« Önceki Örnekler Sonraki Örnekler»
Yayın Tarihi: 14 Ekim 2009 Çarşamba Saat: 6:46

Günümüz ÅŸairi Turgut Uyar 4 AÄŸustos 1927 yılında Ankara’da doÄŸmuÅŸtur. Konya askeri Ortaokulu, Bursa Askeri Lisesi (1946), 1947 yılı Askeri Memurlar Okulu öğrenimlerinden sonra, Posof (1946-1952); Terme (1952-1954); Ankara (1954-1958) ÅŸehirlerinde personel subayı olarak çalıştı. Posof’ta görevli bulunduÄŸu sıralarda ” Kaynak” dergisince düzenlenen ÅŸiir yarışmasında ikinci gelmesi, ÅŸiir çalışmalarına kuvvet verdi (1948).
Varlık (1950-1955); Yenilik (1955-1957), Yeditepe Pazar Postası (1957-1959); Dost, Değişim, Dönem (1963-1965); Türk Dili, Papirüs (1966-1968) dergilerinde yazdı.
Personel subaylığından ayrılması üzerine (1958); sivil memurluÄŸa geçti. Türkiye Selüloz ve Kağıt sanayii Ankara Åžubesinde çalıştı. 1969 yılında emekli olnuca İstanbul’a yerleÅŸti. ” Türkiye Yazarlar Sendikası” genel sekrete yardımcılığına seçildi (1974). Turgut Uyar 22 AÄŸustos 1985 yılında İstanbul’da vefat etmiÅŸtir.
Turgut Uyar; insan duygularındaki karmaşıklığı, bireysel özgürlüğü yansıtan, izlenimci, gerçeküstücü ÅŸiirleri ile tanındı. İnsan gibi, ÅŸiirinde çıkmazda olduÄŸunu, sanat yapıtlarında fayda aramanın gereksizliÄŸini savunur. Şöyel der ” Alışılmış ÅŸiir ortamında yeni biçimler arıyoruz. Åžiir kelimesini anlayışımız deÄŸiÅŸiyor sık sık. Bütün mesele kelimelerin macerası”. Zamanımız Türkçesini en güzel kullanan ÅŸairler arasındadır. Åžiir üstüne deneme yazılarıda vardır.
ESERLERİ :
ŞİİR :
Arz-ı Hal (1949)
Türkiyem (1952)
Dünyanın En güzel Arabistanı (1959)
Tütünler Islak ( 1962, yeditepe 1963 şiir armağanı kazandı)
Her Pazartesi (1968)
Divan (1970)
Toplantılar (1970-1973 yılı notları, 1974)
Evrenin Yapısı Lucretius’tan Tomris Uyar’la çeviri 1974; Türk Dil Kurumunun çeviri ödülünü kazandı 1975.
Kayayı Delen İncir ( şiirler 1982; Behçet Necatigil şiir ödülünü kazandı 1982)
Etiketler: şair şairturgutuyar şiir turgutuyar turgutuyareserleri turgutuyarhayatı turgutuyarşiirleri türkedebiyatışairleri
Yayın Tarihi: 12 Ekim 2009 Pazartesi Saat: 7:43
Halk şairlerimizin arasında kavganın, özgürlüğün sembolü olan Köroğlu’nun doğum ve ölüm tarihleri binmeyen bir eski efsane kahramanı olan Köroğlu’nun adını alan şairimizdir. Bu şairin Sultan 3. Murat zamanında (1574-1595). Osmanlı ordusuyla İran savaşlarına katıldığı (1578-1584) bilinmektedir. Bolu beyinden babasının intikamını almak üzere dağlara çıkan, yiğitlik ve iyilikseverliği destanlaşan eşkıya Köroğlu ile şair Köroğlu halk zihninde kaynaşmış bir durumdadır.
Köroğlu; halk şairlerimiz içerisinde kavganın ve özgürlüğün sembolüdür. Şiirlerinde coşkun bir seslenişle yiğitlik, dostluk, aşk, doğa sevgisi çok sade bir dille anlatır. Bu şiirler hikayeci aşıkların nesirle anlatılan hikayeleri arasında serpiştirilmiştir. Yirmi dördü bulan bu hikayeler, Türklük dünyasına yayılan bir Köroğlu destanının doğuşunu hazırlamıştır. Köroğlu; yiğit, adaletli, inançla dolu ideal bir Türk’tür.
Köroğlu destanımız ise Anadolu Türklüğünün yüreğinde yaşayan tutkularla isteklerin, değerlerle inançların sembolüdür. Bu destana göre Köroğlu’nun asıl adı Ruşen Ali’dir. Babası Yusuf, Bolu beyinin seyisidir. Av meraklısı olan Bolu beyi, seyisi Yusuf’u cins bir at almaya gönderir; fakat Yusuf’un getirdiği tayı beğenmez. Adamın gözlerine mil çeker. Yusuf tayı ve oğlunu alıp memleketten çıkar. Ruşen Ali, babasının tarif ettiği tarzda tayı karanlık bir ahırda besler. Tay belli bir zaman sonra kanatlanır, eşsiz bir küheylan olur. Yunus ile Ruşen Ali, Aras ırmağına gider, orada Bingöl’den gelecek olan üç sihirli köpüğü beklerler.
Yusuf köpükleri içince tekrar görmeye başlayacak, gençleşecek ve bolu beyinden intikamını alacaktır. Fakat, Ruşen Ali köpükleri kendisi içer. Babasına köpüksüz su verir. Yusuf buna bir yandan üzülür, bir yandan da oğlu intikamını alacak bir yiğit olacağı için sevinir. Bu sihirli üç köpükten biri Köroğlu’na ebedi hayat, biri yiğitlik, biri de şairlik sağlar. Yusuf oğluna intikamını almasını tavsiye ettikten sonra ölür. Ruşen Ali, Kır Atı ile birlikte dağa çıkar. Köroğlu diye ün alır. Bir derebeyi gibi yaşamaya başlar. Her savaşta üstün gelir. Bezirganlardan, beylerden, paşalardan aldıklarını yoksullara dağıtır. Delikli demir (tüfek) icat olunup ta eski yiğitlik gelenekleri bozulunca, arkadaşlarına dağılmalarını tavsiye eder. Ortadan sır olur, kırklara karışır.
Etiketler: destan halkşairi halkşairleri köroğlu köroğludestanı köroğluhayatı şair
« Previous Entries Next Entries »