Yayın Tarihi: 14 Nisan 2012 Cumartesi Saat: 15:15
Dünya Çocuk Kitapları Haftası hakkında genel bilgi Kitap bize bilmediklerimizi öÄŸretir. GörmediÄŸimiz yerleri tanıtır. Kitap okunduÄŸu zaman göze, dinlendiÄŸi zaman kulaÄŸa seslenir. Kitaplar zamanımızı deÄŸerlendiren birer sevgili arkadaÅŸtır. Kitaplarla arkadaÅŸlık küçük yaÅŸta baÅŸlarsa bu güzel alışkanlık büyüyünce de sürer gider. Kitaplar doÄŸruyu, güzeli, iyiyi, yararlıyı bulmamıza yardım eder. Kitaplar yaÅŸamı sevdirir. Dünyayı güzelleÅŸtirir. İçimizi aydınlatır. Yazarlar, kitaplar aracılığıyla binlerce, yüz binlerce insana seslenirler. Yazarın düÅŸünceleri kitaplar aracılığıyla ülkeden ülkeye yayılır. Bilgiler en uzak yerlere ulaşır. Yazarla okuyucu arasında bir baÄŸ kurulur, bir yakınlık saÄŸlanır. Kitapların satıldığı yere kitapevi, konulduÄŸu yere kitaplık denir. Herkesin yararlanması, okuması, baÅŸvurması için kurulan ve içinde kitaplar bulunan yere kütüphane denir. Amerikan İzcileri Kitaplık Yöneticileri ilk kez 1917 yılında bir kitap haftası düzenlemeyi önerdiler. Aydınlar, yazarlar, yayıncılar önerinin benimsenmesi için çalıştılar. Bu çalışmalar sonucu Kasım ayının ikinci haftası dünyanın bir çok uygar ülkesinde Kitap Haftası olarak kabul edildi. Bu hafta daha sonra bizde de Çocuk Kitapları Haftası olarak kutlanmaya baÅŸladı. Kitap Haftası içinde, kitap sergileri düzenlenir. Kitap sipariÅŸleri mektuplarının nasıl yazıldığı öÄŸretilir. ArkadaÅŸlar birbirlerine kitap armaÄŸan ederler. Kitapsever öÄŸrenciler hafta içinde kitaplıklarına çeki düzen verirler. Kitap sevgisini bir yazarımız ÅŸöyle anlatıyor. “Dünyada hiç bir dost, insana kitaptan daha yakın deÄŸildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk, ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız ÅŸeyleri yaÅŸamak için tek çaremiz kitaplara sarılmaktır. DüÅŸünüyorum da, ÅŸu dünyada kitaplar yok oluverse, yaÅŸamak ne denli güçleÅŸir, çekilmez bir ağırlık olur. Dünyamızı nasıl insansız düÅŸünmezsek, insanı da kitapsız düÅŸünemeyiz. Beyinde, düÅŸüncenin kıvılcımının parladığı ilk andan beri, insan düÅŸündüÄŸü ve duyduÄŸunu türlü ÅŸekillerle, eline ne geçirdiyse ona yazmaktan, çizmekten kendini alamamıştır. Okuyan kiÅŸi için kitaplığın yanı başından daha rahat bir yer olabileceÄŸini sanmıyorum. Ben kendi hesabıma, kitaplarım arasında duyduÄŸum rahatlığı hiç bir yerde duyamamışımdır. Odamdan dışarı çıktığım zamanlar, yanıma küçük bir kitap almayı hiç unutmam. Ne olacağı bilinmez ki. Kalabalık içinde insanın içine ansızın bir yalnızlık çökebilir.”