payday loans Car insurance

BIRAK HAYALLER BENİM OLSUN

Yayın Tarihi: 24 Temmuz 2009 Cuma Saat: 15:00

BIRAK HAYALLER BENİM OLSUN

Ne bahar geldi camlarıma
Nede sıcacık güneşin yüzü
Bakakaldım ardından yıllarca
Güneşin kaşlarının arasına
Hayallerim ile ben
Senden önce vardım
Bir gülüşün yetti
Hayallerimden önce sana vardım

Akşamın olduğu yerde bekle beni!
Ben değilim bu
Beni sana esir alan
Deli dolu biri
Dalıp dalıp uzaklara giden
Kendini tutamayıp şarkılar söyleyen
Ben gidiyorum deyip
Alıp başını giden
İçimdeki ben’e hükmeden
Dalga geçerek
Koşa koşa sana gelen

Kimdir bu?
Nasıl bir duygudur bu?
Savuruyor düşlerimi
Bir anda sana doğru
Can havliyle koşuyor ayaklarım
Durduramıyorum onları
Umarsızca koşuyorlar sana doğru

Hep göç ediyor içimden
Yanıp yanıp küle dönecek duygularım
Eski bir şarkı çınlıyor kulaklarımda
“Seni ben unutmak istemedim ki!
Uzayan yollara neden inandın?”
Dilimden çıkıyor dudaklarıma
Gelmediğin yollardan yolunu gözlüyorum
Dipsiz bir kuyu gibiyim
Boğuluyorum
Belki de biliyorum gerçeği!
Ama bırak bari
Hayaller benim olsun!

Yazan : Melodi AKÇAY

Etiketler:

BU DÜNYAYI SANA BIRAKTIM

Yayın Tarihi: 17 Haziran 2009 Çarşamba Saat: 11:19

BU DÜNYAYI SANA BIRAKTIM

Artık bütün tedbirleri, serzenişleri, sitemleri bir kenara attım. Ve bu dünyayı sana bıraktım. Sen yaşa hayatını, sen yaşa bu dünyayı. Kapattım hayat kepenklerini, vurdum hayata mührümü.

Üzgün değilim artık. İstersen açık denizlerde, istersen okyanuslarda yüzebilir hayatını doya doya yaşayabilirsin. Bir karışanın, bir bekleyenin, bir sevenin olmadan geminin dümenine geçebilirsin.

O gün, kapıyı kapadığın gün benim için bittin sen. O nasıl tavırdı, o nasıl beni ve yaşadıklarımızı bir kenara koyuştu öyle. Cevaplanacak çok sorular var sende. Fakat artık hepsinin cevabını biliyor ve senin beni es geçtiğin gibi, bende seni es geçiyorum.

Alışık değilsin bu sözlerime, benim tarafımdan reddedilmeye. Öyle ilginç geldi değil mi sana, söyle! Ben, senin eserinim. Hayatın ta ortasına diktiğin yaşayan ölü heykelinim.

Ne zaman gidecek diye beklenen bir misafirmişim senin gönlünde. Şimdi sende alış bu gitmelere, istememelere, terk edişlere. Çünkü; şimdi sıra sende.

Korkuyla ve acıyla hareketsiz kalacak, nefes bile alamayacaksın. Gözlerinin önünden kayacak istediklerin bir türlü ulaşamayacaksın. Anlamayacaklar, seni itip kenara koyacak ve rafa kaldıracaklar. Tozlanacaksın. Yalnız bırakacaklar seni, senin beni bıraktığın gibi. Tam bilmiyorum ama, benimkine benzer bir kısır döngü olacak seninki.

Bu hayatta senden öğrendiğim iki şey var bana yadigar kalacak. İlki vefasızlığı, yalanı, bencilliği ve önemsenmemeyi öğrettin ben istemedikçe. İkincisi işte! o en önemlisi ve en güçlü olanı yaşarken ölmeyi öğrettin gönlüme.

Her an, her saniye avcı pozisyonunda, beni av pozisyonunda beklettin. Alışmıştın, her şey senin olsun, geri kalan yüreklere ne olursa olsun felsefesini benimsiyordun. Kimi, neyi ve neden aradığını bile bilmiyordun. Sen, sadece bencilliğine yeniliyordun. Ve bunun ne yazı ki, farkında bile olamıyordun.

Hayat sadece senin hayatın olmalı, kurduğun dünya senin idarende olmalıydı bunu istiyor ve gerçekleştiriyordun. Sanıyordun ki, ben güçlüyüm, beni çok seviyor ve benden vazgeçemezler diyordun. Oysaki yanılıyordun. Bak! bende terk ettim diğerleri gibi. Etrafındakileri istediğin gibi yoğurup, istediğin kıvama getirmek istiyordun. Sende hep sen vardı, ben de ve etrafındakilerde biz vardık. Bunu ne yazık ki göremiyordun. Sen kendine aşıktın. Ama gerçekleri görmeyen aptal, kör bir aşıktın.

Oysaki sen kendini bile tanımıyordun. Aslında bakarsan kim olduğunu ve hangi dünyaya ait olduğunu bile bilmiyordun. Arayışlar içerisinde geçen bir yaşamın kalıba ve kalıplara sığmadığı bencil bir insandın. Ne aradığını bile bilmiyordun. Aradığını bulduğunu sandığında bile yetinemiyordun. Kaybetme korkusu yoktu sende. Hayatta hiç kaybetmem sanıyor ve bu uğurda gününü gün ederek yaşıyordun. Bak baharda açan çiçekler, ağaçlar gibi bende tutunduğum dalımdan düştüm. Sen, benim ruhum hep ilkbaharda mı kalacak sanıyordun. Sayende; bak! şimdi sonbahar geldi gönlüme.

Gözlerin senden ve senin isteklerinden başka bir şey göremeyecek kadar at gözlüğüyle kapalıydı. Önümü gördüm sanıyor, arkanda bıraktığın ve ezip geçtiğin yaralı yürekleri bile görmüyordun. Doğru hep sende, yanlış hep bende ve başkalarındaydı. Bak! senin doğrularında düz yolunu şaşırdı. Vazgeçemeyeceğin kadar rahat davranışlar içerisinde pis pis sırıtıyordun. Bir gün sana sırıtılacağını ve kaderin bu davranışına kayıtsız kalamayacağını unutarak, aklınca kendi ruhunu okşuyordun.

Ve sen, başka bir hayatın yolcusuydun. Senin bineceğin çok otobüsler, ineceğin çok duraklar vardı. Benim ise bir tek hayatım ve bir tek durağım vardı. O da sendin. Fakat ne yazık ki, o durağımda kaçak çıktı ve yıkıldı. Bu durağı sen inşa ettiğin gibi, sen yıktın. Başkaları değil, bunu bil. Şimdi yeni ve kaçak olmayan durağa doğru yolculuk yapıyor, oraya demirliyorum hayatımı. Ben bilinçli yolcu, sen ise şaşkın yolcuydun ve hayata doğru su gibi akıyordun. Bir gün yolunun önüne set çekileceğini bilemeden.

Artık boşunaydı bu uğraş, boşunaydı bu çırpınışlarım, serzenişlerim ve geri dönüşlerim. Adım sıra peşinden gelen, yapma etme diyen, sıkıştığı yerden seni kurtaran, sana masallar anlatan ve ruhunu okşayan biri yok artık. Yoruldum. Ve, seni hayatımdan çıkardım. Bu dünyayı da sana bıraktım. Yaşa yaşabildiğin kadar…..

Yazan : Melodi AKÇAY

Etiketler: