Åžub 08
Ucu Bucağı Olmamak: Bir yer çok geniş, sonu yokmuş gibi olmak
Ucu Dokunmak: Bir işten biri zarar görür olmak, söylenen bir söz birine zarar vermek
Ucunu Kaçırmak: Çıkmaza girmek, denetimi elinden kaçırmak
Ucu Ortası Belli Olmamak: Bir işe, söze nereden başlanacağı kestirilememek.
Ucunda Bir Şey Olmak: Bir şeyde gizli bir amaç bulunmak
Ucu Ucuna: Ancak yetiÅŸecek kadar
Ucuz Atlatmak: Güç ve tehlikeli durumdan az bir zararla sıyrılmak
Uçan Kuşa Borcu (borçlu) Olmak: Pek çok kişiye borçlu olmak
Uçan Kuştan Medet Ummak: Pek sıkıntıda bulunup, bu sıkıntıdan kurtulmak için her türlü çareye, olmadık yerlere başvurmak, yardım istemek.
Uçsuz Bucaksız: Çok geniş
Uçkuruna Sağlam: Namuslu, iffetine bağlı.
Uç Vermek: Baş vermek (çıban). Bitmek, sürmek (bitki). Gelişme, büyüme başlangıcı göstermek. Bilinmeyeni açıklığa kavuşturucu belirtiler ortaya çıkmak
Ulu Orta Söz Söylemek: Bir şeyin aslını bilmeden, düşünüp tartmadan, çekinmeden, açıktan açığa konuşmak
Uma Uma Döndük Muma: Umut edilen, beklenilen şeyler gerçekleşmeyince hayal kırıklığına uğrayan, kötü durumlara düşen, zayıflayıp gücünü yitiren insanlar için söylenir.
Umurunda Olmamak: Aldırış etmemek, önem vermemek.
Ununu Elemiş, Eleğini Asmış: Hayatta yapmak istediklerini yapmış, geri kalan ömrü süresince artık yapacak önemli bir işi kalmamış kimseler için söylenir.
Utancından Yere Geçmek: Çok utanmak, kimsenin yüzüne bakamayıp sanki saklanacak yer aramak
Uyku Bastırmak: Aşırı derecede uykusu gelmek, uyuma isteği duymak
Uyku Çekmek: Rahat ve huzurlu bir şekilde çok uyumak
Uyku Gözünden Akmak: Çok uykusu gelmek, göz kapakları kapanmak
Uykusu Kaçmak: Uyuması gerekirken herhangi bir sebepten ötürü uyuyamamak. Bir sorun yüzünden kaygılanmak, endişe duymak
Uykusunu Almak: GerektiÄŸi kadar uyumuÅŸ olmak
Uyku Tulumu: Uykuyu çok seven kimse, çok uyuyan. İçine girilerek yatılan tulum biçimindeki yatak
Uykuya Dalmak: Rahat ve derin bir ÅŸekilde uyumak.
Uyur Uyanık: Yarı uykulu
Uzağı (ileriyi) Görmek: Gelecekte ne olacağını sezmek, kestirmek
Uzaktan Uzağa: İlgisi pek az olan. Çok uzaktan
Uzun Boylu: Boyu uzun olan. Uzun süre. Derinlemesine, ayrıntılarıyla
Uzun Etmek: Nazlanmak, sözünde direnmek. Sözü uzatmak, tartışmayı sürdürmek. Aşırı gitmek
Uzun Hikâye: Pek çok ayrıntıları bulanan, anlatması uzun sürecek, anlatılmadan da anlaşılamayacak olan olay ya da konu.
Uzun Lafın (sözün) Kısası: Özetle, kısaca, sözü uzatmayarak
Uzun Uzadıya: Çok ayrıntılı olarak, en ince noktalarına inerek.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Son Yorumlar