HAYAT ÇARKI

DÜŞÜNCELERİM, KÖŞE YAZISI Yorum Yok »

Akşam küçüklerin yarıştığı bir bilgi yarışmasında, sunucu soruyordu yarışmacılardan küçük bir kıza;

” Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye.
Cevap veriyordu küçük kız;

- Doktor!

Peki neden doktor olmak istiyorsun ? diye sorusuna devam ediyordu sunucu. Bu soruya küçük kız, her çocuğun verdiği bilindik bir cevap veriyordu, sanki yıllar öncesinden kalma kulak dolgunluğu olan bir aşinalıkla.

“İnsanlara ve hastalara yardım etmeyi seviyorum” dedi; o minicik, ama; kocaman tertemiz saf yüreÄŸiyle.

İleride büyüyecekti ve bu düşünceleri çok çok değişecekti. Bunu bilmiyordu küçük kız. Zamanla öğrenecekti.

Fakat; belki de değişmeyecekti. İleride onun yaşındayken bu soruya cevap verip, sonra da bu sözünü unutan bir çok büyüğü gibi olmayacaktı. Kimbilir belki de!

Ne kadar iyi düşünmeye çalışırsam çalışayım; bir zaman sonra sonuç, düşlediğimiz gibi olmuyordu ve olmayacaktı da. Çünkü; hayat çarkı evirip çevirip insanları yutacaktı. Bir zamanlar, insanların söyledikleri sözlerde o çarkın içinde döndükçe dönecek yalandan; sadece sözde kalacaktı.

O küçük kızda anlayacaktı. Belki istemeden, belki de isteyerek o çarkın içinde kendine yer bulacaktı. Ve, işte o zaman anyayı konyayı o da anlayacaktı.

Yaşı ilerledikçe küçük yüreÄŸiyle sahip olduÄŸu iç dünyasında artık kara bulutlar ve hayat darbeleri dolaÅŸacaktı. İşte o zaman, bu küçük kız da; diÄŸer bir çok büyüğü gibi söylediÄŸi o sözleri acaba hatırlayacak mıydı? Belki hatırlayacaksın küçük kız! Beni yanıltacaksın. Belki de hatırlamayacaksın. İşte o zaman sende hayat çarkına karışıp, insanlığını kaybedip sadece kendi için yaÅŸayanlardan ve ” Bana dokunmayan yılan bin yıl yaÅŸasın ” diyenlerden olacaksın.

Biz büyükler de geçtik o tertemiz yüreklere sahip bedenlerden. Hepimize soruldu bu soru. O an hangi mesleğe kendimizi yakın hissedersek, o mesleği söylüyorduk büyüklerimize. Kimimiz doktor dedi senin gibi, kimi avukat, kimi asker, kimi polis, ve kimi öğretmen. Beş meslek vardı zaten biz küçükler için olmamız gereken. Yani anlayacağın, büyüklerden ne görürsek ve duyarsak aklımızca onu söylüyorduk.

Bu büyüme sürecinde kimimizin dileği oldu. Kimimizin ise hayallerde kaldı. Sanmaki aynı cevabı sadece sen verdin ve veriyorsun. Şu an söylediğinde ve düşündüğünde bir yanlışlık yok. Ama ileride olacak küçük kız. Bir zamanlar bizlerde unutulan bu sözleri verdik. Ama şimdi, çoğu büyüğün bu sözleri hatırlamıyor, yanından bile geçmiyor. Şimdi bir çok büyüğünün o düşüncelerinde yeller esiyor.

Ne olursa olsun, sen diğer büyüklerin gibi olma! Kendi kendine verdiğin sözleri unutma ! Hadi beni yanılt; uzun seneler sonra. Kimbilir; belki de doktor olarak çıkarsın yıllar sonra karşıma. Hayat bu ya! Hayat çoğu zaman tesadüflerden ibarettir nasıl olsa. Hatırlamam seni ama, tatlı dil, güleryüz ve ilgi alakanla; üstüne de hastalara gösterdiğin yardımsever ruhunla; bir zamanlar kendi kendime küçük bir kız vardı derim ve birilerinin beni bu hayat çarkında yanıltığını yıllar sonrada olsa görür ve bilirim.

Yazan : Melodi AKÇAY

DÜŞLEDİĞİMİZ HAYALLERİN HEPSİ

DENEME, DUYGULAR, DÜŞÜNCELERİM, GENEL, MAKALELER, ÅŸiir Yorum Yok »

Bir günü daha geride bırakmak üzereyiz. Kimimizin hayalleri gerçekleşti, kimimizin hala askıda.
Şöyle bir düşünüyorumda koskoca gün boyunca yoldan geçen, bir yerlere giden insanları. Hepsinin ortak bir noktası var. Oda sağlıklı yaşamak ve karnını doyurabilecek kadar parası olması.
En büyük amacımız galiba bu. Bütün kederler, sıkıntılar hep bunlar için.

Bunların yanında ya yapamadığımız, gerçekleştiremdiğimiz amaçlarımız varsa. O zaman işte elde bunlarda yoksa o düşlediğimiz hayallerin hepsi bir anda uçup gidiveriyor. Geriye koskaca bir yürek yarası kalıyor.

Cadde boyunca sağlı sollu, aşağı yukarı insanlar yağmur suları gibi oluk oluk akıp gidiyor. Bir yere ulaşmak, gitmek isterken akıllarında hangi düşüncelerle yol alıyorlar, hangi hayalleri kuruyorlar acaba?
Yürürlerken yaşamın ve yaşadıklarının farkına varıyorlar mı acaba? Ya da yanından geçtikleri insanların veya hayvanların ne kadar farkına varabiliyorlar. Hayatlarında geçirdikleri bir günün kendileri için ne kadar önemli olduğunu içlerinde korkusuzca, yarını düşünmeden hissedebiliyorlar mı? Ne umutlarla yol boyunca yürüyorlar, ya da ne çaresizce. Kiminin belki kafasında kurduğu hayali, kiminde ödeyeceği borç var kağıdı var cebinde düşünceleriyle birlikte.

Hayat ne kadar garip değil mi?İnsanlara yaşarken aslında bazı ipuçları veriyor. Bu ipuçlarını değerlendirmek yine biz insanlara kalıyor.
Sorular sorular. Cevabı tam olarak bilinmeyen ve bilinmeyecek sorular. Bugünde hayattaki gördüğüm insan manzaralarından bir konu anlatmak istedim. Sadece o kadar….

Yazan : Melodi AKÇAY

Sitelerim: En Yeni Yemek Tarifleri En Yeni Dantel ornekleri Not Defterim