2009 ÖSS SINAV HEYECANI

DÜŞÜNCELERİM, GENEL Yorum Yok »

Bugün üniversite öss sınavına giren gençlerin duygularına ortak oluyorum. Yıllar öncesinde üniversite sınavı öss ve öys olarak ayrılırken sınava heyecanla, telaş ve acaba kazanabilecek miyim endişesiyle girdiğim o günleri hatırladım.

Üniversite sınavına giren ve bu sınavdan gelecek bekleyen, hayatlarında bir dönüm noktası olan öss’nin gençlerimizin üzerinde ne kadar yan etkilerinin olduğunu, bugün sınava giren ve sınavdan çıkan öğrencilerin durumlarını görünce sınav telaşının öğrencilerimizi ne hale getirdiğine bir kez daha şahit oldum.

Çoğu bir telaş içerisindeydi. Gözlerindeki endişe ve başarabilecek miyim korkusunu görmek beni kendi girdiğim sınavlara götürdü. Sınavı geçebilme endişesi birçok öğrencinin vücudunda ters tepki yaratıyor. Birçoğu bayılarak, kimisi ise kusarak öss sınavını tamamlamaya çalıştılar. Üç saate sıkıştırılmış zaman diliminde gelecek kaygılarının artması öğrencileri bu hale getirirken, en az kaygı yaşayanlar başarıyla bu sınavı atlatacaklar sanırım.

2009 Öss sınav sonuçlarını geçmek bilmeyen bir süre içerisinde bekleyecekler. Benim zamanımda gazeteden öğrenilirken sınav sonuçları, şimdi ki çocukların internet üzerinden öğrenme imkanı oluyor. Teknoloji her ne kadar değişse bile, öss sınavının gençler üzerinde yaptığı psikolojik baskı hiç değişmiyor. Aynı heyecan ve telaş yine devam ediyor.

Şimdi gelelim sınav sonuçlarının ne zaman açıklanacağına. 2009 öğrenci seçme sınavı sonuçları Temmuz ayının sonu, Ağustos ayının başı içerisinde açıklanacağı tahmin ediliyor. Tüm sınava girmiş üniversite adaylarına, hayatın sadece sınavdan ibaret olmadığını hatırlatır ve başarılar dilerim. Geçmiş olsun arkadaşlar…..

Melodi AKÇAY

KORKULARIMIN GÖLGESİNDE

DENEME, GENEL Yorum Yok »

Kış kapımı çalmakta ve matem rüzgarları sanki, tanıdığım haberciyi yollamak üzere. Yağmurlar başladı. Bütün çabalarım fırtınayla sele karışarak yok olmak üzere.

Gölgem misali peşimde biri var sanki. Korkularımın gölgesinde yaşıyorum. Beni izliyor. Ne yaptığımı, ne düşündüğümü biliyor sanki. Nefes alışımı bile takip ediyor. Kulaklarımda çınlıyor gölgemin sesi. Rüya mı bu gördüklerim, rüya mı bu hissettiklerim. Bu gördüklerim bir rüyaysa bu rüyadan uyanmamam mümkün mü? Korkuyorum. Korkularımın üstüne birde gölgemden korkuyorum. Niye bu kaçış? Niye bu hüzün? Bilmiyorum.

Kulaklarımı tıkıyorum, gölgemin sesini yine duyuyorum. Sürekli konuşuyor, sürekli bir şeyler anlatıyor. Bir hafiye gibi peşimde hiç durmadan dolaşıyor. Kaçıyorum. Ayaklarım geri geri gidiyor, ona daha da yaklaşıyorum. Çember gittikçe daralmaya başlıyor. Aklıma kaçmaktan başka bir çare gelmiyor. Koştukça ensemde soluğunu hissediyorum. Durmadan korkularımdan bahsediyor. “Bulmalısın onları” diyor. Diz çöküp yalvarmak, bırak peşimi demek istiyorum. Koşuyorum, nereye gideceğimi bilmeden koşuyorum.
Susmuyor, durmadan benle ilgili bir şeyler anlatıyor. Benle ilgili bu kadar çok şeyi nereden biliyor. Yollar sanki bana inatla bitmiyor. Kaçmaktan yoruldum.

Bana durmadan bir şeyler fısıldayan, korkularını bulmalısın diyen gölgemin kim olduğunu merak ediyorum. Sonunda olduğum yerde öylece kalıyorum. Teslim ediyorum ona kendimi. Heyecan ve korku içerisinde yaklaşan gölgemin ayak seslerini duyuyorum. Birden kulağıma korkularını bulman için sana yardım ediyorum diye mırıldanıyor, irkiliyorum. Yüzünü görüyorum. Solgun sarı benizinin altında hafif bir gülümseme ile beni karşılıyor. Bir anda korkumu, gülümsemesiyle dinginleştiriyor. Nefes alışım sakinleşmeye başlıyor ve gölgemin yüzündeki ifadeyi anlamaya çalışıyorum. Tuhaf yüz ifadesine hakim. Hem alaycı, hem de korkumu dindirecek kadar sakin bir yüz ifadesine sahip.

Benimle bu kadar neden yakından ilgiliydi? Ben kaçtıkça o durmadan peşimden gelmişti. Benden istediği neydi? Bunu öğrenmenin yolunu bulmalıydım. Kaçarken ondan korkuyordum. Başımın dertte olduğunu sanıyordum. Şimdi ise gece karanlığında çisil çisil yağan yağmurun altında sırılsıklam olmuş, gölgemin yüz ifadesini incelemeye ve söylediklerini anlamaya çalışıyorum.

Korkumun yerini merak almıştı. Birden gecenin ayazından ve bu nedeni bilinmeyen kovalamacadan sonra vücudum ürperdi. Hava iyice serinlemişti.

Onu bir an yalnız bırakıp, ıslanan elbiselerimin kuruması için eski boş bir binaya sığındım. Karanlık ve sessizlik hakimdi bu boş binada. Gölgem bir anda yanımda bitti. Kulağıma kaçma! yağmurun yağışını hisset vücudunda, gecenin sessizliğinde düşen bir yağmur tanesinin sesini ve sana anlattıklarını dinle diye yavaşça fısıldadı kulağıma. Onunla konuşamıyordum. Dilim sanki mühürlenmişti.

Yağmur öyle güzel yağıyordu ki, tanımadığım gölgem bir pencere açmıştı, yağmurun yağışıyla birlikte gönül gözümde. Eski binadan korkusuzca çıktım gölgemle birlikte. Düşen her yağmur damlası tenime değiyor ve iç gıcıklatıyordu. Kirpiklerimin arasından sızan yağmur damlaları, sanki gözyaşımı andırıyordu. Fakat ben ağlamıyordum. Tuhaf ve garip bir duygu vardı yüreğimde, gitmiyordu. Mutluydum.

Gecenin karanlığında simsiyah gökyüzünü seyrediyordum. Ne kadar müthiş bir hava vardı. Bütün benliğimi onca korkularıma, onca düş kırıklıklarıma rağmen yağmurun o gizemli kokusu sardı. Unutmuştum bu duyguyu. Unutmuştum korkularımı. İşte yaşamak bu dedim. Yüreğim, sanki yeniden doğmuştu. Öylesine etkilenmiştim ki bu manzaradan, yüreğimde yeniden keşfedilen bir ruh vardı. Konuşuyordu gölgem, gözlerimin içerisine alev alev bakıyordu. Bir sıcaklık hissetmiştim. Elimi ona doğru uzatınca, ellerimden yavaşça kayıyordu. Gittikçe uzaklaşıyordu benden.
Artık onun, yüreğimdeki sönmeyen ışığı hissettiğini biliyordum. Konuştuğu zaman yüreğime tarifi imkansız duygular yüklüyordu ki, onu dinlemekten başka bir şey yapamıyordum. Aniden kayboldu gözlerimin önünden. Öylece kala kaldım.

Beni kendime getirmişti. Gördüğüm bu rüyadan apansız uyandım. Bana inanmıştı gölgem. Korkularımı yeneceğimi biliyordu. Benimle girdiği bu kovalamacayı başarıyla tamamlamış, görevini bitirmişti. Şimdi, korkusuz bir yürek olarak berrak bir denizde hayata doğru seyir ediyorum.

Yazan : Melodi AKÇAY

Sitelerim: En Yeni Yemek Tarifleri En Yeni Dantel ornekleri Not Defterim