ALACAKARANLIK KUÅžLARI

DENEME, DUYGULAR, GENEL Yorum Yok »

Alacakaranlık bütün sokağa yayılmıştı. Yalnız sokağın değil, tüm insanların sesi susmuştu. İşin garibi; içim huzur doluydu. Aydınlıkla karanlık arasında gecenin geldiğini müjdeleyen alacakaranlık kuşları, bu gecede hazırlanıyorlardı gündüzü terk etmeye.

Karanlık siyah bir gölge, alacakaranlık kuşları siyahlığın umuduydu. Haydi! bu gecede yeşertin içimdeki umutları alacakaranlık kuşları!

Susmayın! Çığlık çığlığa ötüşün! Cıvıldaşın!
Göremiyorum sizi ama; biliyorum meskeninizi.

Ağaçlar, evlerin çatı araları, kiremitler; belki de küçük bir saksı kenarındasınız. Öyle ya da böyle ne fark eder ki! Her gece oradasınız; benim sokağımdasınız.

Sen! Yüreği alevli alacakaranlık kuşu; çam ağacının dalında hiç bitmesin bu geceki faslın. Sabaha kadar sürsün. Ne kadar dertli dertli ötüşürsün. Yoksa rest mi çektin hayata?

Yorgun musun? Üzgün müsün? Nedir bu acele?

Herkes evine gitti; el ayak çekildi; kargaşa bitti bu mahallede.

Yine ben varım bu akşam sizlere eşlik eden. Gel göster yüzünü; derdini dinleyenlerden biri ben olayım. Yoksa herkes kendi başının derdinde.

Sakın hakkın yok deme bana. Benim sana sözüm var.

Bir gece hatırlar mısın? Yine böyle el ayak çekildiği zaman bulmuştum kendimi çam ağacının altında; senin yanında. Görmüyordum seni ama; sesinden tanıyordum.

Kararsız, şaşkın ve düşünceli gecelerimden yine birini yaşıyordum. Hiç beklenmedik bir anımda alacakaranlığı yırtıverdi sesin.

Ağlıyordum. Ağlamak nasıl olur bilirsin! Bilmiyor musun yoksa?
Ağlamak can yakar; nefret edersin o an dünyadan, her tarafın duvarla kaplıdır o vakit; ikiye ayrıldığını hissedersin. Öfke, kin alev alev yanar içinde ve gözlerinden akar oluk oluk gözyaşları ama; yüreğindeki ateşi söndüremezsin.

Sende ağlıyorsun bu gece belli. Ötüşünde bir ümitsizlik, bir hüzün var. Niçin çekiniyorsun benimle göz göze gelmekten?

Ben senin sayende o gece mutluluğa eriştim. Aradığımı o gece, senin ötüşünle buldum. Bir serinlik düşmüştü o an yüreğime; alıp götürdü ötüşün beni. Sarıp sarmaladı.

Şimdi içime sığdıramıyorum; bana o gece fısıldadıklarını. Yerinde durmuyor yüreğim, her gece seni ve arkadaşlarını bekliyor; ağaçlar, evlerin çatı ve kiremitleri aralarında

Yazan : Melodi AKÇAY

HAYAL KURMAK BEDAVA

GENEL, ÅŸiir Yorum Yok »

Bir ağustos akşamıydı
Serin ve rüzgarlı
Simsiyah bir manzara duruyor karşımda
Ateş böceği gibi yanıp sönüyor
Siyahlığı aydınlatıyor evlerin lambaları
Koca bir kara bulut
Gökyüzünün sularında yüzüyor
Bir kadın suratı var bulutta
Yirmili yaşlarının başında
Kah güzel, kah değil
Çiçekli ipekten bir elbise giymiş üstüne
Nede hoÅŸ duruyor bedeninde
Yüzü güneşe benziyor
Sende dinle dostum bak!
Bize neler anlatıyor
Hayal deÄŸil mi bu dostum
Gel! Bu hayali beraber kuralım
Hayal ne ekmek ister, nede su
Nasıl olsa şu dünyada
Bir tek hayal kurmak bedava
Hayallerin hepsi güzeldir
Sende at oltanı bu gece kara bulutlara
Alıp götürsün seni istediğin diyarlara
Yalın ayak yürü!
Bulutların kaldırım taşlarında
Gri rengin en doruÄŸunda yaÅŸa
Nasıl bir hayal düşer sana da
Kim bilir bulutlardan bilememem amma!
Gel! Al sende hayalini dostum
Bulutların seyre değer manzarasından
Rüzgarla okşansın yüzün
Şimşeklerle aydınlansın için
Yağmurlarla arınsın ruhun
Aksın gözlerindeki son damlalar
Karışsın yağmurlara
Seyret gökyüzünün rengini
Hayata bulutlarda sende yeniden baÅŸla
Bu sonsuz akÅŸamlarda
İsterse bir anlık olsun hayalin
Kah neşeli, kah sevinçli
Yeter ki; sen iste
Büyür bulutlarda düşlerin
Bak! O zaman göreceksin
Terk edecek seni boş düşüncelerin

Yazan : Melodi AKÇAY

Sitelerim: En Yeni Yemek Tarifleri En Yeni Dantel ornekleri Not Defterim