You are here: Melodi Akçay » Posts Tagged ‘hayat’
YAMALI YÜREK
Hayat Derya’yı pek fazla öneme almamıştı. Onu pek önemli bulduğu söylenemezdi. Büyük bir sessizlik kaplamıştı her yanını. Yüzündeki gülümseme, artık bir siluet gibi karşıdan bakıyordu. Çok incitmişti hayat Derya’yı. Bu sefer yine çok incineceğinden korkuyordu. Onunla kavga etmekten, her seferinde tekrar tekrar düşüp ayağa kalkıp doğrulmaktan yorgun düşmüştü bedeni. Ufak tefek istekleri olmuştu hayattan. Hayat, [...]
YÜREĞİM
Yüreğim Hayatın söylediklerine bakma sen Hayat yarın fikrini değiştirir Sen yapacağını yap Hiç düşünme Yeter düşündüğün Aldırma söylediklerine Onun aradığı boş bir kalp O ne anlar ki masal ülkesinden O ne anlar ki umut gezgininden Korkmana gerek yok Bu akşam onunla dünyalarımız ayrı Ona inanmamam için birçok neden var Düşünmeye ihtiyacın yok senin Çünkü sen [...]
HAYATLA KAVGAM
Kapıyı yine kilitledi gitti hayat Anahtarını bırakmadan Yinemi kırıldı umutlarım Yinemi tek başıma kaldım Yine bir sabah oluyor Oyun oynadın benimle hayat O nasıl bir oyundu O nasıl bir kavgaydı öyle! Şimdi sevinme zamanın El açıp yalvartma zamanın Bırak çalsınlar hayatımdan Ey! Hayat İsteseydin sırtımdaki yükleri indirirdin Oysa geçip gidiyordum ben Bu hayat yolundan Harcadın [...]
BİL Kİ SEN YAŞARKEN ÖLDÜN DEMEKTİR
Bir sabah uyandığında çiçekler açmıyorsa balkonunda Günaydın diyemiyorsan karşı komşuna Merhabayla başlayamıyorsan hayata Ellerini havaya kaldırıp şöyle iyice gerinemiyor Bir oh çekemiyorsan İçindeki çocuğu uyandıramıyor Yeni güne hazırlayamıyorsan Bil ki sen yaşarken öldün demektir Gökyüzünün maviliğini Ağaçların yeşilliğini Bahçendeki erik ağacına konan Her gün seni ziyarete gelen Arkadaşın kumru kuşunu görüp Serenatını duyamıyorsan Bil ki [...]
KARŞI KIYIDAN BAKMAK
Hayatın, beni neden karşı kıyıya sürüklediğini bir türlü anlayamıyordum. Keşke daha az isteseydim. Bu sonuçtan galiba daha az yorgun çıkacaktım. Sadece tahmin edebiliyordum. Kuşkusuz farkında olmayacak kadar gözümü hırs, değişim bürümüştü. Değişmek ve değiştirmek istiyordum. Olduğum yerde yetinemeyen, artık daha fazlasını zorlayan bir yapıya sahiptim. Bir gün karşı kıyıdan, memnun olmadığım yere bakmak istediğimde, yüreğimde [...]
KADER DEFTERİ
Havalar ısındı. Penceremin önünden dışarıya bakıyorum. İçimde bir sessizlik var, sanki konuşuyor benimle. Hissediyorum. Her şeye alışıyormuş insan. Gitgide anlıyorum. Kaderini bile yaşamaya alışıyormuş. Öyle bir an geldiğinde yaşadıklarına kader diyebiliyormuş. Yine ilkbahar geldi. Baharla birlikte kuruyan ümitler, yapraklar gibi yeniden yeşerdi. Zaman ne çabucak geçiyor. Daha dün gibi değil miydi yaşadıklarımız? Yaşadığı kötü olaylara [...]
HAYATLA SON TANGO
Ağlıyordu bir yürek boş bir oda içerisinde, kapana sıkışmış bir fare gibi bekliyordu, engelleri aşamıyordu, karanlık içerisinde dört dönüyordu sıkıştığı yerde, hayatla son tango yapıyordu. Çabalıyordu kurtulmak için, engelleri yıkmak, kaçıp kurtulmak istiyordu. Bekliyordu hep, hayalleri, umutları gerçekleşecek diye. Hep bekliyordu bu yürek. Güneş bir gün doğacak, bulunduğu odanın penceresinden içeri usulca sızacak, aydınlatacaktı kafes [...]
İÇİMDEKİ SÜRGÜN
Konuşmayı becerebildiğim gün başladı kendimle ve hayatla ilk kavgam. Sonra konuştuklarımın ve duyduklarımın yavaş yavaş anlamlarını, manalarını, mecazi anlamlarını öğrenince daha bir bitmedi içimdeki savaşım. Hayat iki ucu sivri bıçak gibidir kanadı yaralarım. Bana öğretilenlerle, duyduklarımla ve gördüklerimle büyüdüm. Algılayamıyordum. Benim anlatmak istediklerimle, hayatın algıları birbirini tutmuyordu. Her anlatmak istediklerim anlaşılamadan bumerang misali bana geri [...]
MAZİDE YARIM KALSIN
Bırak buda dilden çıkmasın İki dudağın arasında Diğer duygular gibi yarım kalsın Söylenmesin Dile gelmesin Nasıl olsa hiçbir şey değişmeyecek Seneler, hoyrat rüzgarlarla geçecek Bazen sevineceğim Mutluluktan güleceğim Ama, oda yarım kalacak Mutlulukta yerini Acımasız hayata bırakacak Bazen de üzüleceğim Üzüntüm, mutluluk kadar kısa sürmeyecek Mutluluğa her adım attığımda Gölgem misali peşimden gelecek Acımasız hayat [...]
İKİ YORGUN SAVAŞÇI
Kader on yıl arayla ayrı ayrı yerlerde doğan, iki yorgun savaşçı üzerinde hazırlanıyordu ağlarını örmeye. Yıllar sonra onları ortak bir noktada buluşturacaktı. Mehtaplı gecelerden birinde bir kız çocuğu dünyaya geldi. Ondan on yıl sonra dünyaya gelecek bir başka kız çocuğu üzerinde onları ortak bir noktada birleştirmeye hazırlanıyordu. İlk dünyaya gelen kız çocuğunun ismi Meltem’di. Meltem [...]











