GRİ HAYATLARDA KAYBOLMAK
Yayın Tarihi: 02 Şubat 2012 Perşembe Saat: 3:00Yağmurlu bir akşamda, camdan dışarı bakıyorum. Karşımda duran bir ben var. Bana dikkatlice bakıyor. Gözlerini gözlerimden kaçırmadan. Ürkek, mahsun ve pişman bir şekilde. Ağlamak istediği gözlerinden belli oluyor. Gözleri dolmuş boncuk boncuk gözyaşları akmak üzere, gözpınarlarının ucunda bekliyor. Bakışlarında bir hüzün, bir mahsunluk ve bir pişmanlık var. Gözlerindeki hüzün içimi yakıyor. Sanki, neden diye sorguluyorlar. Birden boynunu büküp, dudak kıvrımları, gözlerindeki hüzne pişmanlıkla katılıyor. Çaresi olmak, ona yardım etmek, yüreğine dokunmak istiyorum. Ona doğru bakıyorum. Ben buradayım. Korkma, pişman olma diyorum. O, birden bana doğru bir bakış atıp, yarı alaycı şekilde gülümsüyor. İnanmadığı belli oluyor.
Karanlığa doğru bakıp, bir boşluğa bırakır gibi ruhunu bırakıyor. Mutsuz ve üzgün olduğu gözlerinden ve yüz ifadesinden net bir şekilde belli oluyor. Ama, o gözleri var ya, her şeyi bir bakışla anlatıyor. Aniden başını gökyüzüne doğru kaldırıp, karanlık içerisinde birbirine çarpan şimşeklerin sesinden irkiliyor. Havanın gri rengi, şimşeklerin çakmasıyla birlikte onu korkutuyor. Ve bana doğru tekrar bakarak, sende benim gibi korkuyor musun? Gri olmuş hayatlarda kaybolup gidiyor musun? Diyor. Ve gözpınarlarının ucunda bekleyen gözyaşları, yağmura karışıyor.
Tutamıyorum. Susturamıyorum onu. Akıp gitmesine izin veriyor. Ağlamasına daha fazla dayanamıyorum. Ağlama, yüreğin yansada ağlama diyorum. Birden bana doğru ağlamaklı gözlerle bakarak, pişmanlık ve çaresizlik karşısında, masumiyetimi yitirmek üzereyim. Bak sen de üzgünsün, seninde gözlerinde mahsunluk ve pişmanlık var. Sen neden ağlıyorsun. Ben dışarıdayım ve soğuktayım. Islandım ve üşüyorum. Sen ise, sıcacık evinde neden üşüyorsun? diyor. Şimdi senin odanı aydınlatan ışığın, bana doğru duruyor. Ben; karanlıktayken, aydınlığa doğru bakıyorum. Oysa sen, ışığın seninle birlikte var olduğu halde, karanlığa doğru bakıyorsun. Neden? Neden? Aydınlığa doğru dönüp bakmıyorsun? Ben karanlıklar içerisinde, bir yudum umut ararken, sen neden aydınlıkta umutlarını yitiriyorsun? Diyor.
Ve ellerini bana doğru uzatarak, ellerimi tut! Benim kaçırdığım aydınlıkları, sen karanlığa çevirme diyerek, beni düşüncelerimden uyandırıyor.
FARKINA VARDIM
Yayın Tarihi: 27 Eylül 2009 Pazar Saat: 7:36
Kuşları oldum olası sevdim
Sonbaharda göç etmeleri
Havada çığlık çığlığa ötüşen sesleri
Güneşte yere düşen gölgeleri
Göğe doğru özgürce süzülerek
Kanat Çırpışları
Kuşların en sevdiğim yanı
Doglardan köpek sesleri geliyor bu gece
Suskun ve ağır bir hava var
Bu suskunluk hoÅŸuma gidiyor
Kuşlar alacakaranlıkta terk etti bu şehri
Fakat bir kuş çıkıyor
Gecenin karanlığında
Eski püskü evin yıkılmış
Duvarları arasında
O da bu sessizliÄŸi sezmiÅŸ olacak ki
Hala ayakta
Fazla umutlanmaktan korkuyorum bu gece
Umudun düş kırıklıkları çok olur
İçimde hoş bir seda
Umuttan bir adım uzaklaşıyorum
Fırtınanın yaklaştığının farkındayım
Gelip pencereme kondu küçük kuş
Bu bir serçe
Evini paylaÅŸabilir miyim dedi seninle
Evet dedim
Elime kondu pırpırdı yüreği
Birden hava aydınlandı
Doglardan gelen köpek sesleri
Cılızlaştı
Ve şiddetli bir fırtına koptu
Rüzgarda dağılan saçlarımı
Kulak arkası yaptım
Eyvah!
Bu gecede fırtınaya yakalandım
Penceremde hem kalmak istedim
Hem kaçmak
Birden yağmur başladı gri örtüden
Serçenin gözleri yarı korkak
Yarı mutluydu
Sonra bir sessizlik oldu
Serçe ile aynı meskene sığınmıştık
Farkına vardım
Yazan : Melodi AKÇAY
« Previous Entries