You are here: Melodi Akçay » Posts Tagged ‘mektup’
SEVGİLİYE MEKTUP
Şarkıların söylediği gibi, şimdi çok uzaklardasın. Gönlüm hüsran ve hasretle dolu. Senden hiç ayrılmayacağımı sanırken, sensizliğe mahkum ettin beni. Beni, benimle bıraktığın yerde el ele dolaşan, göz göze bakışan iki sevgili görsem, bizi ve bana söylediğin o şarkıyı hatırlarım. “Şarkılar seni söyler dillerde nağme adın Aşk gibi sevda gibi huysuz ve tatlı kadın” Şimdi o [...]
ANNEME KISA BİR MEKTUP
Yine yağmur yağıyor. Günler geçip gidiyor; ben yine farkına varamıyorum. Tamamlanmak isteyen yarım kalan bir şeyler var içimde. O yarımlık nedir bilemiyorum. Belki pişmanlık, belki özlem. Ben yine pencereden yağmuru seyrediyorum. Kafamın içinde birçok düşünce dolaşıyor, “ Beni düşün ! Beni düşün ! diye diye” Nedir bu tamamlanmayan garip duygular anne. Ben yine seni düşünüyorum. [...]
SİSLER BULVARI
1983 yılındaki şirketin hesaplarını inceliyordum. Margaret’in giderken masanın üzerinde bırakmış olduğu mektuplara bir anda rast geldim. Ağır adımlarla odanın içerisinde bir o yana, bir bu yana gezinirken, mektupları açıp açmamak arasında tereddütteydim. Margaret’in beni terk edişi, yerine koyulmayacak bir şeydi. İki aşık iken nasıl oldu da bir anda düşman saflarında yer almıştık. Bir sürü mektup [...]
YORGO BEY AMCAYLA İSTANBUL ANILARI
Bugün akşamüzerine doğru Kadıköy’e alışveriş yapmaya dışarı çıkmıştım. Baharın gelişini kutluyordu İstanbul halkı. Rıhtım kenarında aileler sımsıcak güneşle birlikte bir bahar bayramı yaşıyorlardı. Uzunca bir zaman sonra güneşin sıcaklığını vücudumda hissetmiş ve alışverişimi yapmış olmanın vermiş olduğu huzurla eve geri dönüyordum. Her zamanki gibi posta kutumu kontrol etmeden eve girmiyordum. Bugün posta kutumda bayağı kalınca [...]
GEL DESEM DE GELEMEZSİN Kİ
Sana gel desem de gelemezsin ki. Bunu senden istemem her ne kadar cazip bir fikir gibi görünse de kaderimizi zorlamak olurdu bu. Yazılmış bir kaderi nasıl değiştirebilirdik ki? Hiç, sen bana bakma. Benimkisi öyle bir düşünceydi işte. Sanırım anlıyorum seni. Her ne kadar anlamıyor gibi görünsem de, sana mektuplarımda sitem dolu sözler etsem de, aslında [...]
SAATLER VUSLATI ÇALARKEN
Arkadaşım Paul haklıydı. Bir gün aşık olacağım aklıma hiç gelmemişti. Aşık olsaydım nasıl bir aşk yaşayacağımı hep merak etmişti. Ama, ben bunu hiç düşünmemiştim. Bana bir gün delicesine aşık olacaksın dediğinde, bilseydi sana karşı olan aşkımın ne olduğunu söyler miydi acaba? Bu sözü sırf bana yardım olsun diye söylediğini biliyordum. Aşkın nasıl bir şey olduğunu [...]
SENİ KANDIRMADIM
Seninle açtım gözlerimi dünyaya, seni kandırmadım. Karlar içinde kalmış yaralı bir kuş idim. Tir tir titriyordum sana sığındım. Beni kandırdın diyorsun ama, seni kandırmadım. Bekle dedin geleceğim. Bekledim, yokluğunda inan ki sabrederek bekledim. Belki sabırtaşı olsaydı çatlardı. Özleminle geçti günlerim. Bekleyişler yerini hep sabra, ümide bıraktı. Bir gün geleceksin diye sabırla bekledim. Beklemedin diyorsun ama [...]
ANAHTARLIĞIN SIRRI
Yağmurlu bir gecede ansızın San Francisco’ya bir hayalet gibi gelen ve bir anda ortadan gizemli bir şekilde kaybolan menekşe gözlü kadından geriye emanet kalan anahtarlığın sırrını çözmek üzere kendi planlarımı erteleyerek araştırmalara başladım. Kimdi bu kadın? Anlayamıyordum. Yoğun duyguların altında benliğimin bana oynadığı bir oyun olsaydı bu, bana ait olmayan bir anahtarlığın masamın üzerinde ne [...]
BUNU BANA NİYE YAPTIN
Hani en çaresiz, en yalnız kaldığın anlarda yanında veya çok uzaklarda bile olsa, seni düşünen bir seslenişinde elini yüreğine koyacak kadar yakın bir dostun vardır ya! İşte, sen benim için öyleydin. Bütün duvarlar yıkılsa bile sana yaslandığım zaman yıkılmayacak kadar güçlüydün. Hani! bir yerlerde seni düşünen, senin için çarpan bir yürek gibi bir şeydin. Hani! [...]
SABRET VEFASIZ SEVGİLİM
Hayata yeniden merhaba dedim yine bu sabah Sensiz olmak çok zor geliyordu bana. Gittin gideli çiçekler artık açmıyordu buralarda. Arkanda yaşayan bir ölü bırakmıştın. Senden beni unuttuğunu anlatan mektup gelinceye kadar. Hüzünle dolu dünyamı sabah güneşi gibi aydınlattı gelen mektubun. Bilinmezlik nihayet sona ermişti artık. Keder, ızdırap, hasret içerisinde yanarken bu zavallı yüreğim, gelen mektupla [...]











