• Home
  • Hakkımda
  • İletişim
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AŞK
  • BEĞENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ŞAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIĞI
  • şiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ŞAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
Melodi Akçay
  • Home
  • ANILAR
  • ANLAMLI SÖZLER
  • AŞK
  • BEĞENDİKLERİM
  • DENEME
  • DEYİMLER
  • DÜŞÜNCELERİM
  • DUYGULAR
  • EDWARD-ALBERT
  • FIKRALAR
  • GENEL
  • HALK ŞAİRLERİ
  • HİKAYE
  • İLGİNÇ BİLGİLER
  • İLGİNÇ ENTERESAN SÖZLER
  • KÖŞE YAZISI
  • MAKALELER
  • MASALLAR
  • mektup
  • ÖNERİLERİNİZ
  • SEKER HASTALIĞI
  • şiir
  • SİZDEN GELENLER
  • TÜRK EDEBİYATI ŞAİRLERİ
  • TÜRK EDEBİYATI YAZARLARI
  • YAZARLAR
  • Hakkımda
  • İletişim
  • arama motoru
  • Dantel Örnekleri
  • Melodi Akçay
  • thank you
RSS
twitter
  • Son Yazılar

    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Kütleleri Farklı Olan Aynı Tür Maddelerde Isı ve Sıcaklık Artışının Gözlenmesi Deneyi
    • 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Akan Suyun Enerjisi Deneyi
    • Canlıların Görebildikleri
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Işığın Yansıması Deneyi
    • Çok İlginç Bilgiler
    • G Harfi ile Başlayan Deyimlerin Anlamları
    • 5. Sınıf Fen ve Teknoloji Yamuk Kesitli Prizmada Işığın Kırılması Deneyi
    • U Ü Harfi ile Başlayan Deyimlerin Anlamları
    • G Harfi İle Başlayan Atasözleri
    • 4. Sınıf Fen ve Teknoloji Atom ve Molekül Modelinin Açıklanması Deneyi
  • Son Yorumlar

    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için Boşver
    • M İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • M İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için edanur
    • ORMANLARIN YOK OLMA NEDENLERİ için sultan süliman
    • B İLE BAŞLAYAN DEYİMLER VE ANLAMLARI için kübra
  • LİNKLER

    • arama motoru
    • Dantel Örnekleri
    • Melodi Akçay
    • thank you
  • Meta

    • Giriş
    • Yazılar RSS
    • Yorumlar RSS
    • WordPress.org
Reklam :

YAŞAMIM İKİ YÜZÜ

Aralık 28th, 2008, Melodi Akçay

           YAŞAMIM İKİ YÜZÜ

Cadde boyunca uzanan cafelerden birinde oturuyorum. Gözlerim, caddeden gelip geçen insanlara takılıyor. Her biri, birbirinden farklı görünümde. Ama, aslında özünde hepsi aynı. Sadece onları birbirlerinden farklı kılan, giyinişleri, yaşamları ve sahte tavırları. Tam karşımda çiçek satan bayanlar var. Perperişan görünüşleri, solgun ve yılların izlerini taşıyan yüzleri, umutsuzca bakan gözleri ve sevimli halleri.
“Bir çiçek alır mısın “abla, abi” Allah sevdiğine bağışlasın diye dua etmeleri”. Gerçekte, bu para kazanmanın, güzel bir oyunu. Belki de içlerinde gerçekten dua edenler vardır. Tam yerini bulmuşlar.

Kordona serilmiş cafeler, büyük oteller ve hemen ileride de adalara kalkan vapurlar. Birçok sevgililer ve insanlar geçiyor buradan. Kimi el ele, kimi göz göze bakışarak sarılıp, kimi valizinle, çocuğunun elinden tutmuş, inip binmekte vapurlara. Tam ekmek kapısını bulmuşlar. Mevsim bahar, insanlarda yeni yeni umutlar filizlenmekte. Gönüller çoşkuyla dolu. Önlerinde koskocaman bir yaz var. Sevgililerin bu duygularla hareket edeceğini biliyorlar. Yolculuklarda bu mevsimlerde başlar.

Karşımdaki masada genç bir çift oturmaktalar. Sohbet ederken bir şeyler yiyip içiyorlar. Birden, gencin yüzünde anlatılmaz tuhaf bir ifade oluşuyor. Bir an düşünüyorum. “Belki, cebindeki olan parayı düşünüyor” diye. Genç delikanlı, boğazına lokmalar dizilir gibi yutkunuyor. Bir tedirginlik var. Fark etmesinler diye, gözlerimi onlardan, gelip geçenlere doğru kaçırıyorum. Bir an, genç kızın çiçekçilere doğru baktığını görüyorum. Belli ki, çiçekleri seviyor. Sonra, genç delikanlıya bir bakış atıyor ve bu bakış yüreğimi yaralıyor. Sanki; sevgilisine “bana da al” der gibi. Oysa, delikanlının sınırlı parası olacak ki; çok tedirgin. Biraz sonra hesabı ödeyen gencin, geriye kalan parasını saydığını görüyorum. Yüzündeki anlam ifadesi, daha da derinleşiyor. El ele sıralanmış çiçekçilere doğru giderken, genç delikanlı “kızın bakışlarından anlamış olacak ki”, ona bir kırmızı gül alıveriyor. Delikanlı çiçekçiye parasını uzatırken, avucundaki geri kalan paralara bakıyor. Sanırım ki, geriye dönüş parası yeterli değil.

Yanlarına son model, lüks bir araba yanaşıyor. İçinden gayet rahat, kendine güvendiği her halinden belli olan, bir bey iniveriyor. Bu bey, elinde bulunan küçük bir çantadan, korkusuzca para çıkartarak çiçekçiden çeşitli çiçeklerden oluşan, bir aranjman alıveriyor. Genç delikanlı bunu görünce, sanki omuzları biraz daha çöküveriyor. O anda hayatı ya da kendini sorguladığı belli. Gençliğin vermiş olduğu bir umutla, kız arkadaşına sarılıp, kırmızı güle bakarken gülümseyerek ayrılıyorlar.

Sonra, simit satan yaşlı bir amca, tekerlekli sandalyesiyle dikkatimi çekiyor. Yüzü gülümsüyor. Umutları bitmemiş, hayata yenilmemişçesine, ekmek parasının derdinde. Yaşlı amcada, ekmek parasının bu kalabalıklar içerisinden belki çıkarabilirim diye düşünmüş olacak ki; bu yeri seçmiş. Simitlerini bir özen ve titizlikle müşterilerine sunarken, hep gülümsüyor. Bu gülümseme belki kendinle, belki de hayatla bir oyunun sonucudur.

Bir an yaşlı amca, ellerini birbirine birleştirerek, o mavi gözleriyle uzaklara doğru dalıveriyor. Bir şeyler düşündüğü belli. Boynu bükük, yüzü mahsun bir hal alıveriyor. Hissediyorum ve görüyorum.

Ufak bir çocuk, simit almak için ona doğru yaklaşıyor. Yaşlı amca, başını öne doğru eğerek “tabi” anlamında bir şey ifade ediyor. Ve; çocuğa bir simit verirken, çocuğun başını okşayarak gülümsüyor. Çocuk, sevinçle simidini alıp, bir yudum ısırdıktan sonra uzaklaşırken, yaşlı amca arkasından baka kalıyor. Sanki, kendi çocukluğuymuş gibi.

Sonra cafeden ayrılıyorum. Bugün, dış dünyayı izlemek adına, kendime ayırdığım günlerden biri. Ben, bunu zaman zaman hep yaparım. İnsanları ve hayatı tanımak için, cadde boyunca yürürken birçok markalı mağazalar, sıra sıra dizilmiş lüks görünümlü insanlarla dolup taşmakta. Kimisi ellerinde markalı torbalarla cadde boyunca hava atarken, sanki küçük dağları ben yarattım edasıyla yürüyorlar.

Bu düşüncelerle yürürken, kendi mahallemde küçük bir Pazar yeri karşıma çıkıyor. Bu pazarda ise, lüks görünümlü insanlardan eser yok. Bir şeyler almak için, ellerini devamlı ceplerine sokup çıkararak, ne kadar paralarının kaldığını, hep hesaplayarak alış veriş yapıyorlar. Paralarının, alacaklarına yetip yetmeyeceğinin hesabının peşindeler.

Bu çelişkili hayatları ve insanları, bilinçli olarak yerinde yaşamak ve görmek istiyorum. Hayatın bir ders olduğuna inanarak, bu dersten bir şeyler anlamaya çalışıyordum. Anladıkça da, dünyanın çelişkilerle dolu olduğunu fark ediyorum. Ve daha, kim bilir nerelerde, ne durumlarda hayatlar yaşanmakta diye düşünüyorum.

Posted in DENEME, DÜŞÜNCELERİM, Tags: ben, çelişki, çiçekçiler, hayat, insan, para, sevgili
« YERDEN YERE VURDUN BENİ(ŞİİR)
TRT’NİN HAYATIMDAKİ YERİ »

Leave a Reply

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Copyright © 2011 Melodi Akçay. All rights reserved.
Denver Premium Wordpress Themes Designed by Wpthemepremium.com