Eyl 21

|
Eyl 21
Hayat tasalanmak için değil eğlenmek ve sevinmek içindir. Bütün gerçekliğiyle kabusa dönüşen günlerinde bile yaşamasını bilmek demektir. Hayattan anlaman gereken şeyler var. Geçirdiğin ve gördüğün her şey yanına kar kalandır. Bana kalırsa hayat; her gün yeniden doğmak, kabuk değiştirmek demektir.Şimdi, kafamda yeni bir hikaye yazmayı tasarlıyorum. Bu gecede yorgunum. Öyle çok yorgunum ki! Bu hikayeye dair aklımda hiçbir şey kalmayacak sanıyorum. Ve o hikayeyi yazmak için sabırsızlanıyorum.Uzun soluklu yağmurlardan sonra yüzümde rüzgarın soğukluğunu hissediyorum. Bütün her şeye rağmen yarın sabah uyandığımda, ilk olarak hayattan hala öğrenebileceğim bir şeylerin olduğunu biliyorum. Belki de benim bu denli mantıksal oluşumun nedeni hayatı anlayabilmeme bağlıdır. Her gün bir yerlerde saklı bir hazinenin beni, onu bulmam için beklediğini bilmek, içimdeki yaşama sevincini ve öğrenme isteğimin bitmemiş olduğunun bir göstergesidir.Şu anda dışarıda delicesine esen rüzgarın bana anlattıklarını dinliyorum. Karşı koyamayacak kadar büyülenmiş gibiyim. Büyük bir hayranlıkla rüzgarın sesini dinliyorum.Aldırmıyorum geçen zamana. Varsın geçip gitsin. Geride bıraktığım her saniye mutluluk girdabına kapılsın. Dönsün, dönsün ve tekrar bana gelsin. Ben şu an mutluyum; gerisi boş.Ne kadar garip; kim bilir kaç evde benim gibi rüzgarın sesini dinleyen yürekler vardır. Kaçı mutludur? Kaçı huzursuz? Oysa ben, rüzgarın sesiyle derin duygularla besleniyorum bu gece. Doğanın manzarası yağan yağmurla eşlik ediyor bana ve hayattan gittikçe daha çok şey öğreniyorum.Gündüz uykuda olan sezgilerim, gece açılıveriyor bir anda. İşte! Hayat bu diyorum. Gecelerde hayatın birçok gizli kalmış noktalarını öğreniyorum.Huzur veriyor rüzgarın sesi. Biliyorum; onu tutamayacağım; ama yavaşça elimi uzatıp onu tutmak istiyorum. Bana verdiği huzuru yanağına bir öpücük kondurarak, teşekkürle son buldurmak istiyorum. Fazla söze gerek; bazı şeyleri susarak ta anlamayı biliyorum.Hayat, iki kardeş olan rüzgar ve yağmuru birleştirdi yine bu gece. Yapılacak bir şey yoktu ama, aslında çok şey yapıyordum rüzgarın sesiyle birlikte. Duygularımın doruğundayım. Nerede olmam gerektiğim önemli değil. Ha bir park, ha bir tavan arası. Kuşkusuz nerede olsam seyre değer bir manzaraydı şu an yaşadıklarım.Bu vakitte hayatın seslerini dinleyen insan sayısı kaç kişidir acaba? Rüzgarın sesini ve neler anlattığını fark eden var mıdır?İşte! bu gece de böyle gelip geçiyor; fakat ne yazık ki çoğu kişi yaşadığının ve duygularının farkında olmadan zamanı tüketiyor. Hayat diyoruz. Hayatı koskocaman bir acı ile tanımlıyoruz. İşte bu tanımlamada hata yapıyoruz. Unutmayın! Hayatı bulduğunuz an tanıyacak ve işte bu hayat diyeceksiniz. Ve ondan hiç vazgeçemeyeceksiniz. Bazen, rüzgarlı bir gecede sesini dinleyeceksiniz.Yazan : Melodi AKÇAYEyl 18
Hepimiz aynı gölgedeyiz. Hayat denen aÄŸacın gölgesinde. Kimi oh ile baÅŸlıyor hayata, kimi of ile; ne olursa olsun yaÅŸamaya deÄŸer yeni bir günde.Kimi aynı iÅŸi yapıyor, kimi farklı. KuÅŸkusuz; kimi sabahın erken saatinde onu herÅŸeyi ile bedeninden alıp götüren sabaha bir oh diyor, kimi of çekerek yoluna zoraki devam ediyor. Kimi büyük bir sabırsızlıkla dalıyor hayatın içine ve oh’lar ile yaşıyor bütün gün zihninde. Kimi bir oh ile bitiriyor zihnindeki düşünceleri, kimi of diye diye eritiyor gelip geçen günlerini.Dedim ya; hepimiz aynı aÄŸacın gölgesindeyiz. Acılar ve sevinçlerle yoÄŸruluyoruz. İşte o an kimimiz giriyor oh kalıbına, kimi sığmıyor bile of kalıbına. PiÅŸtikçe piÅŸiyoruz oh ile of’larla.Sende bir oh çek diyor biri arkadaşına. Kaldır kollarını havaya, doya doya bir oh çek oh’ların baÅŸ döndürücü etkisini yaÅŸa.Saçmalama diyor arkadaşı. Git Allah AÅŸkına! Of’lardan canım sıkıldı zaten , bir de oh’ları sokma hayatıma.Neden olmasın diyor arkadaşı.
|
Son Yorumlar