiÅŸ. Çalıştığınız yerden mutlu olmaya çalışırsanız verimli olursunuz.

12-İnsanları günah keçisi haline getirip, suçlu aramak:

KiÅŸiler eÄŸer kendi sorumluluklarını yerine getirmez ve sonuçları nedeniyle sıkıntı yaÅŸarlarsa kolayca suçlanacak birisi olduÄŸunu bilmek onları kısa bir süre için rahatlatabilir. Bu ÅŸekilde kendi sorumluluÄŸunuzda olan bazı ÅŸeyleri hatası olmayan kiÅŸilere yıkarak, ilk planda rahatlayabilirken, uzun erimde etrafındakilerle iliÅŸkilerinin bozulmasına sebep olduÄŸundan mutsuz olacaktır. Siz üzerinize düÅŸen incelemeyi yapmadan, gerekli seçme ÅŸanslarınızı kullanmadan, istekleriniz yeterince dile getirmeden, yeri geldiÄŸinde hayır demeden bir takım davranışlarda bulunursanız, bunu izleyerek karşınıza çıkan olumsuz sonuçlar nedeniyle çevrenizdekilerin size kötülük yaptığını, düÅŸmanca davrandığını, haksızlık yaptığını düÅŸünebilirsiniz. Bazı durumlarda sorumluluk almamak için yorgun ,bitkin hissettiÄŸini öne sürebilirler. Bu durumlarının fark edilmeyerek kendilerinden sorumluluklarını yerine getirmeleri istendiÄŸinde, çevrelerini durumlarını anlamamakla öfkelenerek suçlayabilirler. Halk arasında ?hem suçlu, hem güçlü? denen tarzda bir davranış ÅŸekli ile zeytinyağı gibi üste çıkabilirler. AlışveriÅŸ yapan kiÅŸi, aldığı malı kendisi seçmektedir. Aldığı mallar arasında bozuÄŸu ayıklamaz, ayırmazsa suçun büyük bölümü kendine aittir. Temelde yatan ÅŸey sorumluluk alıp, bu sorumluluÄŸu yürütebilecek kararlı, dengeli özgüvene sahip olamamaktır. Unutmayınız ki her zaman haklı olamazsınız.

13-KalıplaÅŸmış mutlaka-asla düÅŸünce yapısı:

Bu düÅŸünce yapısında aşırı derecede, olması ya da olmaması gereken belirli hareketler ve kurallar silsilesi vardır. Bu kurallar Hammurabi kanunları gibi kesin nitelikler taşır ve tartışılamaz. Duygularımı daima kontrol etmeliyim, asla yanlış yapmamalıyım, adeta bir granit gibi sürekli güçlü olmalıyım gibi.Bunlardan en ufak bir taviz bile verilmemesi gereklidir o kiÅŸiye göre. Bu nedenle sizin kurallarınız, düÅŸünüÅŸ, giyim tarzınız vb. özelliklerinizin dışında hareket eden kiÅŸiler tahammül edilemez, sıkıntı uyandıran kiÅŸiler haline gelir. Onlar size göre ötekidir, yabancıdır, zarar vericidir. Bu düÅŸünce tarzına göre her ÅŸey tek tip , bir örnek olmalıdır. Çok sesliliÄŸe tahammül yoktur. Böyle düÅŸünerek hayatınızı kısıtlarsınız, baÅŸkalarından bir ÅŸeyler öÄŸrenemezsiniz. Sürekli olarak yapmalı-yapmamalı,olmalı-olmamalı dersiniz. Kendinizi geliÅŸtiremez ve kendinizi sevemezsiniz, her ÅŸeyi görev haline getirirsiniz. Kendinizden çok fazla ÅŸeyler bekleyerek, rahat edemezsiniz. Etrafınıza karşı hoÅŸgörünüz azaldığı gibi, kendi hareket serbestinizi de kısıtladığınız için mutsuzluÄŸa giden yolunuzu kendiniz açarsınız.

14- Kendini doÄŸruluk abidesi olarak görme:

Devamlı olarak, kendi fikirleri ve hareket tarzının haklılığını, doÄŸruluÄŸunu, gerekliliÄŸini ispata yönelik bir savunma davranışı içinde olmanızdır konu edilen düÅŸünce ÅŸeması. Farklı görüÅŸler sizi ilgilendirmemekte, sizin için önemli olan ÅŸey, fikirlerinizi deÄŸiÅŸtirilemez ÅŸekilde koruyup, çevreye ifade etmeye çalışmaktır. Hata yapmadığınıza inanırsınız ve bu nedenle farklı bakışları onların yanlışıdır aslında.

Halk arasında ?sabit fikirlilik? olarak bilinen bu durum, esnek olmayan bir düÅŸünce yapısıdır ve kiÅŸinin geliÅŸime kapalı olması sonucunu getirir. GörüÅŸleri babadan oÄŸula geçen bir tarzda ,onlarla benzer kalıplar ÅŸeklindedir. Bireysel düÅŸüncelerinize uymayan , diÄŸerlerinin daha mantıklı olan savlarını destekleyen bulgular yok sayılıp, hesaba katılmaz. BaÅŸkalarının düÅŸünce, his ve davranışlarını objektif olarak tartamadan, kiÅŸinin kendisinin hep bir ÅŸeylere hakkı olduÄŸu ÅŸeklindeki algıları çevreleri ile sorunlar yaÅŸamalarına neden olur. KiÅŸiler daima kendilerini merkez alır, hep ?nalıncı keseri? gibi düÅŸünsel açıdan durumları kendi taraflarına yontarlar. ?haklıyım çünkü…; bu benim en doÄŸal hakkım? ÅŸeklinde konuÅŸurlar.

15- Ödüllendirilme beklentisi:

Bu düÅŸünce ÅŸeklinde insanlara ve çevreye karşı öylesine özverili olacaksınız ki, insanların gözünde çok yükseklere çıkacaksınızdır. Sürekli gerekli gereksiz fedakarlıklarda bulunurlar. Bu ÅŸekilde hareket edip, daha iyi bir karşılık bulma , daha çok sevilme ve ilgi görme beklentisinde olan kiÅŸiler yüksek beklentilerine uygun bir karşılık göremediklerinde hayal kırıklığına uÄŸrarlar ve insanları nankör, soÄŸuk kiÅŸiler olarak görebilirler. Bu tür ödüllendirilme beklentisi ile hareket etmek kiÅŸilerde baÅŸkaları üzerinde bir takım haklar sahibi oldukları yönünde haksız bir bakış açısına sokabilir. Bu da kiÅŸinin çevresi ile iliÅŸkilerinde sorunlar yaÅŸayıp, mutsuz olmasını getirmektedir.

kynk:pskıyatrı.net

Etiketler: